CHP'nin Başbakan Erdoğan ve İçişleri Bakanı
Beşir Atalay hakkında "yasadışı dinleme yapılmasına zemin oluşturdukları" gerekçesiyle verdiği Meclis Soruşturma Önergesi Meclis Genel Kurulu'nda görüşülüyor. Genel Kurul'da, AKP'li
Yılmaz Tunç'un, CHP Genel Sekreteri
Önder Sav'ı eleştirmesi CHP'lilerin tepkisine yol açtı. CHP Grup Başkanvekili
Kemal Kılıçdaroğlu, AKP'li Tunç'un sözlerine, "Bu ülkeye 65 bin Amerikan askerini getirip Irak'a savaş açmak isteyen kimdi AKP, Irak'ta bir milyon Müslüman öldürüldü, bunun sorumlusu kim, AKP. Irak'ta binlerce Müslüman kadına tecavüz edildi, bunun sorumlusu kim AKP. BOP'un eşbaşkanı kim, Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan. Bize Müslümanlık dersi veremezsiniz. Hadi canım sizde" diye karşılık verdi.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve 56 milletvekilinin Başbakan Erdoğan ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay hakkında verdiği soruşturma önergesinin görüşmelerine Meclis Genel Kurulu'nda devam ediliyor. Genel Kurul'da önerge üzerine ilk sözü, önerge sahipleri adına CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu aldı. Bir toplumu çağdaş kılan temel unsurun hukukun üstünlüğü olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, hukukun üstünlüğünün yaşama geçirilmemesi halinde bundan insan haklarının zarar göreceğini kaydetti. Daha önce Parlamento'da telefon dinlemelerle ilgili bir yasa çıkarıldığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, bu yasanın temel noktasının dinlemelerin hukuk devleti ilkesine uygun ve yargı kararları çerçevesinde olması yönünde olduğunu kaydetti. Yasada telefon dinleme konusunda yargı kararlarının çerçevesinin belirlendiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, Erdoğan ve İçişleri Bakanı Atalay'ın yasadışı dinlemeye ortam hazırladığını söyledi.
-"BAŞBAKAN HESABINI VERMELİ"-
Önce Emniyet Genel Müdürlüğü'nün daha sonra da Jandarma Genel Komutanlığı'nın Türkiye genelinde izleme yetkisi aldığını belirten Kılıçdaroğlu, "yargı kararlarına baktığımızda Türkiye genelinde herkes terörist gibi bir mantıkla izlemeye alınmıştır. Parlamentonun vermediği bir yetkiyi yürütme organı nasıl bu kadar yasalara aykırı olarak kullanabilir? Topu yargıya atmaya gerek yok. Bizim muhatabımız yürütme." Dedi. Telekomünikasyon Kurumu'nun, Jandarma da izleme yetkisi aldıktan sonra Adalet Bakanlığı'na başvurduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Telekomünikasyon kime bağlı, başkanını kim atar. Doğrudan Başbakan'a bağlı. Cumhurbaşkanının da onayı var diyebilirsiniz. Hayır Cumhurbaşkanı bu atamada dışarıda tutulmuş vaziyette. Hem atama hem denetim yetkisini bir kişi elinde bulundurursa orada demokrasi ve insan haklarının korunacağından söz edebilir misiniz?" dedi.
Yargıtay'ın telefon dinlemelerle ilgili verdiği kararın ardından Başbakan Erdoğan ve İçişleri Bakanlığı'nın harekete geçmediğini kaydeden Kılıçdaroğlu, "Telekomünikasyon Kurumu niçin emniyet için değil de sadece Jandarma için başvurdu bu sorunun yanıtını bekliyoruz." diye konuştu. Başbakan Erdoğan'ın CHP'nin önergesi için "soruşturma önergesi verdiler havada kaldı' dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Başbakan'ın gelip burada hesabını vermesi lazım. Telekomünikasyon Kurumu başkanını nasıl atadınız, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün izleme yetkisini kaldırdınız mı; bunların hesabını vermeli" diye konuştu.
-"DİNLENMEDİĞİNİ SÖYLEYEN VARSA BUYURSUN"-
Genel Kurul'da DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş ise toplumun yüzde 51'inin işkenceye hoş görür hale geldiğini belirtirken toplumun insan haklarına duyarlılığı ve refleksinin giderek azaldığını söyledi. CHP Genel Sekreteri Önder Sav'ın dinlendiği iddialarının vahim olduğunu buna rağmen toplumsal refleksin zayıf olduğunu belirten Demirtaş, şöyle konuştu:
"Dinlenmediğini, fişlenmediğini, takip edilmediğini iddia eden varsa buyursun. Bu duyguya sahip olmayan bir kişi varsa buyursun, içim rahat, evimin telefonu dinlenmiyor, izlenmiyorum diyen varsa buyursun biz de saygı duyalım. İçişleri bakanının gerçekten içi rahat mı, telefonlarının dinlenmediği, kendisinin izlenmediğine dair içi rahat mı? Takip edilmeyen üst düzey kamu görevlisi var mı?Bu işi yapan kılıfını hazırlıyor, delil bırakmıyor. Meclis komisyonu bile delillere ulaşamıyor. Hükümet bu konuda bizleri ikna etmediği müddetçe toplumun içi rahat olmamalı, bizim içimiz rahat değil, kimsenin içi rahat olmamalı."
-"TOPLUMU KORKU TÜNELİNDEN GEÇİRMEYE KİMSENİN HAKKI YOK"-
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da Genel Kurul'da yaptığı konuşmada, yasadışı telefon dinlemeleriyle ilgili iddiaların önemsenmesi gerektiğini belirterek, sorunun iktidar-anamuhalefet çekişmesi olarak algılanmaması gerektiğini söyledi. Şandır, "Bu iddialar Türkiye'ye yakışmaz, bize yakışmaz, çağa yakışmaz. Tüm meclisi işin içine katarak bir komisyon kurulsun, bu komisyon iddiaları incelesin ve çözüm üretsin. Hükümetimiz devletimiz bu suçla yaşamaktan kurtulsun. İddialar çok ciddi bir suçlamayla soruşturmaya konu oluyor. Buna hakkımız yok. Bu ülkeyi kendi sorunlarımızla meşgul etmeye hakkımız yok. Gelin bu işi araştıralım, çözümünü birlikte bulalım.Gerekiyorsa anayasa gerekiyorsa kanun gerekiyorsa kurumlar oluşturalım. Bu kurumlarla ülkemizi bu suçlamalardan kurtaralım. Toplumu böyle bir korku tünelinden geçirmeye kimsenin hakkı yok" diye konuştu.
-"BİZE MÜSLÜMANLIK DERSİ VEREMEZSİNİZ"-
Genel Kurul'da AKP adına Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç konuşurken, Tunç'ın, CHP Genel Sekreteri Önder Sav'ın Hazreti Muhammed'le ilgili sözlerini gündeme getirmesi CHP'lilerin tepkisine yol açtı. CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu sataşma olduğu gerekçesiyle söz alarak AKP'li Tunç'a, "Bu ülkeye 65 bin Amerikan askerini getirip Irak'a savaş açmak isteyen kimdi; AKP, Irak'ta 1 milyon Müslüman öldürüldü, bunun sorumlusu kim; AKP. Irak'ta binlerce Müslüman kadın tecavüze uğradı, bunun sorumlusu kim AKP. BOP'un eşbaşkanı kim Başbakan Recep Tayyip Erdoğan. Bize Müslümanlık dersi veremezsiniz, hadi canım sizde' karşılığını verdi. (ANKA)
(EG/ZG)