Türk aydınlarından oluşan Doğu Konferansı heyeti Lübnan’daki İsrail saldırılarını kınamak ve Lübnan halkına destek vermek amacıyla Suriye`nin başkenti Şam’a geldi. Suriye`deki yolculuklarına Halep`ten başlayan 40 kişilik heyetin ilk durağı Sam oldu. Türk aydınları, daha sonra Suriye-Lübnan sınırına giderek sınırda savaştan kaçan Lübnanlılarla görüştü.
Türk halkının Lübnan’la dayanışma içinde olduğunu dile getiren aydınlar, çocuk ve kadınlara yakın ilgi gösterdi. Türk aydınlara Suriyeliler de yoğun ilgi gösterdi. Gümrükte birçok yetkiliyle görüşen 40 kişilik heyet, Lübnan`da bir insanlık dramı yaşandığını ancak manevi destek vermekten başka bir şey yapamadıklarını, çünkü savaş karşında insanlığın çaresiz kaldığını belirtti.
Lübnan’a giremeyen heyet Şam’a geri döndü. Aydınlar, Şam yolu üzerinde bulunan Zabadani bölgesinde Suriye yönetimi tarafından savaştan kaçan Lübnanlılar için hazırlanan kampı da ziyaret etti. Doğu Konferansı ekibi orada bulunan Lübnanlılara yakından ilgi göstererek onlara küçük yardımlarda bulundu. Son durak olarak Suriye Parlamentosu’na gelen ekibi yüzlerce Türk ve Suriyeli öğrenci karşıladı. Ekibin öncülüğünü yapan Mehmet Bekaroğlu, parlamento önünde alkışlar eşliğinde yaptığı konuşmada, İsrail saldırılarını kınadı. Konuşma sırasında, ‘İsrail`e ölum’, `Lübnan halkıyla kardeşiz` şeklinde sloganlar atıldı.
¨TÜRKİYE BÖLGEDE OLUP BİTENLERİN DIŞINDA KALAMAZ¨
Parlamentonun önünde basın mensuplarına demeç veren Doğu Konferansı Başkanı Mehmet Bekaroğlu, Lübnan’daki saldırılara isyan etmek üzere geldiklerini belirterek, “İslam Konferansı Örgütü nerede? Arap Birliği nerede? Müslümanlar nerede? diye sordu. Lübnan ve Suriye halkının yanında olduklarını bütün dünyaya ilan ettiklerini ifade eden Bekaroğlu, savaşın İsrail-Filistin, İsrail-Arap savaşı olmaktan çıktığını ve İsrail ile ABD’nin bütün İslam alemine hatta bütün insanlığa savaş açtığını söyledi.
Bekaroğlu, Türkiye`de değişik eğilimleri olan bir grup aydın ile İsrail saldırılarını kınamak amacıyla Suriye`ye geldiklerini belirterek, Lübnan’da bir insanlık trajedisi yaşandığını ve bunun sınıra da yansıdığını dile getirdi. Bekaroğlu, Lübnan’a yapılan saldırıların sadece İsrail tarafından yapılan bir saldırı olmadığını, bunun emperyalizmin bölgede yaptıklarının bir göstergesi olduğuna işaret etti.
Bekaroğlu, İsrail’in Lübnan’da tek başına pervasızca hareket etmediğini belirterek, ABD’nin İsrail’e yeni silahlar ve bombalar vermekle meşgul olduğunu ifade etti. Dünyanın bu saldırıların karşında susmasının büyük bir üzüntü yarattığını kaydeden Bekaroğlu, Türkiye’nin burada olup bitenlerin dışında asla kalamayacağını belirtti.
NİHAT GENÇ: ARAP ÜLKELRİ YAN YANA OLMALI
Doğu Konferansı ekibinden Nihat Genç, Türkiye halkının sivil temsilcileri olarak Türkiye halkının Lübnan halkına gönderdiği yardımları iletmek üzere Suriye`ye geldiklerini belirterek, Suriye-Lübnan sınırında ülkelerinden kaçmakta olan on binleri gördüklerini anlattı. İsrail’in Lübnan’a yaptıklarının haksızlık olduğunu belirten Genç, bu haksız savaşta Müslüman kardeşlerinin yanında olduklarını göstermek için Suriye`de olduklarını kaydetti. Genç, Arap ülkelerinin böyle bir durumda yan yana gelmeleri gerektiğini dile getirdi. Geçmişte büyük bir iç savaş yaşayan Lübnan’ın yeniden bir savaşa sürüklendiğini kaydeden Genç, Lübnan diye bir ülkenin kalıp kalmayacağı konusunda endişe içinde olduklarını belirtti.
Nuray Mert: TÜRKİYE AÇISINDAN DA ÖNEMLİ BİR MESELE
Sembolik amaçlı olarak sınıra geldiklerini belirten Nuray Mert, duyarsız kalmamak adına Suriye`de bulunduklarını ve bunun Türkiye acısından çok önemli bir mesele olduğunu dile getirdi. Dünyada irili ufaklı gösteriler varken Türkiye’de ufak bir iki gösteri dışında birşey olmadığını kaydeden Mert, Türkiye’de bunu kışkırtmak adına da geldiklerini söyledi. Mert, heyetten bazılarının sembolik olarak Lübnan’a vize aldıklarını da sözlerine ekledi.
40 kişiden oluşan Duğu Konferansı ekibi gece yarısından sonra Suriye`den ayrılarak Türkiye`ye döndü.