'Trilyona' Kapatma Hukuka Aykırı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Hakkındaki "Kayıp Trilyon" Davasında Kovuşturmaya Yer Olmadığına Karar Vererek Dosyayı Kapatması Tartışma Yarattı. Hukukçuların ve Siyasetçilerin Tepkileri Şöyle:
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hakkındaki "kayıp trilyon" davasında kovuşturmaya yer olmadığına karar vererek dosyayı kapatması tartışma yarattı. Hukukçuların ve siyasetçilerin tepkileri şöyle:
Sabih Kanadoğlu (Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı) Cumhurbaşkanlarının görevlerinden önce işledikleri veya görevleri sırasında işleyeceği kişisel suçlara ilişkin anayasada herhangi bir düzenleme yok. Bu durumda cumhurbaşkanı hakkında, sade bir vatandaş veya dokunulmazlığı kaldırılmış bir milletvekili gibi işlem yapılması gerekir. Aksi her türlü davranış, anayasanın eşitlik ilkesine aykırılık oluşturur. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kararı da bu yönüyle hukuka ve anayasaya aykırıdır.
Prof. Dr. Hikmet Sami Türk (Eski Adalet Bakanı Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi) Cumhurbaşkanı da olsa da bir suç işlemişse görev süresi sona erdikten sonra yargılanması gerekir. Anayasa değişikliği çalışmaları var. Bana göre konması gereken hükümlerden biri budur.
Vural Savaş (Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı) Karara, Maliye Bakanlığı itiraz edebilir. Suçtan zarar gören sıfatıyla hukuk davalarını da onlar açtı. Bu raporu da o dönemde Maliye göndermişti. Biz, Başsavcılığa iletmiştik. Yapılacak çok şey var ama yapacak merci yok.
Mehmet Şandır (MHP Grup Başkanvekili) Anayasa’ya göre Cumhurbaşkanı’nın yasama dokunulmazlığı bulunmamaktadır. Cumhurbaşkanı olmadan önceki eylem ve söylemlerinden ötürü sorgulanabilir, yargılanabilir.
Atilla Kart (CHP Konya Milletvekili) Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın verdiği kararın hiçbir Anayasal ve yasal dayanağı yok. Bu karar ’Keennem yekun’ (yok hükmünde) sayılmalıdır.








