İş dünyasından 1.219 kişinin görüşlerine başvuran Ekonomist dergisi, genelde umutsuz bir tablo olduğunu saptadı.
Bu umutsuzluğun kaynağı ise global piyasalardaki olumsuz gelişmelerden daha çok, yurtiçindeki siyasi gelişmeler olarak ortaya çıktı.
EKONOMİST dergisi, son aylarda ekonomi kamuoyunu en çok meşgul eden konular hakkında bir anket düzenledi. İş dünyasından 1219 kişinin yanıtladığı 7 soruluk anketin genelinden çıkan sonuç, umutsuzluk oldu. Bu da daha çok yurtiçindeki siyasi gelişmelerden kaynaklandı. Global piyasalardaki olumsuz gelişmelerin etkisi ise daha sınırlı kaldı.
Cari açık endişe kaynağı
"Türkiye ekonomisinin en büyük riski nedir" sorusuna, katılımcıların yüzde 47’si cari açık yanıtını verdi. Bunu yüzde 24.3 oranıyla işsizlik riski izledi. Bu soruyu yanıtlayan 1152 işadamı büyümedeki yavaşlamayı yüzde 15.5 oranında üçüncü sıradaki risk olarak görüyor. Son günlerin en tartışmalı konularından biri olan enflasyonun yeniden yükselişe geçmesi riski ise katılımcıların yüzde 13.2’si tarafından en büyük risk olarak görülerek kendine dördüncü sırada yer buluyor.
AKP kapanacak fikri yaygın
İş dünyasının çoğunlukla hem fikir olduğu konu ise AKP’ye açılan davanın kapatma kararı ile sonuçlanacağı yönünde. Bu davanın nasıl sonuçlanacağına ilişkin soruya yanıt veren işadamlarının yüzde 71’i "Kapatılacak" görüşünde. Katılımcıların ancak yüzde 29’una göre bu dava AKP’nin kapatılmasıyla sonuçlanmayacak. Bu soruya verilen yanıtlar, siyasi belirsizliğin daha da artmasının beklendiğini düşündürüyor.
Siyasi risk ortadan kalkarsa
Ekonomideki bu umutsuz tablonun daha çok içerideki siyasi gerginlikten kaynaklandığı yorumunu destekleyen göstergelerden biri, borsa ile ilgili sorular oldu. İşadamlarının yüzde 74.8’i "yakın zamanda borsada yeni hisse alımı yapmayı düşünmediğini" söylerken, "evet" yanıtı için gerekli motivasyon kaynağına ilişkin soruya ise şu yanıtlar verildi: Katılımcıların yüzde 42.4’ü ’siyasi risklerin ortadan kalkması halinde’ borsaya yatırım yapacağını söyledi. Yüzde 26.4’ü endeksin 38 binin altına düşerse, yüzde 22.5’i de yurtdışı piyasaların sakinleşmesi halinde hisse alımı yapabileceğini belirtti.