Türk -İş: "Hükümeti Baskıcı Nitelikte Çağrılardan Uzak Durmaya Davet Ediyoruz"
Türk-İş Yönetim Kurulu, Başbakan Erdoğan'ın gazeteleri boykot çağrısından kaygı duyulduğunu kaydederek, basın yayın kuruluşlarını doğru ve yansız haber yapmaya, hükümeti ise baskıcı nitelikte çağrılardan uzak durmaya ve Türkiye'nin gerçek gündemi olan işsizlik ve yoksulluk sorununa çözüm bulmaya davet etti.
Türk-iş Yönetim Kurulu, Ramazan Bayramı nedeniyle bir mesaj yayınladı.
Türk-İş Yönetim Kurulu, Başbakan Erdoğan'ın gazeteleri boykot çağrısından kaygı duyulduğunu kaydederek, basın yayın kuruluşlarını doğru ve yansız haber yapmaya, hükümeti ise baskıcı nitelikte çağrılardan uzak durmaya ve Türkiye'nin gerçek gündemi olan işsizlik ve yoksulluk sorununa çözüm bulmaya davet etti.
Türk-iş Yönetim Kurulu, Ramazan Bayramı nedeniyle bir mesaj yayınladı. Mesajda, Türkiye'nin gerçek gündeminin işsizlik ve yoksulluk olduğuna dikkat çekilerek, "Türk halkının birinci ihtiyacı iştir, aştır. Hükümetin temel görevi, bu sorunların çözümünü beraberinde getirecek uygulamalara yoğunlaşmaktır. Siyasetin sürekli değişen yoğun ve gergin gündeminde bu sorunların çözümüne yönelik yaklaşımların olmaması, emeği ile geçinen tüm kesimleri derin bir umutsuzluk içine itmektedir" denildi.
Türkiye'nin bugün, ABD'de yaşanan ekonomik krizin Türkiye'ye olası etkilerine ilişkin gergin bir bekleyiş içinde olduğuna dikkat çekilen mesajda, "Krizle birlikte Türkiye'de ekonomik sorunların ve işsizliğin daha da artacağı endişelerine karşın Sayın Başbakan krizin Türkiye için fırsata çevrilebileceğini söylemiştir. Bahsi geçen "fırsat'ın işsizliği önleyici, istihdam yaratıcı, çalışanların ve emeklilerin yaşam koşullarını düzelten, merkezinde insan olan politikaları beraberinde getirmesi en büyük dileğimizdir" ifadesine yer verildi.
-"TÜRK-İŞ KAMPLAŞMA GİRİŞİMLERİNDE TARAF DEĞİLDİR"
Türk-İş'in, halkın, bir tarafta "laiklik elden gidiyor', diğer tarafta "darbe yapacaklar' söylemleri ile kamplara ayrılmaya teşvik edildiği her ortamda, demokratik hukuk devletine olan inancına vurgu yapacağı, yargının siyasallaştırıldığı kanısını uyandıran uygulamaların Türkiye açısından yaratacağı tehlikelere dikkat çekmeye devam edeceği belirtilen mesajda şunlar kaydedildi:
"Elbette Türkiye'de "laiklik elden gitmemeli' ve "darbe yapılmamalıdır'. Türkiye'nin bu tür çağdışı tartışmaları çoktan geride bırakmış olması gerekirken, bu konulara ilişkin hassasiyetlerin ülkeyi "bölünme' noktasına getirmesi üzücü ve tehlikelidir. Türk-İş'in kamplaşma girişimlerinde "taraf' olmasını bekleyenler büyük hayal kırıklığı yaşamaya devam edecektir. Türk-İş her zaman sorunlara emek cephesinden ve bu cephenin varolması için zorunlu olan demokrasi penceresinden bakmıştır ve bakmaya devam edecektir."
"Yolsuzluklar, sebep olduğu ekonomik tahribatın yanı sıra, kaybedildikten sonra kazanılması çok zor olan değerlerin yitirilmesini beraberinde getirmektedir" denilen mesajda, her türlü yolsuzluk iddiasının üzerine sonuç alıncaya kadar gidilmesi çağrısında da bulunuldu.
Türk-İş'in, Atatürk'ün "Basın hürriyetinden doğan mahsurların giderilme vasıtası yine basın hürriyetidir' yaklaşımını benimsediğinin vurgulandığı mesajda şu görüşlere yer verildi:
"Hükümet, gazetelerde yer alan haberleri "gerçeği yansıtmadığı' gerekçesiyle eleştirebilir, bu haberlere ilişkin tekzip mekanizması işletilerek hukuki süreç başlatılabilir. Ancak bir yayın grubunun Başbakan'ın söylemiyle boykot edilmesi ülkemizde yaşanan demokrasinin sınırları açısından Türk-İş topluluğunda kaygı yaratmıştır. Türk-İş, basın yayın kuruluşlarını "doğru ve yansız haber yapmaya', Hükümeti ise "boykot' gibi baskıcı nitelikte çağrılardan uzak durmaya davet etmektedir." (ANKA)
(AS/ZG)








