Türkiye Çerkesleri "Sürgünü" Anacak
Türkiye'de yaşayan Çerkesler, 148 yıl önce yaşanan büyük Kafkas Sürgünü'nü anacak Türkiye'de yaşayan Çerkesler, 148 yıl önce yaşanan büyük Kafkas Sürgünü'nü anacak.
Türkiye'de yaşayan Çerkesler, 148 yıl önce yaşanan büyük Kafkas Sürgünü'nü anacak Türkiye'de yaşayan Çerkesler, 148 yıl önce yaşanan büyük Kafkas Sürgünü'nü anacak. Çarlık Rusyası'na karşı verdikleri savaşı kaybeden ve yurtlarından sürülen Çerkesler, sürgünün yıl dönümünde İstanbul Beşiktaş'ta geniş kapsamlı bir anma toplantısı düzenleyecek.
Çarlık Rusyası'yla verdikleri mücadeleyi kaybeden ve yaşadıkları topraklardan 21 Mayıs 1864'te sürülen Çerkesler, sürgünün 148. yılında İstanbul'da geniş çaplı bir anma töreni düzenlemeye hazırlanıyor. Kafkas Dernekleri Federasyonu'ndan yapılan açıklamada, Kafkas sürgününde yurtlarından çıkarılan Çerkesler'in sayısının 1.5 milyondan fazla olduğu, dünyadaki toplam Çerkes nüfusunun yüzde 80'inin diyasporada yaşadığı belirtildi. Diyaspora Çerkesleri'nin Suriye, Ürdün, Mısır, İsrail gibi ilk yerleşim bölgeleri dışında en büyük yerleşim yerinin Türkiye olduğunun belirtildiği açıklamada, "Türkiye'deki geniş katılımlı anma toplantısı bu yıl da İstanbul Beşiktaş'ta, 20 Mayıs Pazar günü saat 16.00'da Barbaros meydanında yapacaktır. Türkiye'nin çeşitli il ve ilçelerinde kurulu 60 derneği bünyesinde toplayan Kafkas Dernekleri Federasyonu'nun (KAFFED) öncülüğünde yapılacak anma toplantısına 10 binden fazla kişinin katılması beklenmektedir" denildi.
Açıklamada geçtiğimiz yıl yapılan anma programı öncesinde KAFFED tarafından Türkiye'de yaşayan Çerkesler'in taleplerini içeren deklarasyon da hatırlatıldı. Türkiye'de yaşayan Çerkesler'in talepleri hakkında şu ifadelere yer verildi:
"Temel hak ve özgürlükleri temel alan, evrensel normlara uygun, sivil, çağdaş bir anayasa hazırlanmalı. Yurttaşların dillerini, dinlerini ve kültürlerini istedikleri gibi yaşamalarını engelleyen tüm yasaklar kaldırılmalıdır. Çerkes kimliğinin ifadesi ve yaşatılmasına ilişkin her türlü engel ortadan kaldırılmalı, bir toplum ve kültür olarak Çerkeslerin varlığı kabul edilmelidir. Çerkesler, çocuklarına ve yaşadıkları yerleşim birimlerine istedikleri isimleri koyabilmeli, Çerkes köylerine eski isimleri verilmelidir. Ayrımcılık ve her türlü ırkçılık ile aktif bir şekilde mücadele edilmeli, özellikle ders kitaplarından dil, din, etnisite ve cinsiyet farklılığı temelinde ayrımcılığı ve nefreti körükleyen tüm ifadeler çıkarılmalıdır. Devlet, ilk öğretimden itibaren Çerkesçe seçmeli dil dersleri yaşama geçirmeli, ana okullarında ve derneklerde dil öğretiminin önünde engel olan tüm kısıtlamaları kaldırmalıdır. Çerkes dillerinde tam gün radyo ve televizyon yayını yapılmalıdır. Çerkes kültürünün korunması ve geliştirilmesine yönelik faaliyet gösteren tüm sivil toplum kuruluşlarına destek sağlanmalıdır. 21 Mayıs Çerkeslerin soykırım ve sürgününün simgesel tarihi olarak kabul edilmeli ve bu tarihsel gerçek tanınmalıdır. Çerkesler, anayurtlarından sürgün edilerek zorla çıkarıldıkları için, tarihsel olarak anayurtlarına dönüş hakkına sahiptir. Rusya ile çifte vatandaşlık anlaşması yapılarak Türkiye Çerkesleri'nin anayurtları ile olan bağları yasal olarak da sağlanmalıdır. Kafkasya'ya dönerek yerleşmek isteyenler için sosyal hakların transferi sağlanmalı, bunun için Rusya ile Türkiye arasında sosyal hakların transferi anlaşması yapılmalıdır. Türkiye'de yaşayan Çerkesler'in akrabalarının bulunduğu Kuzey Kafkasya cumhuriyetleri, özellikle Adığey, Karaçay-Çerkes ve Kabardey-Balkar cumhuriyetleri ile ekonomik ve kültürel ilişkiler geliştirilmelidir. Abhazya ve Güney Osetya egemen devletler olarak tanınmalı, bu devletlere karşı izolasyonlar kaldırılmalı, eskiden var olan Trabzon-Sohum gemi seferleri acilen yeniden başlatılmalı ve İstanbul-Sohum uçak seferleri konmalıdır. Gürcistan'a yapılan askeri yardımlar durdurulmalıdır. - Ankara









