Milli Eğitim Bakanı
Hüseyin Çelik, Türkiye'deki öğretmen açığının bugün için 25 bin olduğunu, Aralık ayında 10 bin öğretmen ataması yapacaklarını belirtti. Çelik, "Türkiye'de vahamet derecesinde bir öğretmen açığından bahsedilemez" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Çelik, TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerinin sözlü soru önergelerini cevapladı. CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün'ün, yurtların fiziki şartları ve Bilecik'te üniversite öğrenci yurdu yapılıp yapılmayacağı sorusunu cevaplayan Çelik, Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun yurtlarına en fazla talebin 1. sınıf öğrencilerinden geldiğine işaret etti. 1. sınıfta yurtlara yerleşen öğrencilerin daha sonra arkadaşlarıyla ev tutmayı tercih ettiklerini kaydeden Çelik, "Evlerin tercih edilmesi kredi
yurtlar kurumundaki şartların elverişli olmamasından, konfora sahip olmamasından kaynaklanmıyor. Kredi ve Yurtlar Kurumu yurtları, çevre ülkelerde bile örnek gösterilebilecek temizliktedir ancak öğrencilerin ev ortamını tercih etmelerinin önüne geçmek mümkün değildir" dedi. Çelik, üniversite kurulan illerin büyük kısmında yurtların inşaatının devam ettiğini kaydetti.
Çelik, CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün Ardahan'daki bazı ilköğretim okullarının çatılarının aktığı, tuvaletinin, pencerelerinin, istinat duvarının olmadığı, öğretmen bulunmadığı ve bunlarla ilgili bir çalışma yapılıp yapılmayacağı yönündeki 22 ayrı soru önergesini cevapladı. Zaman zaman sorulan soruların, sorulduğu tarihte cevaplandırılmadığında bir süre sonra değerini yitirdiğine işaret eden Çelik, Öğüt'ün 22 sorusunu 15 Ağustos'ta sorduğunu, soruların Ağustos sonunda Milli Eğitim Bakanlığı'na
intikal ettiğini hatırlattı. Bütün köyler ve bütün okullar için çatının akmaması, tuvaletin olmaması, pencerelerin olmaması, istinat duvarı bulunmaması, öğretmen olmaması gibi sorunların bir standart olamayacağını vurgulayan Çelik, "Danışmanınız özenli davranmamış. Bütün köylerdeki okulların aynı problemlerle karşı karşıya kaldığını söylemek söz konusu olamaz. Yarım saat burada bunlar okundu. Bunu milletvekili sorumluluğuyla bağdaştırmıyorum. Merkezde, Ankara'da bu soruların cevaplarını arama yerine bu
soruların cevaplarını mahallinde de bulabileceklerini ifade etmek isterim. İlköğretim okullarının onarımı ve her türlü faaliyet il özel idaresi tarafından yapılır. Herhangi bir milletvekili İl Özel İdaresi'ne müracaat ederek bu soruların cevabını bulabilir" diye konuştu.
Ardahan Valiliği'nden alınan bilgiye göre söz konusu okullarda bahsedilen sorunların bulunmadığını kaydeden Çelik, soru önergesine konu olan okullarla ilgili tek tek açıklamalarda bulundu. İktidara geldikleri günden bu yana kamunun kullanımına tahsis edilen kadroların asgari yarısının Milli Eğitimi Bakanlığı'na tahsis edildiğini anlatan Çelik, 2003-2007 yılları arasında başta öğretmen olmak üzere istihdam edilen ilave insan sayısının 300 bin civarında olduğunu kaydetti. Çelik, "Türkiye'deki öğretmen açığı
bugün için 25 bindir. Aralık ayında 10 bin öğretmen ataması yapacağız. 12 bin de değişik branşlarda öğretmen fazlamız vardır. Vehamet derecesinde bir öğretmen açığından bahsedilemez. Bunları bulamadığımızda ücretli öğretmen uygulamasına gidiliyor. Her halükarda dersler boş geçmemektedir" şeklinde konuştu.
Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç'in taşımalı eğitimle ilgili sorusunu da cevaplayan Çelik, kendisinin de 7 yaşından itibaren, babasının oturduğu köyde okul bulunmadığı için, ömrünün devlet parasız yatılı okullarında geçtiğini anlattı. Çelik, "Çocuklarımızın kendi köylerinde, mezralarında, anne babalarına yakın yerlerde eğitim görmelerini temin etmek gerekir. Bunu talep etmek de son derece insanidir. Türkiye'deki göç olgusundan dolayı bunu fiili olarak temin etmek mümkün değil. Bir mezrada 6
öğrenci var, hepsi ayrı sınıflarda. Bu sistemde taşımalı eğitim, bu iskan problemi sürdükçe, paranız olsa da ortadan kaldırılamaz. Bir köyde 10 tane bile öğrenci varsa, 1, 2 ve 3. sınıfta, birleştirilmiş sınıf uygulamasının mahsuru yoktur. O köye bir öğretmen göndererek o okulun bacasını tüttürmeyi tercih ediyoruz. Her okulumuz bir deniz feneri olarak algılanmalıdır. Orada bir okulun kapısının açık olmasını tercih ediyoruz. Bu anlayışla 3 bin kapalı köy okulu yeniden açılmıştır. Ama 10'un altında
kaldığında bu çocukları ya en yakın yatılı okula gönderiyoruz, ya da taşıma okuluna gönderiyoruz" diye konuştu.
(ZÇ-MAY-NÇ-Y)