Türkiye-ab Karma Parlamento Komisyonu Toplantısı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Avrupa Birliği Ülkelerinden Türkiye'ye Karşı 'Ahde Vefa Göstermelerini' İstediklerini Söyledi.

Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Avrupa Birliği ülkelerinden Türkiye'ye karşı 'ahde vefa göstermelerini' istediklerini söyledi.

Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu 58. Genel Kurul Toplantısı TBMM'de TBMM Başkanı Köksal Toptan'ın açış konuşmasıyla başladı. Toptan konuşmasında, Türkiye'nin AB üyeliğinin Avrupa'dan çok bölgesel ve dünya açısından son derece önemli bir olgu olduğunu belirtti. "Türkiye'nin AB ile bütünleşmesi, siyasi, ekonomik, kültürel ve genel stratejik yanlarının bulunmasının ötesine geçen büyük bir projedir" diyen TBMM Başkanı Toptan, bu açıdan bütün bu değerlerin Türkiye'yi AB üyeliğine geçen diğer ülkelerden

farklı kıldığını ifade etti. Türk halkının tercihini modernleşmeden, özgürlüklerden ve demokrasiden yana yaptığının altını çizen TBMM Başkanı, "AB Türk halkı için akılcı bir seçenektir" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin AB üyeliğinin AB dışı ilişkilerine geniş ufuklar açacağını kaydeden Toptan, yine Türkiye'nin AB'de siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda bir katalizör olacağını kaydetti. Türkiye tarafından ortaya konulan ve geliştirilen medeniyetler ittifakı projesinin önemli olduğunun altını çizen

TBMM Başkanı Toptan, buradaki amacın diyalogun gelişmesi olduğunu vurguladı.

AB üyelik sürecinde TBMM'nin üzerine düşeni layıkıyla yaptığını belirten TBMM Başkanı, bundan sonraki sürecin bu reformların toplumu oluşturan bireylerin daha fazla hissetmesi olduğuna işaret etti. Bazı sorunlar bulunduğunu ve bunların da zaman içinde aşılacağını kaydeden TBMM Başkanı Köksal Toptan, AB'nin de pozitif yaklaşımı sonucu üye olmuş bir Türkiye'nin küresel güç olma potansiyelini etkin biçimde üye ülkelerle kullanma imkanını getireceğini vurguladı.

Dışişleri Bakanı Ali Babacan ise konuşmasında Kopenhag kriterlerinden bu güne Türkiye'nin AB sürecini değerlendirdi. Avrupa Parlamentosu'nun Avrupa Birliği içinde etkisinin giderek arttığını, olaylara yön veren bir duruma geldiğini, seçilmişlerin öne çıktığını ifade eden Babacan, Türkiye'nin de Avrupa Parlamentosu ile iyi ilişkiler içinde bulunduğunu, dolayısıyla AB'nin Türkiye'yi daha iyi anlama imkanı olabileceğini vurguladı. Türkiye'nin 2002 yılından sonra Türkiye'de siyasi, ekonomik, sosyal ve siyasi

bir transformasyon sürecinin yaşandığını ifade eden Dışişleri Bakanı Babacan, bu transformasyonun da halk tarafından iyi algılandığını, AB tarafından gelen bütün olumsuz mesajlara rağmen halkın AB üyeliğine desteğinin yüksek oranda olduğunu belirtti. Kağıt üzerinde reformları yapmanın kolay olduğunu ifade eden Babacan, önemli olan bunların hayata geçirilmesi olduğunu belirtirken, artık Türk halkının da bu reformları özümsemeye başladığının altını çizdi. Bu çerçevede son 5 yılda yapılan reformların

sonuçlarının son seçimlerde kendisini gösterdiğini söyleyen Babacan, 22 Temmuz seçimlerinde Türk halkının kendisini gösterdiğini, seçimlere yüzde 90'lara varan bir katılım olduğunu, bu şekilde bir parlamentonun oluştuğunu ifade etti.

Bu süreçten sonra AB'nin kendi üzerine düşeni yapması gerektiğini belirten Babacan, sürecin kesintiye uğramadan devam etmesi gerektiğini ifade ederek, "Ama en temel ahde vefa. Bizim beklentimiz budur arzumuz budur. Türkiye kuşkusuz üzerine düşeni yapmaktadır. Kendi vatandaşımız için yapmaktadır" diye konuştu. Türkiye'nin 2013 yılına kadar kendisi için bir yol çizdiğini, bütün kurumlarının hangi tarihlerde AB'ye nasıl bir uyum sağlayacağının yol haritasının çıkarıldığını, bunu kendi kendine yaptığını ve

AB tarihinde bunun bir ilk olduğunu belirten ve böyle bir çalışmanın Avrupa'da da takdir topladığını ifade eden Bakan Babacan, "Reform sürecinin sahibinin biz olduğumuzu ilan ettik. Yaptığımız reformları inanarak yaptık. AB'ye de faydalı olacağını düşünerek yaptık" ifadelerine yer verdi.

Türkiye'nin AB'ye bölgesel ve küresel etkileri olduğunu söyleyen Babacan, Türkiye'nin İsrail ve Arap ülkeleriyle ilişkisi olan tek ülke olduğunu belirterek, İran'dan geçen yıl Türkiye'ye 900 bin turistin geldiğini yine İsrail'den geçen sene 500 bin turistin geldiğini kaydetti. Bakan Babacan, Türkiye'nin AB'nin 6. büyük ekonomisi ve 6. büyük ticaret ortağı olduğunun altını çizdi.

(AU-MAY-NÇ-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı