Türban Düzenlemesi Anayasa Komisyonu'nda Görüşülüyor
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, En Temel Hakkın, Uygulayıcıların Lütfuna Bırakılamayacağını Belirterek, "Halka Hesap Vermeyenlerin Üzerimizde Baskı Kurmasına İzin Vermeyelim" Dedi. Başörtüsünün Bağlanma Şekline İlişkin Arayış İçinde Olduklarını Söyleyen Çiçek, "Çözüm Buysa Annemizin, Teyzemizin Örttüğü Gibi Olsun" Dedi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, en temel hakkın, uygulayıcıların lütfuna bırakılamayacağını belirterek, "Halka hesap vermeyenlerin üzerimizde baskı kurmasına izin vermeyelim" dedi. Başörtüsünün bağlanma şekline ilişkin arayış içinde olduklarını söyleyen Çiçek, "Çözüm buysa annemizin, teyzemizin örttüğü gibi olsun" dedi.
TBMM Anayasa Komisyonu, yükseköğrenimde türban yasağının kaldırılması için Anayasa'nın 10. ve 42. maddesinin değiştirilmesini öngören kanun teklifinin görüşmelerini sürdürüyor. Teklifin birinci maddesi üzerindeki görüşmeler sırasında söz alan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Çiçek, başörtüsünün bağlama şekliyle ilgili tartışmalara işaret ederek, "Çözüm buysa annemizin, teyzemizin örttüğü gibi olsun. Eğer bir çözümse bunu yazalım. Ortak bir yok bulalım. Biz bir arayış içindeyiz" diye konuştu.
"REFERANDUM DOĞRU OLMAZ"
En temel hakkın uygulayıcıların lütfuna bırakılamayacağını söyleyen Çiçek, Tarhan Erdem'in yaptığı bir araştırmaya göre Türkiye'de toplumun yüzde 75'inin, türbanın serbest bırakılmasını istediğine işaret etti. Bu işin referanduma götürülmesi halinde buna yakın bir sonuç alınacağını kaydeden Çiçek, "Ama bu doğru olmaz. Bir temel hak ve özgürlüğü halkın seçimine dönüştüremezsiniz. Halka, 'yaşam hakkı verilsin mi verilmesin mi?' diye sorabilir miyiz?" şeklinde konuştu. Rektörlerin tepkilerine gönderme yapan
Çiçek, "Halka hesap vermeyen bir kısım insanların bizim üzerimizde baskı kurmasına izin vermeyelim" dedi. Bağlama şekline ilişkin tekliflere açık olduklarını dile getiren Çiçek, "Buradan bağlanması yanlışsa, buyurun, nasıl bağlansın diyorsanız öyle yapalım" diye konuştu. Kimsenin kimseye baskı kurmaması gerektiğini vurgulayan Çiçek, baskı kuranın da bunun bedelini ödeyeceğini ifade etti. Kendi hakkını, özgürlüğünü kötüye kullananların bedelini ödeyeceğini bildiren Çiçek, gerekirse bunun için de düzenleme
yapılabileceğini söyledi. Vatandaşların siyasetçilerden bunu beklediğini belirten Çiçek, "Bu bir bilek güreşi değil. Benim kimseyle bilek güreşi tutmaya da niyetim yok. Başka türlü bizi eleştirin, yerin dibine batırın. Ama ben Cumhuriyet çocuğuyum. Rejimin altını oyacak hiçbir şeye bugüne kadar imza atmadım" ifadelerini kullandı.
"FIRSATÇILAR BUNU SÜREKLİ KAŞIYOR"
Siyasetçilerin sık sık görüş değiştirmelerine yönelik eleştirilere de cevap veren Çiçek, "Onlar fikir değiştirince bilim adamı oluyor, biz siyasetçiler fikir değiştirince dönek mi oluyoruz?" dedi. Getirdikleri teklifin beğenilmeyen yerleri olabileceğini ifade eden Çiçek, ama bunun geriye bırakılmasının yanlış olacağını kaydetti. Çiçek, "Ne zamana kadar, 1 gün mü, 5 yıl mı, 10 yıl mı? Yazık oluyor. Bir kısım fırsatçılar bunu sürekli kaşıyor" dedi.
Toplantının sabahki bölümünde kullanılan üslubun hoş olmadığını vurgulayan Çiçek, Parlamento'ya güven açısından da bunun hoş olmadığını dile getirdi. Çiçek, "Şu konuşmalarımda sizi üzen birşey söylediysem özür dilerim. Diğer arkadaşlar da özür dilesin, şuradan el ele, kol kola çıkalım" şeklinde konuştu.
(ZÇ-NÇ-Y)








