Tbmm Başkanı Çiçek: "Sivil Demokratik Anayasa Zamanı"

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

TBMM yeni Anayasa için ilk adımı attı TBMM yeni Anayasa için ilk adımı attı.

TBMM yeni Anayasa için ilk adımı attı TBMM yeni Anayasa için ilk adımı attı. TBMM Başkanı Cemil Çiçek, anayasa hukukçuları ile bir araya geldi. Çiçek, "Anayasa konusunda yetki ve sorumluluk millet iradesinin tecelli ettiği TBMM'nindir. Yüce Meclis'in bu sorumluluğu yerine getirme ve milletin beklentilerini karşılayacak sivil-demokratik bir anayasa yapımını gerçekleştirme zamanı çoktan gelmiştir" dedi.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek yeni anayasanın yapımı konusunda Anayasa hukukçusu öğretim üyelerinin görüşlerini almak için TBMM'de toplantı düzenledi. 27 Anayasa hukukçusunun davet edildiği toplantıya Prof. Dr. Naz Çavuşoğlu, Prof. Dr. Fazıl Sağlam ve Prof. Dr. Kemal Gözler mazaret bildirerek katılmadı. Davet edilen akademisyenler arasında en dikkat çzeken hukukuçlardan biri Özyeğin Üniversitesi'nden davet edilen Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu oldu. Kanadoğlu 367 tartışmalarıyla gündeme gelen Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun oğlu.

-"PSİKOLOJİK SORUNUN GİDERİLMESİ İÇİN BİLE ŞART"-

Bir gün boyunca sürecek toplantının açılışı "Bugün önemli bir başlangıcı sizlerle birlikte yapmış olacağız" sözleriyle hocalara seslenen Meclis Başkanı Cemil Çiçek'in konuşması ile başladı. Basında 1982 Anayasasında değişiklik yapılması veya yeni bir anayasa yapılması tartışmaları bulunduğunu belirten Çiçek şunları söyledi:

"Anayasa tartışmaları 1982 Anayasanın kabulünden sonraki ilk seçim olan 1983 milletvekili seçimlerinin hemen ardından gündemimize girmiştir. Bunda anayasanın demokratik ve katılımcı olmayan bir ortamda hazırlanmış olmasının büyük payı vardır. 82 Anayasası hazırlanması ve referanduma sunulması siyasi partilerin serbest faaliyette bulunmadığı bir ortamda gerçekleşmiştir. 82 Anayasası günümüze kadar 17 defa değişikliğe uğramış, ancak bunca değişikliğe rağmen üzerindeki darbe Anayasası imajını atamamıştır. Bu imaj nedeniyle yaşanan her sorun haklı veya haksız Anayasaya mal edilir olmuştur. Sadece bu psikolojik sorunun giderilmesi, Anayasanın toplum tarafından benimsenmesini sağlamak için bile yeni bir Anayasa'ya ihtiyaç olduğu aşikardır."

-"YENİ ANAYASAYA KAYITSIZ TEK BİR PARTİ YOK"-

82 Anayasasının pek çok toplumsal soruna kaynaklık ettiğini, Türkiye'nin taraf olduğu çok sayıda uluslararası anlaşma, AİHM içtihatları ve AB üyeliği hedefi dikkate alındığında uluslararası kamuoyunda da çeşitli sorunlara neden olduğunu kaydeden Çiçek şöyle devam etti:

"Ülkemizde toplumsal mutabakata dayalı yeni bir Anayasa ihtiyacı noktasında ciddi bir beklenti mevcuttur. Anayasanın TBMM, siyasi partiler STK'lar ve akademik camia gibi her kesimin özgür ve aktif katılımı ile gerçekleştirilmesi konusunda kamuoyunda bir mutabakattan da söz etmek mümkündür. Oluşan bu kamuoyu ve beklentiler son yıllarda siyasi partilerin seçim beyannamelerinde ve seçimle ilgili beyanlarında da yer almaya başlamıştır. Yeni anayasa konusunda kayıtsız kalan bir siyasi partiden bahsetmek imkansızdır. Nitekim 12 haziran seçimlerine de bir çok siyasi parti yeni bir anayasa vaadi ile girmiştir."

-"HİÇBİR ZORLUK BİZİ VAZGEÇİREMEYECEK"-

Anayasa yapımında izlenecek yöntemden, metnin içeriğine kadar her konuda sorun yaşanmasının son derece doğal olduğunu ve bu sorunları Türkiye'nin de yaşayacağını anlatan Çiçek, "Toplumların günümüzde ulaştığı gelişmişlik seviyesi hayat standardı toplumun ve fertlerin beklentileri, demokrasinin kat ettiği aşamalar, temel hak ve özgürlüklerle ilgili örgütlü mücadele ve talepler gibi bir çok parametre göz önüne alındığında anayasa yapımının zorluğu daha iyi anlaşılacaktır. Ancak hiçbir zorluk gelişmiş demokratik toplumları çağın gereklerine uygun özgürlükleri güvence altına alan anayasaları yapmaktan vazgeçiremişlerdir, bizi de vazgeçirmemelidir" dedi.

-SİYASİ PARTİLERİN UZLAŞTIĞI ÜÇ KONU-

Yeni bir anayasa yapımı konusunda toplumun demokratik uzlaşma kültürüne sahip, siyaset kurumunun çözüm önerisini ortaya koyma olgunluğunda, sivil toplumun gerekli katkıyı yapacak kapasitede ve akademik dünyanın gerekli teorik zemin açısından yetkinliğe sahip olduğunu anlatan Çiçek şöyle devam etti:

"Yeni bir anayasa yapılmasında kamuoyunun ihtiyaç hissetmesi önemlidir. Anayasa yapımı sürecinde herkes fikrini ifade edebilmeli. Anayasa tartışmaları için TBMM bünyesinde bir Uzlaşma Komisyonu kurulacaktır. Uzlaşma Komisyonu mevzuatta düzenlenmiş bir müessese değildir. Ancak yaptığım temaslarda siyasi partilerin uzlaşma için önerdiği bir formül olarak öne çıkıyor. Siyasi partiler yeni bir anayasa, yeni anayasa hazırlığının öncülüğünü yapacak uzlaşma komisyonu ve bu yeni anayasayı bu Meclis'in gerçekleştirmesi noktasında ortak tavır gösteriyor."

-AKADEMİESYENLERDEN BEKLENTİLER-

Çiçek toplantıya davet ettiği akademisyenlerden beklentilerini ise şöyle sıraladı:

"Yeni anayasa sürecini Uzlaşma Komisyonu'nun yürüteceği nazara alındığında akademisyenlerin Komisyon'un çalışma usul ve esasları ile yeni anayasanın temel ilkeleri hususunda yapacakları öneri ve tespitler hayati öneme haizdir. Ancak hocalarımızın katkıları bununla sınırlı kalmamalı. Uzlaşma Komisyonu çalışmaları devam ederken veya ortaya metin çıktıktan sonra da metnin tümünün sistematik ve içerik olarak olgunlaşmasında sizlerin ciddi katkılarına ihtiyacımız olacak."

-"YENİ ANAYASA ZAMANI ÇOKTAN GELDİ"-

TBMM'nin yeni anayasa için toplumun beklentisini karşılama zamanın çoktan geldiğine işaret eden Çiçek sözlerini şöyle tamamladı:

"Ülkemizin bir anayasa sorunu vardır. Bu sorun çerçevesinde uzun yıllardan bu yana anayasa tartışmaları yaşanıyor. Ülke gündeminin bu tartışmalarla meşgul edilmesi ve bu konunun bir türlü çözüme kavuşturulmaması hem toplumu yormakta hem de beraberinde pek çok gerginliğe sebebiyet vermektedir. Anayasa konusunda yetki ve sorumluluk millet iradesinin tecelli ettiği TBMM'nindir. Yüce Meclis'in bu sorumluluğu yerine getirme ve milletin beklentileri hususunda sivil demokratik bir anayasa yapımını gerçekleştirme zamanı çoktan gelmiştir. Yapılacak anayasa ile ülkenin kalkınmasına yeni bir ivme kazandırma, toplumsal gerginlikleri asgariye indirmek, anayasa konusunda yapılan tartışmalara son vermek ve toplumun tüm katmaları olarak bizim elimizdedir. Bu süreçte birbirimizi suçlamak yerine sorunlarımızın çözümüne katkı sağlamak için her türlü fikrin tartışılmasına imkan verecek şekilde ortak noktaları öne çıkartarak sorunu üstesinden gelmeye çalışmalıyız. Kangren olmuş bu sorunumuzu sorumluluğumuzun gereği ve elbirliği ile çözeceğimize inanıyorum." - Ankara

Kaynak: ANKA