TBMM Başbakan Erdoğan Hakkında Gensoruyu Görüşüyor

TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin 1 Mayıs'ta yaşanan olaylardan dolayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeler devam ediyor.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, 1 Mayıs'taki olaylardan dolayı sendika yöneticilerini suçlayarak, "Emeğin örgütlü gücünü göstermenin bir başka yeri yok mu? Yaklaşık 11 milyon üyesi bulunan ve 40 milyon seçmene sahip en büyük sivil toplum örgütü olan siyasi partiler, meydan mitingleri için ille de Taksim Meydanı diyorlar mı?" dedi.
TBMM Genel Kurulu, CHP'nin 1 Mayıs'ta yaşanan olaylardan dolayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeler devam ediyor. Görüşmelerde MHP grubu adına konuşan MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, 1 Mayıs'ta meydana gelen olaylardan dolayı Taksim'deki gösterileri organize eden sendika yöneticilerini eleştirdi. 1 Mayıs kutlamalarının Taksim'de yapılması ısrarının doğru olmadığını kaydeden Şandır, "Emeğin örgütlü gücünü göstermenin bir başka yeri yok mu? Yaklaşık 11 milyon üyesi bulunan ve 40 milyon seçmene sahip en büyük sivil toplum örgütü olan siyasi partiler, meydan mitingleri için ille de Taksim Meydanı diyorlar mı? Kamu düzeninin yıkılmasının işçiye ne faydası olacktır? Anarşi yaratmanın kime ne faydası olacaktır? Sizleri topluma, hukuka, mili iradeye ve Türk işçisine saygılı olmaya davet ediyorum" diye konuştu.
Olayların esas suçlusunun ise siyaset kurumu olduğunu belirten Şandır, 1 Mayıs'ta yaşanan çirkin olayların tabi sorumlusunun AK Parti iktidarı olduğunu ifade etti. Hükümetin sendika yöneticilerini ikna edemediğini, istihbarat bilgilerini yeterince paylaşamadığını ve olayı sadece polisiye tedbirlerle önlemeye çalıştığını kaydeden Şandır, hükümetin krizi iyi yönetemediğini belirtti. Şandır, "Sonuçta kendileri de rahatsızlık duydular. 3 tane tahrikçiyi önleyeceğiz derken hastane koridorlarında sıra bekleyenlere biber gazı sıkıyorsanız burada bir yanlışlık var" şeklinde konuştu. Hükümet ve sendikaların, 'Taksim'e gireriz-giremezsiniz' şeklinde karşılıklı açıklamalarla tahriklere uygun bir ortamın doğmasına neden olduklarını ifade eden Şandır, 1 Mayıs'ta İstanbul'da yaşananların herkese ders olması gerektiğini belirtti. Münferit aşırılıklar dışında emniyet güçlerini topyekün suçlamak ve töhmet altında bırakmanın doğru olmadığını kaydeden Şandır, işkence suçlamasını ise kabul etmediklerini dile getirdi.
İşçileri suçlamanın da haksızlık olacağını söyleyen Şandır, sendika yöneticilerini de kamu düzenine daha duyarlı olmaya davet etti. Şandır, gensorunun kabulü yönünde oy kullanacaklarını açıkladı.
DTP grubu adına konuşan DTP Grup Başkanvekili Demirtaş, 1 Mayıs'tan 40 gün önce gerçekleştirilen Nevruz gösterilerinde Taksim'de yaşanan manzaraların yaşandığını ancak kimsenin bu olaylara ses çıkartmadığını söyledi. Nevruz gösterileri sırasında DTP milletvekillerinin de aralarında bulunduğu gruplara gaz bombası atıldığını hatırlatan Demirtaş, "Gaz bombasını denemek isteyen varsa İçişleri Bakanı temin edebilir. Denerken çocuklarınız, eşiniz yanınızda olmasın. O işkenceyi anlayabilmek için ille de bu haksızlıklara maruz kalmak gerekmiyor. Biz dile getirdiğimizde burada sessiz kalanlar 1 Mayıs'taki Taksim olaylarının sorumlusudur" diye konuştu. Demirtaş, polisin tavrının, toplumu sindirme ve baskı altına almanın bir başka yöntemi olduğunu ifade etti. Hükümetin, provakasyon olacağı yönünde istihbarat alındığı gerekçesiyle Taksim'deki gösterilere izin vermediğine işaret eden Demirtaş, "Neyse ki provakasyon olmadı. Olsaydı gaz bombası atılırdı, gaz bombası hastaneye düşebilirdi. DİSK Genel Merkezi'ne gaz bombası atılabilirdi. Neyse ki İçişleri Bakanlığı aldığı istihbarat doğrultusunda gerekli önlemleri aldı" diye konuştu.
1 Mayıs öncesinde provakasyon olacağı yönünde duyumlar alındığının açıklandığını hatırlatan Demirtaş, hükümet yetkilelirinin yaptıkları açıklamalarla neredeyse bu gruplara davetiye çıkardıklarını öne sürdü. Demirtaş, "Biz izin vermeyeceğiz, çok büyük güvenlik önlemleri alacağız, gelebiliyorsanız gelin dediler. Bazı insanlar gelip taş atsın, molotof atsın diye özel bir çaba gösterdiler. İzin verilseydi o kadar taş, o kadar molotof kokteyli girebilir miydi?" şeklinde konuştu. Demirtaş, güvenlik güçlerinin 1 Mayıs'ta aşırı güç kullanımının sözkonusu olmadığını, güvenlik güçlerinin sokaklarda işkence uygulaması yaptıklarını iddia etti.
(ZÇ-ÖK-Y)













