Türkiye'de Dalga Boyu Büyüyebilir

Önümüzdeki Dönemde Piyasalara Volatilite ve Sert Dalgalanmaların Damgasını Vuracağını Belirten Finansinvest Genel Müdürü Zafer Onat, "Politik Belirsizliğin Gündemde Olması Nedeniyle Türkiye'de Dalga Boyları Daha Sık ve Daha Büyük Yaşanabilir" Uyarısında Bulundu.
Önümüzdeki dönemde piyasalara volatilite ve sert dalgalanmaların damgasını vuracağını belirten Finansinvest Genel Müdürü Zafer Onat, "Politik belirsizliğin gündemde olması nedeniyle Türkiye’de dalga boyları daha sık ve daha büyük yaşanabilir" uyarısında bulundu.
Türkiye’de zamanla döviz talebinin azalacağını öngören Zafer Onat, "Enflasyon rakamlarının bir süre daha faiz üstünde baskı yaratacağını, hisseler çok ucuz olmasına rağmen özellikle politik belirsizlik nedeniyle yatırımcıların hisselerden bir müddet uzak kalmayı tercih edeceğini tahmin ediyorum" dedi.
PİYASALARDA AYRIŞMA BAŞLADI: AKP’nin kapatılması istemiyle açılan davanın yatırımcılar nezdinde Türkiye’nin risk algılamasını yükselttiğini belirten Finansinvest Genel Müdürü Zafer Onat, şöyle konuştu: "Geçtiğimiz haftalar içerisinde yurtdışı piyasalarda iyileşmeler yaşanırken, Türk piyasaları buna aynı yönde tepki veremedi ve ’ayrışma’ başladı. Politik istikrarın kaybolabileceği riski ve dolayısıyla ekonomiye olası etkileri, yatırımcılar tarafıdan şu anda negatif yönde fiyatlanıyor. Davanın seyrine göre piyasalardaki oynaklık artmaya devam edecek. Politik belirsizlik ortadan kalkana kadar bizim piyasalarda kalıcı iyileşmeler beklemek pek gerçekçi olmayacak."
DOLAR DEĞER KAZANACAK: Amerikan ekonomisinde kanamanın duracağını düşünen Zafer Onat, şöyle konuştu: "Buna rağmen şirketlerin kárlılıklarının azalması neticesinde hisse fiyatları gerileyecek. Bu tüm dünya hisselerinde baskı yaratacaktır. Dolar diğer para birimlerine karşı değer kazanacak, emtia fiyatlarında ekonomik aktivitelerin azalması neticesinde sert gerilemeler yaşanabilir. Bu da Brezilya, Rusya gibi ülkelerin aleyhine olacağını düşünüyorum."
KARŞILIKSIZ KREDİLER BELİRSİZ: Finansinvest Genel Müdürü Zafer Onat, "2008 yılı, ABD’de 2005 yılında kullanılan kredilerin dönüş yılı. Yani 2005’te kullanılan kredilerin faizlerinin yeniden revize edilme yılı. Henüz ne kadar kredinin karşılıksız olabileceği hakkında net bir resimden söz etmek mümkün değil" dedi.
Krizin yarısı geride kaldı
HİSSE senetleri piyasasının ve özellikle Dow Jones endeksinin ekonomik sıkıntıları yansıtmadığını dile getiren Zafer Onat, "Dow Jones zirvesinden sadece yüzde 10 aşağıda seyrediyor. Halbuki içinde bulunduğumuz kredi krizi, ekonomiyi çok derinden etkiliyor. O nedenle şu an için ’krizin yarısı geride kaldı’ demek doğru olur" diye konuştu. 2005’te düşük faizle kullanılan mortgage kredilerinin iki yıl sabit faizin ardından yeniden yapılandırılmasının bu yıl gerçekleşeceğine dikkat çeken Onat, "Henüz ne kadar kredinin karşılıksız olabileceği hakkında net bir resimden söz etmek mümkün değil. Gözlemlediğimiz kadarıyla kurumlar, Amerika’daki kayıplarını diğer global piyasadaki gelirleriyle kapatmaya çalışıyor. Fakat bu çaba onları henüz kárlılığa taşımaktan uzakta" yorumunu yaptı.
FED’in daha fazla faiz indirmesi beklenmemeli
ABD’de yaşanan kredi krizi karşısında ABD Merkez Bankası’nın (FED) kısa vadede yapabileceği şeylerin çoğunu yaptığını anlatan Zafer Onat, mevcut durumda ve bu enflasyonlar FED’in daha fazla faiz indirmesinin beklenmemesi gerektiğini ifade etti. Onat, "Eğer kriz daha da derinleşip diğer piyasaları da vurmazsa, FED faiz indirimi beklenmemeli. Yine de FED, piyasadaki likidite daralmalarında kurtarıcı görevini sürdürecektir" dedi.
Dikmen kapısı tartışması
BANKANIN küçük hissedarlarından Adnan Bahar, enflasyon hedeflemesi rejimi ile bankanın bütün dünyada gülünç duruma düşürüldüğünü savunurken, banka karınını tamamının Hazine’ye aktarılmasını eleştirdi. Bahar, bu konudaki yakınmasını dile getirdiğini Başkan Durmuş Yılmaz’ın kendisine "Dikmen’e git" dediğini kürsüden aktararak "Ben İstanbul’dan geldim, Dikmen neresidir bilmem" dedi. Başkan Yılmaz, hissedarlarını tümümün konuşmasının ardından yanıt verirken, "Ben Adnan Bey kar dağıtımından pay isteyince bunun için kanun değişikliği gerektiğini kastederek, Meclis’in ziyaretçilerin giriş yaptığı ’Dikmen kapısı’ndan sözettim. Kayıtlara geçsin" dedi.












