Türkonfed 15. Girişim ve İş Dünyası Zirvesi

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

(TÜRKONFED) Başkanı Erdem Çenesiz, "Yavaşlayan bir dünya ekonomisi ve dünya ticareti bizleri bekliyor.

Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu

(TÜRKONFED) Başkanı Erdem Çenesiz, "Yavaşlayan bir dünya ekonomisi ve dünya ticareti bizleri bekliyor. Bu koşullar altında Türkiye'de de büyümenin yavaşlaması kaçınılmaz" dedi.

Çenesiz, Mersin Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (MESİAD) ev sahipliğinde ve Çukurova Kalkınma Ajansı (ÇKA) işbirliği ile Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen "(TÜRKONFED) 15. Girişim ve İş Dünyası Zirvesi"nde, siyaset ve ekonomide önemli gelişmelere sahne olan son derece çalkantılı bir yılı geride bırakmaya hazırlandıklarını söyledi.

ABD, Avrupa ülkeleri, Kuzey Afrika ve Ortadoğu'daki 2011'de yaşanan gelişmelere değinen Çenesiz, "Yaşanan tüm bu olayların itici gücü, insanların yaşam standartları ve kendi yaşamları üzerinde ne kadar söz hakları olduğunu sorgulamasıydı. Bu itici güç Mısır, Libya ve Tunus'ta, liderlerin devrilmesine ve sistemin değişmesine, İtalya, İspanya ve Yunanistan'da hükümetlerin yıkılmasına neden oldu" diye konuştu.

Yaşanan gelişmeler ışığında 2012'de dünya ekonomisinin bu yıla göre daha kötü olacağını ifade eden Çenesiz, şöyle devam eti:

"Şimdi Avrupa'daki bankalar sermaye yeterlilik oranlarını düzeltmeye çalışıyorlar. Bunun için verdikleri kredileri geri çağırmaya başladılar. Bu da ciddi bir kredi daralması demek oluyor. Bu durumdan AB dışındaki ülkeler de olumsuz etkileniyor. Gelişmekte olan ülkelerdeki fonlar gelişmiş ülkelere yöneliyor. Böylece, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu ülke grubunun uluslararası piyasalardan fonlanma imkanı daralıyor. Her ne kadar dünya ekonomisinin nabzı AB'deki gelişmelere bağlı olsa da diğer ülkeler de sorunlarla boğuşuyor. Sonuç olarak, yavaşlayan bir dünya ekonomisi ve dünya ticareti bizleri bekliyor. Bu koşullar altında Türkiye'de de büyümenin yavaşlaması kaçınılmaz.

Türkiye üçüncü çeyrekte de yüzde 8,2 ile yüksek bir büyüme performansı gösterdi. Ancak, bu yılın ikinci yarısından itibaren yavaşlamanın izlerine rastlıyoruz."

-Türkiye-AB ilişkileri-

Konuşmasında Türkiye-AB ilişkilerine de değinen Çenesiz, şunları kaydetti:

"Maalesef, iki taraftan kaynaklanan nedenlerle Türkiye-AB ilişkilerinin duraklama noktasına geldiğini görüyoruz. Türkiye-AB ilişkilerinin canlanması, sadece Türkiye ve AB ya da daha geniş coğrafyada Avrupa için değil, özellikle Arap coğrafyası ve Orta Doğu bölgeleri başta olmak üzere, küreselleşen dünyanın istikrarı ve geleceği için de bir gereklilik haline gelmiştir. Ülkemizin, AB hedefinden şaşmadan yoluna devam etmesi gerektiğini de bir kez daha yinelemek isteriz.

Bu bağlamda Fransa da bazı politikacıların iç politika malzemesi olarak kullanmaya çalıştığı 1915 olayları ile ilgili yasa tasarısı son derece tehlikeli ve iki ülke ilişkilerinde yara açabilecek sonuçlar doğuracaktır. Fransız parlamentosunu sağduyulu davranmaya çağırıyorum."

-TÜSİAD Başkanı Boyner zirveye katılamadı-

TÜSİAD Yönetimi Kurulu üyesi Muharrem Yılmaz da, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner'in, her yıl katıldığı TÜRKONFED zirvesine, bu yıl Fransa Parlamentosunun önümüzdeki günlerde gündemine gelecek olan "Ermeni soykırım iddialarını inkar edenlere ceza verilmesine ilişkin yasa tasarısı" ile ilgili muhatap örgütleri bilgilendirmek amacıyla yapılacak bir dizi faaliyetin hazırlıkları ve gerçekleştirilecek Fransa seyahati nedeni katılamadığını belirtti.

Türkiye'nin demokratikleşmesinin, TÜSİAD olarak en önem verdikleri alanlardan biri olduğuna işaret eden Yılmaz, "Uzun süreden beri ilk defa, temsil gücü yüksek bir parlamento ve pek çok farklı görüşün temsil edildiği bir Anayasa Uzlaşma Komisyonunun oluşmuş olması, güçlendirilmiş bir parlamenter sistem anayasasının 2012'de hayata geçmesi yönünde umutlandırıyor" dedi.

AB uyum süreci hakkında da görüşlerini açıklayan Yılmaz, şöyle konuştu:

"Avro krizini merkeze alarak ve konjonktürel bazı gelişmelerin yanılsaması ile AB'ye karşı yer yer geliştiğini gördüğümüz yaklaşımın vizyoner bir bakış olduğunu düşünmüyoruz. Öncelikle, mevcut sorunlarına geliştirilecek çözümler ile orta ve uzun dönemli yararlarına büyük ölçüde inandığımız küreselleşme sürecinin en önemli prova evresi olarak AB'yi görüyoruz. Gerçekleşeceğine inanmamakla birlikte, AB'nin siyasi ve iktisadi başarısızlığının, bu küreselleşme süreci için büyük bir kayıp olacağını düşünüyoruz. Bu kapsamda, AB'yi sadece Türkiye'nin üye olacağı bir kulüp olarak değerlendirmenin son derece yanlış olduğuna, küreselleşmenin ciddi bir halkası olarak AB'nin sağlamlaşması ve güçlenmesi ile daha sağlıklı bir küreselleşme süreci yaşayacağımıza inanıyoruz. Bu kapsamda, G20 üyesi olan Türkiye'nin çevresinde önemli siyasi dalgalanmaların da olduğu bir ortamda, AB'nin yeniden şekillenme sürecinde çok daha aktif rol alan, katılımcı ve yön verici bir pozisyonu benimsemesi, bizlerin daha fazla görmek istediği tablodur."

-"Ekonomik dengelerin devamı için mikro reformlar yapılmalı"-

Türkiye'nin ekonomik dengelerinin nispi olarak iyi olduğunu, ancak bu dengelerin, gerekli mikro reformlar yapılmadığı takdirde, süratle bozulabileceği ihtimalinin de gözden kaçırılmaması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:

"Gün gelecek AB ve ABD ekonomileri toparlanacaktır. Türkiye'yi ileride daha etkili bir ekonomik aktör haline getirecek adımların atılması için fırsat anı bugündür. Gelişmiş ekonomilerdeki sorunları, bizi etkilemeyecek gelişmeler olarak görmeyip, bir an önce yeni reformlarla ülkemiz ekonomisini daha da güçlendirmemiz gerekmektedir. AB ekonomilerinde krizi yönetmek için geçtiğimiz günlerde Brüksel'deki zirvede ortaya konulan temel ilkeleri, bizim de dikkate almamız, mali disiplin ve kısa bir dönem öncesine kadar ülkemiz gündeminde yer alan mali kural gibi konuları titizlikle bir kez daha gözden geçirmemiz gerekmektedir.

Türkiye'nin göreceli durumunun iyi olduğu bu süreçte yapılması gerekenlere ilişkin bir başka bölüm ise Sanayi stratejisinde kapsamlı bir şekilde yer almaktadır. Mevcut durum, iyi yönetildiği takdirde, dünya toparlanmaya gittiğinde, rakibimiz olan bir dizi ülkenin önüne geçebilmemiz mümkün olabilir. Ancak, göreceli olarak durumumuzdaki avantajın bir rehavet getirmesi, atılması gereken adımların zamanında atılmaması, Türkiye'nin bir tür orta gelir grubu ülkeler kavşağında takılıp kalmasına ve yüksek refah düzeyi için gerekli verimlilik artışlarını sağlayamayarak, orta gelir düzeyi tuzağına düşmesine neden olacaktır."

-Diğer Konuşmacılar-

Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu ise günümüzde "kriz" kelimeleri ile anılan dünya ekonomisinin bir değişim ve dönüşüm sürecini yaşadığını söyledi.

Bilinen, anlaşılan, alışagelen ekonomik kavram ve kurumların büyük oranda değiştiğini ifade eden Güzeloğlu, "Hem gerçeklik, hem de algı farklı bir boyuta geçmekte. Tüm bu değişimin temel tanımlayıcısı ekonominin bilgi ekonomisi olduğu gerçeğidir" dedi.

Bilgi ekonomisinin getirdikleri ve gerektirdiklerinin bilinen ekonomik değerleri "allak bullak ettiğini" vurgulayan Güzeloğlu, şöyle konuştu:

"En önemli üretim faktörünün bilgi olduğu bu dönemde dijitalleşme makineleşmenin yerini almakta, kitlesel üretim yerine tam ve istenilen ölçekte üretim karşımıza çıkmaktadır. Tam istihdam yerine yüksek ücretli reel istihdam belirmekte, tek ve rekabete dayalı üretim yerine işbirliği ve sinerji açık bir şekilde gerekmekte ve öne çıkmaktadır. Artık hizmetler sektörü ile tarım ve sanayi açık bir şekilde geride kalmaktadır. Bu değişim sürecinde hız temel belirleyici, yenilik ve yenilikçilik en önemli zenginlik olarak karşımıza çıkıyor. Bunun sağlayıcısı olmak ve bu büyümeyi sürekli kılmak için de Ar-Ge, bilimsel yenilik ve bilimsel bilgi temelindeki üretim zorunluluk olarak belirmektedir."

Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan da kentte yaptıkları yatırımlara değinerek, Mersin'de yatırım yapmaya gelen iş adamlarına her türlü kolaylığı sağlayacaklarını kaydetti.

DASİFED Başkanı Süleyman Onatça da, geçmişte yaşanan Adana-Mersin arasındaki rekabetin artık yerini işbirliğine bıraktığını ve yatırım nerede en verimli şekilde olacaksa orayı hep birlikte desteklediklerini söyledi.

Çok sayıda iş adamı ve sivil toplum kuruluşu ve oda temsilcisi ile eski bakanlardan Kürşad Tüzmen'in de katıldığı toplantıda "2011 Değerlendirme-Dünya, Avrupa ve Türkiye'de 2012 beklentileri" konulu panel düzenlendi.

- MERSİN

Kaynak: AA