Türk Polis Teşkilatının 166. Kuruluş Yıl Dönümü

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Mustafa Bahrettin Demirer, emniyet teşkilatının, asayişin yanı sıra insanlar için vazgeçilemez olan temel hak ve hürriyetlerin kullanılabileceği bir ortamı da sağladığını belirtti.

Emniyet Genel Müdürü Vekili Mustafa Bahrettin Demirer, emniyet teşkilatının, asayişin yanı sıra insanlar için vazgeçilemez olan temel hak ve hürriyetlerin kullanılabileceği bir ortamı da sağladığını belirtti.

Türk Polis Teşkilatının 166. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde, Cebeci Asri Mezarlığı'ndaki Polis Şehitliği'nde tören düzenlendi.

Törene, şehit polislerin aile ve yakınları ile Demirer'in yanı sıra, emniyet genel müdür yardımcıları ve daire başkanları da katıldı.

Emniyet Teşkilatı Vazife Malulü ve Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (EMŞAD) Genel Başkanı Abdurrahman Yılmaz tarafından şehitliğe çelenk konulmasının ardından, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu, ayrıca üç kez "saygı atışı" yapıldı. "Saygı atışı" sırasında bazı şehit yakınları gözyaşlarını tutamadı.

Törende konuşan Mustafa Bahrettin Demirer, şehitlere Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır ve metanet, gazilere de uzun ömür ve mutluluk diledi.

Şehitliğin en üst ve ulvi bir makam olduğunu belirten Demirer, "İnananların gözünde şehitlik rütbesi erişilmesi zor, fakat erişenler için mutluluk sebebi olan bir makamdır. Öyle yüce bir makama erişen insanlar için üzülmek değil, sevinmek gerekir. Çünkü onlar bizim gibi sıradan insanların erişemeyecekleri en yüce makama ulaşmışlardır" dedi.

Gazilerin de polisin örnek alınması gereken mensupları olduğunu ifade eden Demirer, "Biz görevimizi yaparken onları yanımızda gördükçe, bu memleket ve halk için her türlü fedakarlığı severek yapmamız gerektiğini anlıyor, görevimize daha büyük bir inanç ve şevkle sarılıyoruz" diye konuştu.

Emniyet mensuplarının çok önemli bir görev yaptığını vurgulayan Demirer, polisliğin diğer mesleklerden farkı olduğunu belirterek şunları kaydetti:

"Bir an için Türkiye Cumhuriyeti hudutları içinde asayişin, huzurun, güvenin sağlanamadığını düşünelim, bir kaos ortamını gözümüzün önüne getirelim. Acaba o zaman diğer işleri yapan görevlilerimiz, memurlarımız hizmetlerini yerine getirebilirler miydi? Hakimlerimiz kendilerine emanet edilen kürsüden vatandaşlara adalet dağıtabilirler miydi? Doktorlarımız hastalarımıza şifa dağıtabilirler miydi? Neredeyse her hizmetin en önünde bizim yapmakta olduğumuz iş gelmektedir. Arkadaşlarımızdan ve öğrencilerimizden bunun bilincinde olmalarını rica ediyorum. Devlette görev alan herkes bir şeyi bilmek zorundadır; devlete efendilik olmaz, devletin efendisi olmaz, halkın efendisi olmaz. Hepimiz bu halkın hizmetkarlarıyız. Zaten halka hizmet edeni halk anlar ve onları olmaları gerektiği yere oturtur, o muameleyi, muhabbeti ve hürmeti kendilerinden esirgemez."

Mustafa Bahrettin Demirer, ülkede demokrasinin ulaştığı seviye sayesinde vatandaşların hak ve hürriyetlerini dilediğince kullandığını da belirterek, "Bu teşkilat halkın huzurunu, güvenini, memlekette asayişi sağlıyor ama bundan daha önemlisi insanlar için kaçınılmaz, vazgeçilmez ve devredilmez bir şey olan temel hak ve hürriyetlerin kullanılabileceği bu ortamı da sağlıyor. Bu, teşkilat içinde görev alan herkesin göğsünü kabartacak bir durumdur. Bu teşkilat huzuru, düzeni, güveni ve asayişi sağlamamış olsaydı, bu temel hak ve hürriyetleri de hiç birimiz kullanamayacaktık" dedi.

Demirer, konuşmasının ardından "şehitlik defterini" imzaladı.

Tören, şehitler için Kur'an-ı Kerim ve dualar okunması ve şehit mezarlarına karanfil bırakılmasıyla sona erdi.

Törenin ardından şehitler için Emniyet Genel Müdürlüğü bahçesindeki Hicret Camisinde mevlit de okutuldu.

- ANKARA

Kaynak: AA