Haber Tarihi: 30 Ocak 2012 Pazartesi Saat 14:40
Anadolu Ajansı  [3314405]

Türk Yerel Medyası AB Yolunda Projesi Bilgilendirme Semineri


Avrupa Birliği Bakanlığı Bakan Yardımcısı Hasan Nuri Yaşar, "AB projesi, yüzyılın barış ve huzur projesidir."

Avrupa Birliği Bakanlığı Bakan Yardımcısı Hasan Nuri Yaşar, "AB projesi, yüzyılın barış ve huzur projesidir. Türkiye'nin bu projenin içinde olmak istemesi kadar doğal bir şey olamaz" dedi.

Yaşar, Avrupa Birliği Bakanlığı'nın, İngiltere'nin Ankara Büyükelçiliği'nin katkılarıyla başlattığı "Türk Yerel Medyası AB Yolunda" projesinin, Mersin'de düzenlenen 10. Bilgilendirme Toplantısı'nın açılışına katıldı.

Yaşar, burada yaptığı konuşmada, Adnan Menderes'in 1959'da başlattığı AB'ye katılım sürecinin halen canlı bir biçimde devam ettiğini söyledi. Yaşar, Bakanlık olarak AB sürecinin yerelden başladığına inandıklarını da belirtti.

Ortaya koydukları çalışmanın sonuçlarını gördükçe bu inancın doğruluğunu test ettiklerini anlatan Yaşar, "Bazıları zannediyor ki, biz sadece yereli bilgilendirmeye geliyoruz. Fakat biz, yerelin gücünü arkamıza almaya geliyoruz" diye konuştu.

-"AB, yüzyılın barış ve huzur projesidir"-

Yaşar, AB konusunda bilgili yerel medyanın ve toplumun gücünü almayı amaçladıklarını bildirdi. Yaşar, demokrasinin bel kemiği olan yerel yönetimleri, valilikleri ve yerel medyayı AB sürecinin önemli paydaşları olarak değerlendirdiklerini ifade etti.

Bütün illerde İl AB Daimi temas noktaları oluşturduklarını anlatan Yaşar, başladığı günden bu yana projenin yerel medya tarafından ilgi gördüğünü kaydetti.

AB projesinin içinde yer almak istediklerini bildiren Hasan Nuri Yaşar, "AB projesi, yüzyılın barış ve huzur projesidir. Türkiye'nin bu projenin içinde olmak istemesi kadar doğal bir şey olamaz. AB'nin içinde olsak da olmasak da AB projesinin ayakta kalması insanlık tarihi için son derece önemlidir. Ama böyle bir projenin içinde olmak Türkiye'ye katkılar sağlayacaktır" dedi.

Yaşar, AB'nin zaman zaman motivasyon kırıcı eylem ve söylemler gösterdiğine de işaret etti. Yaşar, buna rağmen AB'ye üyelik müzakerelerine halkın desteğinin arttığını da kaydetti.

AB sürecinin sadece Ankara ve Brüksel'de kapalı kapılar ardından yapılan, aile fotoğraflarının çekildiği toplantılardan ibaret olmadığını anlatan Yaşar, şöyle devam etti:

"Bunun farkındayız. AB süreci yerelde başlar. Aday ülke olarak 10 yılı aşkın süredir devam eden uyum çalışmalarına karşın halen merkez yönetimin taşra teşkilatları, yerel yönetimler ve halkımız uyum çalışmalarından istenilen seviyede haberdar değil. İşte biz bu görevi yerine getirmeye çalışıyoruz."

-"Güçlü bir Türkiye, güçlü bir Avrupa demektir"-

Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürü Murat Karakaya da günümüzde medyanın etkisini hesaba katmadan hiçbir sosyal olguyu anlamanın mümkün olmadığını bildirdi.

Medya denilen olgunun geniş bir alanı kapsadığına işaret eden Karakaya, şöyle konuştu:

"Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü kurulduğu günden beri yerel ve bölgesel olanla, ulusal ve uluslararası olan arasında bağ kurmak ve iletişim sağlamak gibi işlem yüklendi. AB, tanzimattan bu yana süregelen modernleşme sürecinin önem arz eden adımlarından biri olmuştur. Bu süreçte yerel medyanın, tıpkı Kurtuluş Savaşı fikrinin benimsetilmesinde üstlendiği ve demokrasiye geçiş sürecinde oynadığı rol gibi önemli bir fonksiyonu olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle yerel medyanın güçlendirilmesi ve geliştirilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu da genel müdürlüğümüzün önemli faaliyet kalemlerinden biridir."

AB'nin devletin ve toplumun önem verdiği ve ciddi mesafeler aldığı tarihsel bir proje olduğuna işaret eden Karakaya, "Tam üyelik hedefine ulaşmak için tüm kurumlarımıza önemli görevler düşmektedir. Biz de üzerimize düşeni yapmaktayız ve yapacağız" diye konuştu.

Konuşmaların ardından AB Bakanlığı Katılım Politikası Başkanlığı Koordinatörü Elif Kurşunlu, katılımcılara "Türkiye-AB Müzakereleri" süreci hakkında bilgi verdi.

- MERSİN

5/10 (1 kişi)
  • Reklam
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12