Kültür ve Turizm Bakanı
Ertuğrul Günay, turizmin sosyal barışın da güvencesi olduğunu belirterek, "Turizm tahsisi olduğu zaman da örneğin Sarıkamış'ta turizm imkanı doğacak, yatırım yapınca, istihdam olunca sosyal barış sağlanır" dedi.
Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği (TUROB) 19. Genel Kurulu, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Nadir Alpaslan, İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Dünya Otelciler Birliği (İH&RA) Başkanı Dr. Ghassan Aidi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı İsmet Yılmaz ile TUROB üyeleri ve davetlilerin katılımıyla Dedeman Otel'de yapıldı.
Toplantıda söz alan İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul'da huzur ve asayiş artık turizmle ilgili olduğunu söyledi.
Bir işin olması halinde, bunun turizmi nasıl etkileyebileceğini düşündüklerini anlatan Vali Güler, "Bu artık sadece sizin işiniz değil, artık memleketin işi oldu. Sanayi kuruluşları artık bilgi, teknolojiyle, oluyor. Bir turistik otel, 3 ile 4 fabrikadan daha çok istihdam ediyor. İstanbul'un öncelikleri arasına, turizm, ticaret, hizmet oldu. Hepimiz buna uygun çalışmalıyız. Taksici,otelci olarak hepimize düşün görevler var. 2002 yılından sonra çok büyük bir artış var. Durgunluğa rağmen bir artış var. Bu önlenemeyen bir artıştır. 2.2 milyondan , 6 milyon olacaktır. Başkan önümüze daha büyük bir hedef koydu. İnşallah 10 milyon turistik İstanbul'a getireceğiz. Kaymak tabakanın kongre turizmi olduğu anlaşılıyor. Tanıtımın da çok büyük önemi var. Danışma ve yürütme kurulları oldu" dedi.
Herkesin seferberlik halinde olduğunu 2010 için çalışmaların yapıldığını söyleyen Vali Güler, sektörün de önemli çalışmaları olduğunu vurguladı.
Kurumlar arasında bir beraberlik olduğunun altını çizen Vali Güler, "Özel bütçeli kuruluşların, öncelikleri arasına eğitim, sağlık girdi. Son 3 ile 4 yılda, 200 trilyon kaynağı kültür yatırımları için kullandık. Emlak vergilerinden önemli bir payı kullandık. Yapılan güzel çalışmalar var. Gece gündüz bu konuları takip ediyoruz. Bakanımız da çok iyi takip ediyor. İstanbul'un çok güzel hazineleri var. Çok büyük eserler var. Hepimizin bunda büyük katkısı var. Milli çalışmalar olmalıdır. Sektörün diğer temsilcileri de hepimiz önemli hizmetler yapmalıyız" diye konuştu.
"ROMA, PARİS'İN ELDE ETTİĞİ RAKAMLAR TÜRKİYE İÇİN BİR HAYAL DEĞİL" Ardından söz alan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Türkiye'nin turizm için güzel bir yıl geçirdiğini söyleyerek, önceki yıllara ve dünyaya göre büyük bir artış olduğunu söyledi. Dünya Otelciler Birliği Başkanı Dr. Ghassan Aidi'nin, çok güzel şeyler söylediğini dile getiren Bakan Günay,. "Kendisi Türkiye cumhuriyeti vatandaşı. İstanbul ve Türkiye dünyanın özel mekanlarından biridir. 2010 yılında elbette 10 milyon ziyaretçi olacak. Roma, Paris'in elde ettiği rakamlar Türkiye için bir hayal değil.
Türkiye'nin sadece denizi, güneşi, kumu yok, Bunu kendimize ve dünyaya anlatacağız. Bunu anlatma gayreti içinde İstanbul özel bir yer tutuyor. Kongre, inanç, kültür alanlarında sunulacak çok büyük alanlar var. Biz bakanlık tanıtımı içinde özel bir İstanbul tanıtımı yaptık. Kapadokya, Ege'nin yanı sıra, termal ve spa yanında, İstanbul filmi de yaptık. İstanbul ile ilgili çalışmalarımızı, gayretlerimizi, sunumlarımızı yapmalıyız" diye konuştu.
Günay, İstanbul'un doluluk oranının bilindiğini söyleyerek, yatak ihtiyacı hatırlattı.
Kongre sayısının artırılması gerektiğini söyleyen Bakan Günay, "Bir çok çalışma bir an önce bitmelidir. Göreve başladıktan sonra acı olan, uzun zamandır bir vahanın ortasında olan, Ayazağa Maslak'ı ciddi olarak sahiplenilmiyor. İstanbul'a 2010'dan önce Ayazağa'yı armağan edeceğiz. Ne yaparsak birlikte yapacağız. Birlikten güç doğar. Biz İstanbul için, bir hedefte, bir ana noktada birleşeceğiz. TUROB'un güzel bir çalışması olacaktır. Böyle bir toplantı, TYD, TÜROFED, turizm yazarlarının tüm sektörlerin temsilcilerinin bir toplantıda, toplanmasını büyük bir güç olarak görüyorum. Turizm sektöründe bunu temel bir zemin olarak görüyorum. Bizim de yapmamız lazım" ifadelerini kullandı.
Turizm sektörü ve TOBB için tüm tarafların Antalya'da yakın zamanda toplanacağını anlatan Bakan Günay, "Bundan önce yapılan bazı turizm tahsisleriyle ilgili yeni yerler, yeni yatırımlar olacaktır. Bir anayasa mahkemesi kararı olarak yeni bir yasal düzenleme oldu ve önümüzdeki hafta meclistei olacak. Bakanlığın yapması gereken denetim, bu sektördeki olacaktır. Sektörle daha iç içe olacaktır. Ve bu kanunun önemli olacaktır. TÜRSAB'ın bazı yasalarda uygulama sorunu vardı. KDV'nin uygulanmasından dolayı olacaktır. Bakanlık olarak KDV konusunda, 29 Şubat'a kadar bu da bir tebliğe bağlanacaktır. Bu sabahta o da çıkmıştır. Barış ve ekonomik gelişme, barış ve istikrar, turizmin gelişmesinin zeminini oluşturur. Şu anda ülkede terörle yapılan mücadelenin iç barışın tesis edilmesine, ülkenin kalkınmasına dolayısıyla turizm için de elverişli bir ortamın oluşmasına katkıda bulunuyor. Şu andaki sıkıntıların yakın bir gelecekte geride kalacağını umuyorum'. Şehitleri rahmet ve minnetle anıyorum. Artık acıların sona ermesi, anaların gözyaşının dinmesi temennisinde bulunuyorum" ifadelerini kullandı.
Barışın sağlanması halinde bütün insanların yüzünün güleceleleri var. Çok büyük eserleğine yaüzel hazineleri var. Çok bürekten inandığını dile getiren Günay, "Türkiye çok büyük bir ülke. Büyük bir coğrafyanın bir yerinde lokal bir sıkıntı yaşıyoruz. Aşacağız bunu. Öz güvenle söylüyorum ki Türkiye bugün turizmden gelir elde eden ülkeler arasında dünyada ilk 10 sırayı paylaştı, yakında ilk 5 sırayı paylaşacak. İstanbul kongre turizminde 17. sıraya çıkmış, 7. sıraya çok yakın bir gelecekte hepimizin gayretleri ile gelecek" dedi.
Günay, Turizmi Teşvik Kanunu'nun Anayasa Mahkemesi'nin iptal gerekçeleri doğrultusunda yeniden hazırlandığını ve Bakanlar Kurulu'nda imzaya açıldığını ve kanunun bu hafta içinde TBMM'ye sevk edileceğini söyledi.
Bu kapsamda Türkiye'de doğudan batıya, güneyden kuzeye kadar değişik yerlerde yeni turizm tahsisleri yapma şansına kavuşacaklarını belirten, ''Turizm tahsisi olduğu zaman da örneğin Sarıkamış'ta turizm imkanı doğacak. Yatırım yapınca, istihdam olunca sosyal barış sağlanır. Turizm, sosyal barışın da güvencesidir'' diye konuştu.
"OLİMPİYAT REKLAMI İLE DÜNYA İSTANBUL'U DAHA İYİ TANIMA FIRSATI BULDU" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, otel yatırımcılarını teşvik etmek için verdikleri desteği anımsatarak, "Kent belediye başkanlarıyla görüşüldüğünde, biz otelleri destekledik diye ifade ettik. Biz bunu yatırımcı olarak biliyoruz. Şuan 25 bin yatak yatırımı devam ediyor 2010 yılında 86 bin yatak daha katılacaktır. Kanıksanmış kongre şehirleri yerine İstanbul'u açabiliriz. Kongre 150 milyar dolar, dünya turizminin 3'te birini alıyor, biz niye almayalım? Bu kentin turizmi artacaksa, belediye başkanı da bir otelci gibi olacaktır. Orada adeta bir olimpiyat gibi olacak. Olimpiyat konusu ve belediye arasında sorunlar olmasına rağmen, kavgamızı sonra yaparız denildi. Bakanımız Mehmet Ali Şahin ile 'bu uzatmalar değişiyor' dedik. 'Bu benim arzum, dünya izliyor. Ne kadar uzarsa, o kadar reklam olur' dedim. Ben o coşkuyu yaşadım. Dünya bu reklamla İstanbul'u daha iyi tanıma fırsatı buldu. Buna benzer organizasyonlar yapıldı. Dışarıdan gelip otel yapmak isteyenler var. Eyfel'de insanlar fotoğraf çekmek için yarışıyor niçin Galata'da yok? Niye bunu anlatamıyoruz? Atina niye bir markayken, biz böyle olmuyoruz? Burada bir eksikliğimiz var. Gururla ifade edeyim ki İstanbul kongrede 47 iken, şuan 17'ye çıktık. Dünyada da ilk 10'da olmayı hedefliyoruz. Bunun getireceği nitelikli iş gücü de olacak. 2009 Dünya Su Formu ve IMF için Lütfi Kırdar 3 bin 500 olarak genişletilecektir. Mükemmel bir proje hayata geçecek. İstanbul Avrupa ve Anadolu yakasında 15 bin kişilik iki tane büyük kongreler olacak.
İki tane yer belirledik. Dünyada çok bahsedilecek 2 tane merkez kurmayı istiyoruz. Bu da kongre turizmine fayda olacak. İstanbul 22 ülkede bir noktadır. Gerçekten ideal bir şehir içinde bulunuyoruz ve bu şehrin imkanlarını dünya insanlarına açmalıyız" şeklinde konuştu.
İstanbul'da ciddi anlamda dönüşüm projeleri başlattıklarını vurgulayan Başkan Topbaş, "Bunlardan bir tanesi Kartal alt bölgesidir. Dünyaca ünlü bir proje ve turizme katkısı olacak bir aktivite, turizmin yüzde 3'ü Anadolu yakasında. Bizim Asya yakasını hareket sağlamamız lazım. Tarihi yarımada da 1 bin500 yeri bıraktık. Bodruma 5 çekecek bir yer yapacağız. Bu çok önemli ve Riva Küçükçekmece olacaktır. Uluslararası bir proje yaptık. Yine Cendere vadisinde çalışma var. Tarihi yarımada zaten göz bebeğimiz.
Kültür Bakanlığımız, Valiliğimiz var. Ortaya çıkarmaya çalışmalıyız. Tarihi yarımadada gelecekte daha da aktif olmalıdır. Orada yaşayan soylular Roma'yı terk ettiler. Daha sonra, dönüşüm yaşandıktan sonra geri döndüler. O kadar değer oldu. Tarlabaşı, Galata, tarihi yarımada en önemlidir. Emlaklardaki değer artışları da zaten gösteriyor. Tabi bu adımları atarken, İstanbul'un daha birçok alanında adımlar olmalıdır. 15 yıl bin yıl önce Burgaz Mağaraları vardır. Çatalca'da erken Hıristiyanlık'tan mağaralar var. Biz sadece tarihi yarımada, Pera konuşuyoruz. Bunun ötesinde Prens Adaları var. İstanbul da birçok noktaya kadar var. Her alanda ciddi fırsatlar var. Biz de farkında olduk. Tekrar bu dönüşümü birlikte sağlıyoruz. Ben özellikle otel yatırımına ihtiyaç var. Şampiyonlar ligi final maçında gelenler şehrin dışında kaldı. İstanbul'un ihtiyaçlarını sağlamalıyız" diye konuştu.
TUROB BAŞKANI BAYINDIR: "BAKANLIĞIMIZIN NEFERİ OLARAK HER TÜRLÜ DESTEĞE HAZIRIZ" Genel Kurul'da konuşan TUROB Başkanı Timur Bayındır da, "Geçtiğimiz 2 dönem içerisinde, bugüne kadar yaptığımız ve Birliğimize gelmiş olan tüm projeleri, geliştirerek sizlere sunduk. Bize göstermiş olduğunuz itimada layık olduğumuzu düşünüyoruzYaptığımız tüm talepler, katiyetle bireysel olmayıp, müşterek menfaatlerimiz ve İstanbul'umuz için olduğundan, her zaman olumlu karşılandı ve kabul gördü" dedi.
Dünya Turizm Örgütü verilerine bakıldığında, turist sayısında 2007 yılında dünya turizmi yüzde 6 büyürken, Türk turizminin yüzde 17.8'lik bir büyüme gösterdiğine dikkat çeken Bayındır, "Bu yıl ise, dünya turizminde bir daralma beklenirken, Türk turizminde yüzde 10'un üzerinde büyüme öngörülüyor. Artık, turist sayısındaki artışın yanı sıra, turist başına getirdiğimiz dövizi de arttırmanın yollarını aramalıyız. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre; turistlerin kişi başı harcamaları, 2006 yılında 728 dolardan, 2007 yılında 679 dolara geriledi. Yapılması gereken, bir yandan turizmi çeşitlendirerek pazara katma değeri yüksek ürünler sunarken, diğer yandan otelin dışındaki alanlarda da toplam kaliteyi arttırmaktır" diye konuştu.
Geçen yıl 6.5 milyon turisti ağırlayan İstanbul'da bu yıl 8 milyon turisti, 2010 yılında ise 10 milyon turisti ağırlamayı hedeflediklerini belirten TUROB Başkanı şöyle konuştu:
"2010 Avrupa Kültür Başkentliği'nin, kültürel yapıların yeniden kazandırılması, toplumda kültür bilincinin oluşması, kentimize ve ülkemize sağlayacağı olumlu imajdan dolayı anlamlı buluyoruz. Bir kültür, tarih, eğlence, alışveriş merkezi olarak 24 saat yaşayan, iki kıtayı birleştiren ve dünya kongrelerinin cazibe şehirleri arasında yer alan İstanbul'umuz, bu yıl ve gelecek yıllarda IMF, Formula-1, Dünya Salon Atletizm Şampiyonası, FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası, İstanbul Cup Bayanlar Tenis Turnuvası, 5. Dünya Su Forumu gibi birçok uluslararası dev organizasyona ev sahipliği yapacaktır. Kongrelere ev sahipliği yapacak kalitede ve sayıda otelimiz var. Ancak, kongre taleplerini karşılayacak, yeni kongre merkezlerinin de biran önce açılması gerekiyor. Sütlüce, Ayazağa ve Dünya Ticaret merkezinin bitmesini heyecanla bekliyoruz. Turizmde hedeflerimiz ve hayallerimiz büyük. Bu hedeflere ulaşmamızda önümüzde engel olarak duran, Türkiye Otelciler Birliği Yasası'nın çıkarılması, telif hakları ve ÖTV vergileri gibi öncelikli sorunlarımızın çözülmesini istiyoruz. Sivil toplum örgütleri olarak bizler başarıya ulaşma noktasında tüm gücümüzle çalışıyoruz. Sektörümüzle ilgili İTO, TOBB gibi ulusal, İH&RA, UNWTO gibi uluslararası tüm platformlarda, TUROB olarak yer alıyoruz. Göreve geldiği ilk günden itibaren daima yanımızda olan Bakanımız Sayın Ertuğrul Günay, turizm, tarih, kültür ve doğa sevgisiyle birçok projeyi hayata geçirerek, turizm sektörünü geleceğe taşıyor. Bizlerin, Bakanlığımızın bir neferi olarak kendilerine her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu bir kez daha yinelemek istiyorum." (İST-ED-RA-BA-Y)