Tüsiad'dan 'Konvansiyon' Önerisi

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (Tüsiad), Siyasetin ve Toplumun Tüm Kesimlerini Bir Araya Getiren Bir "Anayasa Konvansiyonu" Kurulmasını Önerdi.

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), siyasetin ve toplumun tüm kesimlerini bir araya getiren bir "Anayasa Konvansiyonu" kurulmasını önerdi.

TÜSİAD YİK Toplantısında dağıtılan "Anayasa Konvansiyonu Nedir, Neden  Gereklidir?" başlıklı metinde, Türkiye'de bugüne dek yapılan tüm  anayasaların, olağanüstü dönemlerin ürünü olduğu belirtildi.

         1921 Anayasası'nın, Milli Mücadele'yi yürüten Büyük Millet Meclisi  tarafından yapıldığı, Cumhuriyet'in kurulmasından kısa bir süre sonra  1924 Anayasası'nın hazırlandığı anımsatılan belgede, 1924 Anayasası'nın  uzunca bir süre yürürlükte kaldığı, yapılan değişikliklerle birlikte çok  partili hayata geçilmesinden sonra dahi uygulandığı kaydedildi.

         27 Mayıs 1960 askeri müdahalesi ile başlayan sürecin, 1961 Anayasası ile  sonuçlandığı, 12 Mart 1971'deki askeri muhtıra sonucunda, zaman zaman  1971 Anayasası olarak da adlandırılan ve köklü anayasa değişiklikleri  içeren düzenlemeler yapıldığı anımsatılırken, 12 Eylül 1980'deki askeri  müdahale ile birlikte 1982 Anayasasının doğduğu kaydedildi.

         TÜSİAD'ın hazırladığı belgede, halen yürürlükte olan 1982 Anayasası'nın,  hem hiçbir toplumsal/siyasal kesimin oluşumuna katılamaması, hem de  demokrasi seviyesi bakımından asgari standartların altında otoriter  karakteri nedeniyle, neredeyse hiçbir siyasi hareketten kabul görmediği  belirtilirken, bu memnuniyetsizliğe karşın, farklı siyasi görüşlerin  uzlaşamaması ve eylem birliği yaratamamış olması nedeniyle yerine  yenisinin de konamadığı vurgulandı.

         Cumhuriyetin kuruluşunda bu yana, Türkiye'de -Devletin kuruluşu ayrı  tutulursa- demokrasinin sekteye uğraması gibi olağanüstü durumlar  dışında, yeni bir anayasa kaleme alınmadığının altı çizilen metinde,  şunlar kaydedildi:

         "Anayasaların 'toplumsal sözleşme' olma niteliği, hazırlanan metnin  toplumda ve dolayısıyla siyasette kabul görmesi açısından katılımın  önemini artırmaktadır. Hazırlık sürecinde katılımın sağlandığı bir  anayasa, siyasal krizlere dayanıklı ve uzun ömürlü olacaktır. Bir  anayasanın, daha en baştan bazı kesimlerce reddedilmesine yol açacak bir  hazırlık dönemi sonrası için sağlıklı değildir.

         Bunlara ek olarak, yürürlükte çeyrek asrı tamamlamış 1982 Anayasası'nın  defalarca değişikliğe uğramış olmasına karşın hala sorunlarla dolu  olduğu müşahede edilmektedir. Daha özgürlükçü doğrultuda yapılan  değişiklikler ile aynı kalmış otoriter maddeler uyumsuzdur. Metnin  ruhundaki otoriter karakter, yapılan tüm değişikliklere rağmen ortadan  kaldırılamamıştır. Ayrıca, Anayasa uygulandıkça, kendi iç tutarsızlık  veya muğlaklıkları da ortaya çıkmakta ve sert siyasi tartışmalara yol  açabilmektedir."

         Metinde, 1982 Anayasası'nın, çağdaş bir demokratik bir anlayışı yansıtan  bir metin olmadığı, bu çerçevede, Türkiye'de yeni bir anayasa hazırlamak  artık zorunlu hale geldiği, bunu gerçekleştirmek için de siyasetin ve  toplumun tüm kesimlerini bir araya getiren bir "Anayasa Konvansiyonu"nun  kurulmasının gerekli olduğunun altı çizildi.

         

“TÜRKİYE İÇİN "ANAYASA KONVANSİYONU" YAPISI UYGUN”

         

         Konvansiyon kelimesinin sözlük anlamlarından birinin, bir anayasanın  değiştirilmesi veya hazırlanması için bir araya gelen heyet olduğu, ABD  Anayasası'nı oluşturan kurulun "Philadelphia (Federal) Convention"  olarak anıldığı gibi, AB Anayasası'nı hazırlamakla görevli oluşumun  isminin de "European Convention" olarak geçtiği hatırlatıldı.

         Dünyada son 30 yılda yapılan yeni anayasalar için çeşitli yöntemler  kullanıldığı, Anayasayı yapacak kurul için seçim yapmak, mevcut yasama  meclisini kurucu meclis addetmek veya anayasa metni hazırlaması için  sıra dışı yapılar oluşturmak uygulanmış yöntemler olduğu açıklanan  belgede, Türkiye için aşağıda çerçevesi çizilen "Anayasa Konvansiyonu"  yapısının uygun olacağı belirtildi.

         Metinde, şunlar kaydedildi:

         "Anayasa Konvansiyonu, TBMM'de temsil eden siyasi partileri, anayasal  düzeyde kurumsal çoğulculuğun temellerini teşkil eden yargı organları,  toplumun kendini ifade ettiği temsil gücünü haiz gönüllü sivil toplum  kuruluşlarını ve anayasa hukukçularını bir araya getirecektir. Böyle bir  yapı, hazırlanacak metnin hem kamuoyu tarafından benimsenmesini, hem de  siyasal krizlere dayanıklı olmasını temin edecektir.

         Konvansiyon'a başkanlık etmek için en uygun makam TBMM Başkanlığıdır.  Meclis Başkanı başkanlığındaki Konvansiyon'un üyelerinin 3/5'i Meclis'te  temsil edilen siyasi partilerin temsilcilerinden oluşmalıdır.  Konvansiyon'un üye sayısı 50 civarında belirlenirse, çalışmalar daha  verimli ve hızlı yürütülebilecektir.

         Konvansiyon, belirlenmiş bir süre -örneğin 18 ay- çalışarak uluslararası  standartlara uygun yeni bir anayasa metni hazırlayacaktır.  Konvansiyon'un hazırlayacağı metin, Meclis'teki milletvekillerinin  imzasına açılacaktır. Böylece metin, bir anayasa değişiklik teklifi  halini alacak, 110 milletvekilinin imzasının toplanmasının ardından,  önce TBMM Anayasa Komisyonu?na sonra Genel Kurul'a sevk edilerek, olağan  yasama sürecinden geçecektir. Bu süreçte Konvansiyon, toplumsal bir  uzlaşma zemini olarak görevini tamamlamış olacaktır.

         Konvansiyon'nun kurulması için öncelikli koşul; siyasi partilerin, yeni  bir anayasanın geniş bir katılımla yapılması gerektiği konusunda ortak  bir noktada buluşmasıdır. Konvansiyon'un yasayla kurulması sağlandığı  takdirde, bu girişimin başarı şansı da yüksek olacaktır."

Kaynak: Demirören Haber Ajansı