Sponsorluklara her yıl yaklaşık 40 milyon dolar harcayan GSM devi
Vodafone, Türkiye’de tam bir tutku haline gelen futbola da destek vermek istiyor.
Vodafone Global Marka Direktörü David Wheldon, "Çeşitli sponsorluklar yoluyla duygusal bağ yaratmaya önem veriyoruz. Türkiye’de de futbola sponsor olmak istiyoruz" dedi.
Formula 1’den, Şampiyonlar Ligi’ne kadar çeşitli aktivitelere destek veren ve her yıl sponsorluklara yaklaşık 40 milyon dolar ayıran dünyanın en büyük GSM şirketlerinden Vodafone, Türkiye’de de özellikle büyük bir tutku haline gelen futbola sponsor olmak istiyor. Vodafone Global Marka Direktörü David Wheldon, markayı yaratmanın büyütmenin yollarından birinin de sponsorluklar olduğuna dikkat çekti. Wheldon, "Telsim’i alarak girdiğimiz Türkiye’de de iyi gidiyoruz. Markamızı güçlendirmek ve müşteriye daha iyi hizmek vermek hedefimiz. Türkiye’de futbol tam bir tutku, bir takıma sponsor olabiliriz" dedi.
Marka yürekten tanınmalı
Vodafone’un Global Marka Direktörü David Wheldon, markalaşma, sponsorluklar ve Türkiye üzerine sohbetimizde, "Marka yaratırken müşteri beklentilerinin iyi izlenmesi, analiz edilmesi ve kavranması şarttır. Marka öncelikle akılla ve kalple tanınmalı" dedi. Wheldon, "Hissedarlar kendilerine sunulan değeri görmeli ve müşteriler de ayırdıkları zamanın karşılığını almalı" diye konuştu.
David Wheldon’a göre, sponsorluklar marka bağımlılığının yaratılmasında en etkin araçlardan biri. Wheldon, "İnsan yalnızca popüler olan bir markanın hayranı olmaz. Marka yalnızca bir logo, bir renk, ya da salt fiziksel bir olgu değildir. İçsel olarak bunun bilincinde olmak yalnızca işin bir kısmıdır. Bu nedenle, çeşitli sponsorluklarla duygusal bağ yaratmayı önemsiyoruz" dedi.
Bir Türk takımına destek
David Wheldon, şirket olarak futbola, Şampiyonlar Ligi’ne sponsor olmalarının gerekçelerini şöyle açıkladı: "Futbolu destekliyoruz, çünkü futbol insanlar için bir tutkudur. Futbolun tutkusu, dünyanın her yerindeki insanlar tarafından paylaşılır. İnsanların maçlarda cep telefonlarıyla gollerin ya da en iyi anların fotoğrafını çektiklerini görürsünüz. Cep telefonları futbolda özellikle önemli. Tutku ve cep telefonları birlikte gidiyor; cep telefonları bu tutkuyu besliyor."
Türkiye’de futbola sponsorluk düşünüp düşünmedikleri yolundaki sorumuz üzerine Wheldon, "neden olmasın" dedi. Wheldon, Türkiye gibi futbolun tam bir tutku haline geldiği bir ülkede sadece bir takıma sponsor olmaya çekindiklerini ama yakında büyük takımlardan biriyle böyle bir işbirliğine gidebileceklerinin mesajını verdi.
Telsim’in zaaflarını inceledik markaya yatırıma devam ediyoruz
Vodafone Global Marka Direktörü David Wheldon’a, Türkiye’deki markalaşma deneyimlerinden memnun olduklarını belirterek Türkiye’de markalaşma sütreci ile ilgili olarak şu bilgileri aktardı: "Telsim markasının zaaflarını dikkate aldık; Vodafone markasına dönüşümü başarıyla gerçekleştirdik; markaya yatırımımıza aralıksız devam ediyoruz. Türkiye’de cep telefonu abonelerinin beklentilerinin yüksek olduğunu görüyor ve bundan memnuniyet duyuyoruz. Türkiye’de marka bilincini geliştirmeye devam edeceğiz. Örneğin Şampiyonlar Ligi öncesinde yapılan Vodafone Cup, sokak futbolu gibi bir etkinlik. Şampiyonlar Ligi gibi küresel sponsorluk dahilinde abonelerimizin yaşayabileceği yerel bir etki yaratıyoruz."
Sponsorluklara yılda 40 milyon dolar
DÜNYANIN önde gelen GSM devlerinden Vodafone, markasını en çok bilinen kılmak ve hissedarları için en değerli hale getirebilmek amacıyla her yıl futboldan, Formula 1’e kadar çok geniş bir yelpazede çeşitli sponsorlukların altına imza atıyor. Vodafone, sponsorluklara yılda yaklaşık 40 milyon dolar harcıyor. Bu yılın Şampiyonlar Ligi Şampiyonu Manchester United’a 12 milyon dolarla destek veren Vodafone’un, Formula 1’deki takımı McLaren Mercedes için de 2011’e kadar 50 milyon dolar ayırdığı belirtiliyor. Şampiyonlar Ligi’nin de yaklaşık 10 milyon dolarla sponsoru..
İnsanlar, spor karşılaşmasına gitmekten vazgeçmez
DAVID Wheldon, sponsorluk kararlarının alınmasında, müşterilerin tutku duyduğu alanların büyük rol oynadığına dikkat çekti. Wheldon şunları söyledi: "TV bilinci genelde düşüşte; buna karşılık spor karşılaşmalarını canlı seyredenlerin sayısı özellikle İngiltere’de artıyor. İnsanlar spor karşılaşmalarına gitmekten asla vazgeçmeyecekler. Marka bilinci oluşturmanın bir yolu da markayla sık sık temas etmekten geçiyor. Küçükken Formula 1 seyreder ve ekranda marka isimlerini görürdüm; onları hálá hatırlıyorum. Bugün insanlar karşılarında Vodafone’u görüyorlar. Bu, marka bilincini de artırıyor."