"Türkiye-Ermenistan İlişkileri" Paneli
Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) Dış Politika Programı Danışmanı Doç.Dr.Mensur Akgün, Türkiye-Ermenistan arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi."Türkiye-Ermenistan İlişkilerini Adana'da Tartışmak" konulu panelde yaptığı açılış konuşmasında, Ermenistan ile Türkiye arasında ilişkilerin gelişmesi için çalıştıklarını söyledi.
Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) Dış Politika Programı Danışmanı Doç. Dr. Mensur Akgün, Türkiye-Ermenistan arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Akgün, Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü ile TESEV Dış Politika Programı ortaklığıyla
"Türkiye-Ermenistan İlişkilerini Adana'da Tartışmak" konulu panelde yaptığı açılış konuşmasında, Ermenistan ile Türkiye arasında ilişkilerin gelişmesi için çalıştıklarını söyledi.
Akgün, dış politika sorunu olarak Ermenistan-Türkiye ilişkilerinin önemli olduğunu belirterek, "1993'ten bu yana kapalı olan sınır kapıları var. Hiç kurulmamış diplomatik ilişkiler var. Bu anormal bir durum. Komşumuzla ilişkilerimizi geliştirmemiz gerekiyor" dedi.
Bu konuda hem sivil toplumun hem de devletin teşebbüsü olduğuna dikkati çeken Akgün, "Her iki Cumhurbaşkanının büyük bir siyasi cesaret göstererek başlattığı süreç, 2009 Ekim ayında iki protokol imzalanması ile sonuçlandı. Maalesef o protokoller Türkiye'nin beklentilerini tam olarak karşılamadığı için hayata geçmedi. Umuyoruz ki her iki tarafın çalışmaları sonucu bu protokoller hayata geçer" diye konuştu.
Ermenistan ile ilişkilerin Türkiye'nin iç politikasıyla ve tarihiyle ilgi olduğunu vurgulayan Akgün, şöyle devam etti:
"Eğer bizler Ermenistan ile ilişkilerimizi geliştirebilecek olursak, protokollerin bir tanesinin içerisinde olan "Tarihçilerden oluşan bir alt komisyon" olursa bugün başladığımız sürecin çok daha sağlık bir şekilde sürmesini ve Türkiye'nin geçmişinde olan biteni daha iyi algılamasına bir vesile olacağını düşünüyoruz."
Bu sürecin devletlerden önce başlatıldığını ve devletlere rağmen sürdürüldüğünü vurgulayan Akgün, "Devletler arasındaki ilişkiler şu an durağan vaziyetti. Bu durağanlığı ancak sivil toplum ve üniversiteler arasındaki ilişkilerin gelişmesiyle aşabileceğimize inanıyoruz" dedi.
-"Bir zamanlar kardeşçe yaşadık"
ÇÜ Rektörü Prof. Dr. Alper Akınoğlu ise Ermenistan ve Türkiye ilişkilerinin politikacıların ve devletlerin üst düzeyinde konuşulan bir konu olduğunu vurgulayarak, bilim adamlarının bu konuyu çok konuşmadığını anlattı.
Akınoğlu, "Bir zamanlar Ermenilerle tarihte kardeşçe birlikte yaşarken bir şeylerin araya girmesiyle bu mutluluğun bozulma sürecini yaşadık. Üzerinden yıllar geçen bu ayrılıkta, her iki taraf bilmediği kişileri yargılamak ve onlar hakkında hüküm vermek sürecini yaşadı" dedi.
Her iki taraftan zarar gören birçok insan olduğunu belirten Akınoğlu, şöyle devam etti:
"Bu talihsiz olayları yargılamaktansa burada sorumlu aramaktansa, herkesin bir şeyleri kendisine sorarak "acaba neyi yanlış yaptık" demesi gerekiyor. Türkiye ve Ermenistan dışında, dünyadaki güçlü devletler de "biz ne yaptık-" diye sorması gereken ülkelerdir. Çünkü Osmanlı imparatorluğunun parçalanmasıyla beraber herkes bir hesap içerisindeydi. Bu hesaplaşmanın sonucu iki ülke insanları büyük zarar gördü. Bunların geride kalmasını temenni ediyoruz."
Geçmişte Çukurova topraklarında Ermeniler ve Türkler'in kardeşçe yaşadığını vurgulayan Akınoğlu, "Çukurova Türk- Ermeni ilişkilerinde çok önemli bir yerdir. İki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi konusunda araştırma yapılması ve diyalog kurulması gerekmektedir. Biz bu diyalog penceresini Çukurova Üniversitesi olarak açmak istedik" diye konuştu.
Erivan eski Belediye Başkanı Vahan Khachatryan ise Ermenistan'da hiç kimsenin geriye dönüp bakmak istemediğini vurgulayarak, "Herkes mevcut durumun daha iyiye gitmesini istiyor. Amaç serbest bir Türkiye Ermenistan ilişkisini oluşturmak" dedi.
Khachatryan, diğer ülkelerden bağımsız olarak iki ülkenin ilişkilerini karşılıklı geliştirebileceğini kaydetti.
- ADANA









