Türkiye Partisi Genel Başkanı Şener: "Başbakan Kendisine Örtülü Af Çıkarttı"

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdullatif Şener, Partisinin Bölge Toplantısına Katılmak İçin Geldiği Trabzon'da Hükümete Ağır Eleştirilerde Bulundu.

Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdullatif Şener, partisinin bölge toplantısına katılmak için geldiği Trabzon'da hükümete ağır eleştirilerde bulundu. İktidarın kamu kaynaklarını keyfince harcadığını ileri süren Şener, kısa süre önce yürürlüğe giren yasayla Başbakan Erdoğan'ın kendisine örtülü af çıkarttığını söyledi.

Parti teşkilatınca Trabzon Havalimanı'nda karşılanan Şener, otobüsle şehir turu attıktan sonra Trabzon Gazeteciler Cemiyeti'ne geçti. Burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Şener, kamu kaynaklarının kullanımının denetlenmediğini belirterek şunları söyledi: "Siyaset, bir ülkede yaşayan tüm insanların bugünleri ve yarınları hakkında karar veren bir temel kurumdur. Yasal düzenlemeler ve idari tasarruflarla insanların hareket alanını belirleyen, insanların yaşam sınırlarını ve imkanlarını çizen, herkesi yürekten ve derinden etkileyen bir müessesedir. Aynı zamanda siyaset, herkesin cebindeki parayı harcayan bir kurumdur. Sürekli tekrar ediyorum; bu ülkede yaşayan her vatandaşın yılık gelirinin üçte birini Bakanlar ve Başbakan harcamaktadır. Cebinizdeki paraya ortak olan, evinize ekmek götürecek olduğunuz paranın bir kısmını elinizden yasal zorlamayla alan ve bunu harcayan bir kurumun iyi olmasını, doğru işlemesini her bir vatandaşımızın sağlama yükümlülüğü ve görevi vardır. Siyasi iktidarların ülkeyi doğru yönetebilmesi için, içimizde var olan temel hak ve özgürlükler için, çocukların geleceğini doğru yönetmesi için denetlemek zorundayız. Bu muhalefet olarak bizim ve her bir vatandaşımızın ve basınımızın temel görevidir. Kamu kaynaklarını kullanan siyasi iktidarı denetlemek en temel görevdir."

"Kamu kaynaklarını keyfince harcayan bir siyasi iktidar var"

Türkiye'nin bir numaralı sorunun yönetimin şeffaf olmayışı olduğunu dile getiren Şener, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Türkiye'nin en önemli sorunu yönetimin şeffaf olmayışı ve kaynakların şeffaf harcanmayışıdır. Diğer taraftan hukuk devletinin yara almış olmasıdır. Nüfusun çoğu kesimi telefonlarının dinlendiğini biliyorsa, o ülkede hukuk devleti kalmamıştır. Sivil Toplum Kuruluşları susturulmuş, kamu gücü iktidar tarafından baskı gücü olarak kullanılmaktadır. Basın ise her zaman ihtiyatlı olma ihtiyacını hissetmektedir. Bunun neticesinde ülkemizde milli gelirin üçte birini harcayan ve kurallar koyan iktidarın kamu kaynaklarını nasıl kullandığını, ülkeyi nasıl yönettiğini iyi göremediğimiz, gösterilmediği ve basın denetiminin, kitle denetiminin iyi işlemediği bir ülke ortaya çıkmıştır. Türkiye'nin manzarası budur. Kamu kaynaklarını keyfince harcayan bir siyasi iktidar var. Şeffaf olmadığı, medya denetimini ve baskısını hissetmediği için sorumsuz davranan bir siyasi iktidar var. İktidarlar sorgulanamadıkları sürece, medyanın baskısını üzerlerinde hissetmedikleri sürece azgınlaşılar ve bir ülkenin başına gelebilecek en büyük felaket budur."

"Başbakan kendisine örtülü af çıkarmıştır"

"Geçen Çarşamba günü TBMM'den bir kanun geçti. Kamuoyu bunu yeterince tartışamadı bile. Ne anlama geldiği halka ulaşmadı bile" diyen Türkiye Partisi Genel Başkanı Abdüllatif Şener, "Başbakanın bakanların, bürokratların, belediye başkanlarının görevi kötüye kullanma suçu işlediklerinde alacakları cezaların miktarı düşüldü. Daha önce 3 yıl hapis cezası öngörülen suç, üst sınır itibari ile 2 yıla indirildi. Bunun anlamı şudur: En üst sınıftan ceza alsa bile Başbakan veya Bakan, ya da bir bürokrat, artık infaz edilmeyecek, tecil edilecek. Bu düzenlemenin anlamı bir örtülü aftır. İş başına gelen iktidar meclis çoğunluğuna dayanarak kendisini affettirmeye çalışıyor işlediği suçlardan dolayı. Bu düzenleme bir örtülü aftır. TBMM'de 700'ün üzerinde dokunulmazlık dosyası vardır. Bu dosyaların içinde Milletvekilleri, Bakanlara ve Başbakan'a ait, görevi kötüye kullandıklarına dair ispatlı dosyalar vardır. Ama bu dosyalara, meclis çoğunluğuna sahip parti af getiriyor. Kendi kendini affeden bir hükümet, bir Başbakan, bir meclis dünyanın hiçbir yerinde göremeyeceğiniz bir olaydır. Meclisteki dokunulmazlık dosyalarından 3'ü de Başbakan Erdoğan'a aittir. Bunların ikisi de görevi kötüye kullanma suçu isnat edilen dosyalardır. Bu düzenlemeyle Başbakan kendisine örtülü af çıkarmıştır. Dünyanın neresinde meclis çoğunluğuna sahip olan bir Başbakan kendisi için af çıkarabilir. Ama maalesef Türkiye'de bu olay tartışılmıyor ve basında yeterli yer bulmuyor" şeklinde konuştu.

"Torba yasası da örtülü aftır"

Mecliste görüşülen Torba Yasası hakkında da açıklamalarda bulunan Şener, bu konuda da şunları söyledi: "Bu yasanın içinde de ilginç maddeler var. 93'üncü madde olarak meclise geldi. Alt komisyonda çıkarılmış ama Genel Kurul'dan henüz yasa çıkmadı. Bu yasa, yapılan özelleştirmeler konusunda mahkemelerin verdiği iptal ve yürütmeyi durdurma kararlarını ortadan kaldıran bir düzenlemedir. Yani, 'Bu özelleştirmede yolsuzluk var, bu özelleştirmede haksızlık var, bu özelleştirmede halkın menfaati gözetilmemiştir, bu özelleştirme hukuka aykırıdır' diye mahkemelerin verdiği kararları ortadan kaldıran ve mahkeme kararına rağmen bu özelleştirmelerin uygulamasını sağlayan bir madde Torba Yasa'nın içine yerleştirilmişti. Tasarının altında Başbakan'ın ve Bakanların imzası var. Meclise öyle geliyor. Bu da örtülü aftır. Yolsuzluklarla örülü bir özelleştirme hakkında mahkemelerin verdiği bir kararı ortadan kaldırmaya yönelik bir düzenlemedir."

"Protesto en demokratik haktır"

Protestonun en demokratik hak olduğunu savunarak konuşmasını sürdüren Abdüllatif Şener, "Bir siyasi iktidarın protesto edilemediği, protestocuların susturarak bastırılmaya çalışıldığı bir ülke, demokratik değerler açısından büyük eksiklikler taşıyor demektir. Protesto en demokratik haktır. Bir ülkede bakacaksınız iktidarın sesi mi fazla çıkıyor, muhalefetin mi sesi fazla çıkıyor? Eğer bir ülkede iktidarın sesi fazla çıkıyor ise, eleştirel düşünceler bastırılıyor, muhalif sesler sindiriliyorsa o ülkede demokrasi sorunlu bir demokrasidir. O ülkede demokrasi yerlerde sürünüyor demektir. Siyasi iktidar yanlışlıklarında azgınlaşmış demektir. Bir talan, bir soygun ve bir yağma dönemi başlamıştır" diyerek konoşmasını noktaladı.

Şener, açıklamalarının ardından Cuma namazını Trabzon İskenderpaşa Cami'nde kıldı. Ardından da şehirde esnaf ziyaretlerinde bulundu.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı