Ttb: "Tepecik Hastanesi'nde Yaşanan Bebek Ölümleri Çok Nedenli Bir Olay"

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Türk Tabipler Birliği (TBB) Merkez Konseyi Başkanı Gençay Gürsoy, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin Yenidoğan Servisi'nde 13 Bebeğin Ölmesinin "Çok Nedenli Bir Olay" Olduğuna İşaret Ederek, Bebek Ölümlerinin Yaşandığı Gecede Hasta Yoğunluğuna Karşın, Nöbetçi Hemşire Sayısının Yetersiz Olmasının Dikkat Çekici Olduğunu Söyledi.

Türk Tabipler Birliği (TBB) Merkez Konseyi Başkanı Gençay Gürsoy, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin Yenidoğan Servisi'nde 13 bebeğin ölmesinin "çok nedenli" olduğuna işaret ederek, bebek ölümlerinin yaşandığı gecede hasta yoğunluğuna karşın, nöbetçi hemşire sayısının yetersiz olmasının dikkat çekici olduğunu söyledi.

TBB'de düzenlenen basın toplantısıyla olaya ilişkin bilgi veren Gürsoy, erken gömülen 5 çocuğun otopsilerinin ve kan kültürlerinin sonuçlarının henüz belli olmadığını hatırlattı. Bu nedenle enfeksiyondan olasılığından söz etmek mümkün olabileceğini ifade eden Gürsoy, ancak net, berrak kanıtların ellerine henüz geçmediğini bildirdi.

Gürsoy, söz konusu hastanedeki yatak kapasitesinin 30'u küvez olmak üzere 45 olduğunu, solunum cihaz sayısının 10, monitör sayısının da 30 olduğunu belirterek, bu rakamların yeterli sayılabilecek bir altyapıya işaret ettiğini söyledi. Hastanede hekim sayısı bakımından da eksikliğin söz konusu olmadığını kaydeden Gürsoy olayın yaşandığı gece nöbetçi hemşire sayısının yetersiz olduğuna dikkat çekti. Gürsoy "Hastanedeki hemşire sayısı 38, 45 hastaya bölerseniz hemşire sayısı da düşük sayılmaz. Bir tek dün olayın olduğu gece nöbetçi hemşire sayısı 7 ve yatakların tamamı dolu. Tabi burada nöbetçi hemşire sayısının yetersiz olduğu anlaşıyor. O gece eğer ağır bakım gerektirecek hasta sayısı yoğunluktaysa, hemşire sayısı bakımından yetersiz olduğu anlaşıyor. Ama henüz nedenler ortaya çıkmış değil" diye konuştu.

-"ÇOK NEDENLİ BİR OLAY"

Gürsoy, geçmiş örneklere bakıldığında "çok nedenli bir olayla" karşı karşıya kalındığını belirterek, hastanenin iki yıllık, yeni bir bina olduğunu, "bu yeni taşınmışlığın" bir takım sorunlar getirebileceğini söyledi. Hastanede bir hasta yoğunluğunun yaşandığının kesin olduğunu savunan Gürsoy, koordinasyon eksikliğinin de göz önüne alınması gerektiğini belirtti. Gürsoy şöyle devam etti:

"Bu yoğunlukta hasta kabul etmek zorunda kalmaları bu tip kurumların risk faktörü bakımından önem taşıyor. Neden acaba çok yoğun? Başka hastanelerle bir koordinasyon eksikliği var mı? Eski örneklere baktığımız zaman üzerinde durulması gereken bir şey; zaman zaman mesala aynı kentteki üniversite hastanesinde daha az sayıda hasta bakılırken, bir devlet hastanesinde çok yüksek rakamlara çıkılabiliyor. Üniversite hastanelerinin çok haklı nedenleri var. Kadrolar yeterli değil, kadrolar Sağlık Bakanlığı tarafından verilmeyen kadrolar. Hemşire yetersizliği üniversite hastanelerinde özellikle önemli. Yoğun Bakımda, yeni doğan yan dal uzmanı olmuş yetişkin hekim sayısı bakımından eksiklikler var. Bütün bunlar ciddi bir koordinasyon içinde, Sağlık Bakanlığı'yla bir eş güdüm içinde kolayca giderilebilecek şeyler. Demek ki bütün bu olayların altında yatan bir eğitim, koordinasyon eksikliği sorunu var."

-"TAŞERON HİZMET DE SORUMLU"

Olayda hemşire dışında yardımcı sağlık personelinin taşeron statüde hizmet vermesinin de etkili olabileceğini kaydeden Gürsoy, "Bu tür mekanlarda sürekli çalışan, oranın disiplinine alışmış personel gerekirken, Sağlıkta Dönüşüm Programıyla birlikte taşeron sağlık hizmeti, bütün hastanelerde başvurulan yöntem haline geldi. Bu bir eksikliği işaret ediyor. Hijyen kültürü, enfeksiyondan korunma bakımdan da yetersizlikler söz konusu" diye konuştu.

-"İKTİDARIN GÜNDEMİNDE İSTİFA DİYE BİR MÜESSESE YOK"

Gürsoy, geriye doğru bakıldığında bunca olaya rağmen, "ciddi bir siyasi sorumluluğun" kabul edildiğine dair bir işaret göremediklerini ifade etti. Gürsoy, "Tıpkı Tuzla olayında olduğu gibi, bir biri ardına ölümler yaşanırken Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik üzüntülerini belirtmekle yetiniyor. Deniz Feneri davası açılıyor, Türkiye'ye uzanan bir takım suçlar söz konusu, kamu hizmetinde görevli insanlar söz konusu. İstifa diye bir müessese siyasi iktidarın gündeminde hiçbir zaman olmuyor. Birbiri ardına tekrarlayan çocuk ölümleri, bu görevi yüklenen makamların siyasi sorumluluğunu gerektiren bir şeydir. Bunu vurgulamak lazım" dedi.

-"SAĞLIK BAKANLIĞI DÜĞMEYE BASSIN"

Yaşanan olayın sonuç olarak diğerlerinden farklı olmadığını dile getiren Gürsoy, Sağlık Bakanlığı'nı işbirliği içinde çalışmaya davet etti. Gürsoy, "Bu sefer gerçekten ciddi tedbirler alınır, mevcut ne kadar bu tip olaylara bakan kurum varsa; Sağlık Bakanlığı, Üniversiteler, Özel Hastaneler, TBB'nin bu konuda yetişmiş özel elemanları, bunları yan yana getirilir. Ortak bir çözüm için Sağlık Bakanlığı'nın artık düğmeye basması lazım" diye konuştu. (ANKA)

(GO/ZG)

Kaynak: ANKA