Turizm Fuarında AB'ye Mesaj(2)

"İzmir önemsediğimiz bir ilimiz.
Turizm FUARINDA AB'YE MESAJ(2)
İzmir BELEDİYECİLİK KONUSUNDA HAK ETTİĞİ DEĞERİ ALMIYOR
"İzmir önemsediğimiz bir ilimiz. EXPO 2020 için hep birlikte ter döktüğümüz, hak ettiği hizmetlerden fazlasıyla yararlanabilmesi için çaba sarf ettiğimiz bir il. İzmir, Başbakan'ın çok önem verdiği bir il. Bazıları, İzmir'i birtakım ideolojilerin arka bahçesi gibi lanse etmeye kalktı. AK Parti 35 projesiyle 35 kararlı yaklaşımla İzmir'i hak ettiği noktaya taşımak istiyor. Bize oy veren, vermeyen herkesin hükümetiyiz. İzmir'e verilen önem kabinede iki bakanlık vererek gösterildi. Sadece İstanbul ve İzmir'in iki bakanı var. İstanbul ve İzmir'in Başbakan'ın gönlündeki yeri farklıdır. İzmir maalesef belediyecilik konusunda hak ettiği değeri almıyor. Az kaldı İzmir sık dişini 2014 geliyor."
'EXPO'YU KILIF YAPMASINLAR'
Bakan Bağış, bir basın mensubunun EXPO 2020 sunumunda İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne yapılan operasyonun süreci olumsuz etkileyip etkilemediği yönündeki sorusuna ise şu sözlerle yanıt verdi:
"Belediye operasyonlarının EXPO sürecini olumsuz etkilediğine katılmıyorum. Oy kullanan Batılı ülkelerin çoğu şeffaflık ve denetlenmeyi benimsemiş ülkelerdir. Sadece bu ülkelere ilgili denetleme kurullarının işini yaptığını gösterir. Kimsenin korkusu, kabahati yoksa bundan rahatsız olmaması gerekir. Kapatmak, gizlemek istedikleri bir şey varsa, buna da EXPO'yu malzeme yapmaya kalkmasınlar. Birtakım yanlış hareketlerini EXPO'ya kılıf yapmaya çalışmasınlar. Bunu kimsenin vicdanı kabul etmez. EXPO için destek istediğimiz ülkelerin vicdanları kabul etmez."
'ŞİKE YASASI'NI PARTİ GRUPLARI YENİDEN DEĞERLENDİRİR'
Bakan Bağış, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'un veto ettiği Şike Yasası ile ilgili bir soruyu da şöyle yanıtladı:
"Şike Yasası, TBMM'ye en büyük üç partinin ortak tasarısı olarak gelmiştir. Spor camiasının ortak talebi olarak gelmiştir. AK Parti, CHP ve MHP'nin oyuyla, isteğiyle Cumhurbaşkanı'nın takdirine sunulmuştur. Cumhurbaşkanı anayasal değerlendirmesini yapmıştır ve veto etmiştir. Bunun parti grupları içinde değerlendirmesini yaparız. Bir haftadır yurtdışındaydım. Buraya Kopenhang'tan geldim. Ankara'daki çalışma arkadaşlarımla bu konuyu değerlendiremedim."
'YARIM DEVLETLE AYNI MASAYA OTURMAYIZ'
"Bu işin fantezisi yok. Biz Güney Kıbrıs'ın dönem başkanlığını görmektense, KKTC ile Rum yönetiminin birlikte oluşturacağı birleşik bir Kıbrıs devletinin dönem başkanlığını üstlenmesini istiyoruz. Kıbrıs'ta kapsamlı bir çözümün oluşması için çalışıyoruz. Olursa ne ala. Olmazsa, Kıbrıs devleti yarım devlet olarak AB dönem başkanlığını yürütür. Bu AB'nin saygınlığına gölge düşürür. Bu gölgeye rağmen Kıbrıs dönem başkanlığını sadece Rumlar'ın yönetmesine izin verirse, biz aynı masaya oturmayız. Önemli olan fasıl açmak değil önemli olan reform yaparak zihinleri açmaktır. Ada'da herkesin huzur içinde yaşayacağı ortak bir devlet oluştursunlar. Yarım devletle aynı masaya oturmayız. İktidar muhalefet birlikte bu konuda tek yüreğiz. Çünkü Kıbrıs bizim davamız. Ne Kıbrıs için AB'den, ne AB için Kıbrıs'tan vazgeçeriz. Kendi çapında yarım devletin ayak oyunlarına boyun eğecek değiliz."
'PETROL ARAMA PROVOVASKOYUNUN TA KENDİSİDİR'
"AB Genel İşler Konseyi gibi AB'nin en önemli kurullarından birini, 'rutin işler fuzuli işler komisyonu' haline getirmeye çalışan bir Rum yönetimi ile karşı karşıyayız. Provokasyonu en üst seviyeye çıkaran Rum kesimine AB'nin bir çağrıda bulunmamasını akıl tutulmasına bağlıyoruz. Kıbrıs Rum yönetimi Avrupa'nın çıkarlarını ipotek altına almasıyla karşı karşıya. Doğalgaz ve petrol arama çalışmaları provokasyonun ta kendisidir. Bu gazoz değil ki gazı kaçsın. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri takvimli bir çaba içindeyken, Akdeniz'in tabanında delik açmak provokasyondan başka bir şey değildir." - İzmir












