DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, "tabuların yıkılması yolunda atılan ve küçümsenmeyecek bir adım olarak" değerlendirdiği TRT-6'da başlayan Kürtçe yayının, sorunun çözüldüğü anlamına gelmeyeceğini vurgulayarak, "Sorun, Kürtçe'nin ve Kürt kimliğinin Anayasal güvenceye kavuşturulup kavuşturulmayacağı" dedi.
Partisinin TBMM Grup toplantısında konuşan Türk, "Gazze'ye düzenlenen saldırılar, barış umutlarının üzerine bir kez daha gölge gibi çöktü" dedi. Rahatsızlığı nedeniyle konuşmasını güçlükle tamamlayan Türk, TBMM İlk Yardım Merkezinde dinlenmeye alındı.
Türk, Ankara'da 7 gencin ölümüyle ilgili başsağlığı dileklerinde bulunarak, "Bu facia, bir kere daha göstermiştir ki yurttaşlarımızın güvenli yaşaması için yerel yönetimlerin şeffaf ve hesap verebilir bir konuma gelmesi Türkiye'nin çok acil bir gereksinimidir" dedi.
Filistin halkının yaşadığı trajedinin, "Orta Doğu'da kördüğüme dönüşen çözümsüzlük politikalarının bir sonucu olduğunu" ifade eden Türk, savaşları bir kader olmaktan çıkaracak yegane gücün, halkların birleşik barış mücadelesi olacağını söyledi.
Türkiye'nin iç sorunlarını çözme noktasında Orta Doğu'da yaşananlardan ders çıkarması gerektiğini vurgulayan Türk, "Unutulmamalıdır ki; Bölgesel barış ancak iç barışın tesisiyle mümkündür. Bu gerçeği görmeyen, kendi iç barışını bir kenara bırakan sayın Başbakan'ın Orta Doğu'da barış turlarına çıkmasının bir inandırıcılığı yoktur" diye konuştu.
Geçmişte İsrail'i en ağır sözlerle eleştiren Necmettin Erbakan'ın, İsrail ile Stratejik İşbirliği Anlaşmasını imzaladığını anlatan Türk, "Bugün siz de bu geleneği ve aynı iş birliğini kararlılıkla sürdürüyorsunuz. Filistin'de yaşanan katliamdan İsrail kadar, bu saldırıdan haberdar olan ülkelerin de tarih önünde sorumluluğu vardır. Bu gerçekleri gizleyemezsiniz. Yıllardır Filistin'e bomba yağdıran İsrail pilotlarının Türkiye'de, Konya'da eğitildiği iddia ediliyor. Bu çok ciddi bir iddia ve hükümetin bu konuda kamuoyuna açıklama yapması gerekiyor" dedi.
Türk, saldırıların durdurulması konusunda hükümetin samimi olduğunu göstermesi için İsrail'le yapılan askeri ihale anlaşmalarını iptal etmesini istedi.
İzlenen politikalarla 2008 yılını "kayıp yıl" olarak değerlendiren Türk, şunları söyledi:
"Gelin bir yıl daha kaybettirmeyin bu ülkeye. 2009'da yeni bir sayfa açalım. İşe yeni bir Anayasadan başlayabilirsiniz. Getirin yeni bir Anayasayı Meclis gündemine ve Türkiye'de önemli bir değişim sürecini hep birlikte başlatalım. Ülkeyi siyasal krize sürükleyen Kürt sorununda ısrarla sürdürdüğünüz bu çatışma politikasından vazgeçin."
Kürtçe'nin resmi bir kanalda yayın dili olmasının, halkın yıllardır yürüttüğü mücadelenin bir kazanımı olduğunu ifade eden Türk, şöyle devam etti:
"TRT'de Kürtçe yayının başlaması sorunun çözüldüğü anlamına gelmiyor. Bu, Kürtçe'nin ve Kürt kimliğinin tanındığı, kabullenildiği sonucunu doğurmuyor. Bakınız, 'Devletin resmi dili Türkçedir' diyen 12 Eylül darbe Anayasası Türkçe dışındaki dilleri dışlamakta ve yasaklamakta.
Anayasada, yasalarda bu yasakçı zihniyet varlığını koruduğu müddetçe TRT'den yapılan yayının sorunu çözmeyeceği ortadadır. Sorun, Kürtçe'nin ve Kürt kimliğinin Anayasal güvenceye kavuşturulup kavuşturulmayacağı, devletin resmi ideolojisine rengini veren 'tek tipçilik' anlayışının terk edilip edilmeyeceği sorunudur. Sayın Başbakan'ın 'Tek millet, tek din, tek dil' söylemine bakıldığında bu zihniyetin değişmeyeceği ortadadır."
(Anadolu Ajansı) 06.01.2009 15:37
[1575269]