TBMM Genel Kurulu'nda 23 Nisan Özel Oturumu

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, Ulusal Egemenliğin Demokratik, Katılımcı ve Çoğulcu Bir Düzen İçinde Tesis Edilmesinin 23. Dönem Meclis'in Önünde Duran En Öncelikli Etik ve Vicdani Görev Olduğunu Savunarak, "Birinci Dönem TBMM'nin Mayasında Bulunan Demokratik Özü Yeniden Canlandırıp, Demokratik Ulusal Gelişimimize İvme Kazandırmak Zorundayız" Dedi.

DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, ulusal egemenliğin demokratik, katılımcı ve çoğulcu bir düzen içinde tesis edilmesinin 23. dönem Meclis'in önünde duran en öncelikli etik ve vicdani görev olduğunu savunarak, "Birinci dönem TBMM'nin mayasında bulunan demokratik özü yeniden canlandırıp, demokratik ulusal gelişimimize ivme kazandırmak zorundayız" dedi.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla özel gündemle toplanan TBMM Genel Kurulu'nda DTP adına konuşan Grup Başkanı Ahmet Türk, 1918 Ekim'inden başlayıp 1920 Nisan'ına kadar yapılan onlarca kongrenin sonucunda ortaya çıkan Büyük Millet Meclisi'nin dönemin dünya sistemi ve koşullarıyla karşılaştırıldığında müthiş bir demokrasinin doğuşuna işaret ettiğini belirtti. Katılımcı, kapsayıcı ve ademi merkeziyetçi bir demokratik zihniyeti temsil eden birinci dönem TBMM'nin, modern Türkiye'nin ilk Anayasası olan 1921 Anayasası'nı kabul ettiğini hatırlatan Türk, bu Anayasa'nın yerel özerklik ve çoğulculuk ilkelerinin Atatürk önderliğinde demokratik, ademi merkeziyetçi, sosyal ve laik bir hukuk devleti kurulduğunu gösterdiğini söyledi.

1924 Anayasası ve Takrir-i Sükun ile birlikte Meclis'in iradesine rağmen başlayan antidemokratik ve otoriter dönemde farklı kimliklerin inkarı ve asimilasyonu, eleştirel düşünceler ve örgütlenmelerin tasfiye edilmesi ve inançlara yönelik baskıcı tutum ile 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' felsefesinden adım adım uzaklaşıldığını savunan Türk, milletin iradesine yapılan bu ilk müdahalenin Meclis'e ve cumhuriyete karşı yapılan büyük bir komplo olduğunu söyledi. 1946 yılına kadar yapılan her türlü sivil ve çoğulcu girişimin, sanal tehditler ve tehlikeler yaratılarak engellendiğini belirten Türk, ittihatçı ve statükocu zihniyet sınırlı düzeydeki demokratik yapının içinde de gölümü olduğundan, türlü entrikalarla dolu darbe siyaseti kültürünün bu dönemde de devam ettiğini kaydetti. Ulusal egemenliğin demokratik, katılımcı ve çoğulcu bir düzen içinde tesis edilmesinin 23. dönem Meclis'in önünde duran en öncelikli etik ve vicdani görev olduğunu belirten Türk, "Birinci dönem TBMM'nin mayasında bulunan demokratik özü yeniden canlandırıp, demokratik ulusal gelişimimize ivme kazandırmak zorundayız" diye konuştu.

Jakoben, merkeziyetçi ve otoriter zihniyet ile TBMM'nin kuruluş felsefesinin birbiriyle uzaktan yakından alakası olamayacağını belirten Türk, Meclis'i güçlü olmayan devletlerin yürütme ve yargı erklerinin de güçlü olamayacağını söyledi. Türk, "Bu bağlamda genç Meclisimizin ve cumhuriyetimizin kuruluş felsefesine uygun olarak demokratikleşmesi, ilk adım olarak sivil bir Anayasa'nın yapılması kaçınılmaz bir zorunluluk ve asli bir görev olarak bu çatı altında bulunan bütün meslektaşlarımın öncelikli görevidir" şeklinde konuştu.

(ZÇ-CC-ÖK-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı