Haber Tarihi: 08 Ocak 2012 Pazar Saat 13:10
Ankara Haber Ajansı  [3248606]

Tbb Başkanı Coşar: "Başbuğ'da Yetki Anayasa Mahkemesinde"


Türkiye Barolar Birliği(TBB) Başkanı Vedat Ahsen Coşar, Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ'a atfedilen suçun bir görev suçu olduğunu ve bu nedenle Başbuğ hakkındaki soruşturma yetkisinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, yargılama, bu bağlamda tutuklama kararı verme yetkisinin ise Anayasa Mahkemesi'ne ait olduğunu kaydetti Türkiye Barolar Birliği(TBB) Başkanı Vedat Ahsen Coşar, Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'a atfedilen suçun bir görev suçu olduğunu ve bu nedenle Başbuğ hakkındaki soruşturma yetkisinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, yargılama, bu bağlamda tutuklama kararı verme yetkisinin ise Anayasa Mahkemesi'ne ait olduğunu kaydetti.

Türkiye Barolar Birliği(TBB) Başkanı Vedat Ahsen Coşar, Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ'a atfedilen suçun bir görev suçu olduğunu ve bu nedenle Başbuğ hakkındaki soruşturma yetkisinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, yargılama, bu bağlamda tutuklama kararı verme yetkisinin ise Anayasa Mahkemesi'ne ait olduğunu kaydetti Türkiye Barolar Birliği(TBB) Başkanı Vedat Ahsen Coşar, Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'a atfedilen suçun bir görev suçu olduğunu ve bu nedenle Başbuğ hakkındaki soruşturma yetkisinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, yargılama, bu bağlamda tutuklama kararı verme yetkisinin ise Anayasa Mahkemesi'ne ait olduğunu kaydetti.

Coşar, yaptığı yazılı açıklamada gerek Anayasanın 10. maddesi hükmü, gerekse hukukun üstün ve evrensel ilkeleri gereğince; herkesin mevkii, statüsü, pozisyonu her ne olursa olsun kanun önünde eşit olduğunu belirterek, buna göre hakkında suç şüphesi olan ve o nedenle şüpheli veya sanık konumunda bulunan herkesin hakkında soruşturma yapılabileceği gibi yürütülmekte olan soruşturmanın kovuşturmaya da dönüştürülebileceğini kaydetti. O nedenle Eski Genelkurmay Başkanı emekli orgeneral İlker Başbuğ aleyhinde ceza soruşturması açılmasında kanuna aykırı bir durum olmadığını ifade eden Coşar, burada kanuna aykırı olanın, Başbuğ hakkında ceza soruşturmasını yürüten Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi savcısının ve yine Başbuğ'un tutuklanmasına karar veren Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi'nin, hem yargı yolu yönünden görevli ve hem de coğrafi bölge açısından yetkili olmamaları olduğunu belirtti. Coşar, "Zira Sayın Başbuğ'a atfedilen suç niteliği itibarı ile bir görev suçudur ve bu nedenle Sayın Başbuğ hakkında soruşturma yapmak görevi/yetkisi yargı yolu açısından Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250/3.maddesi ve yine Anayasamızın 5982 sayılı Kanunun 18.maddesiyle değişik 148. maddesinin 7. fıkrası gereğince Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına, kovuşturma/yargılama yapmak, bu bağlamda tutuklama kararı vermek görevi/yetkisi ise Anayasa Mahkemesi'ne aittir. Yine gerek iddiaya konu suçun işlendiği, gerekse darbe suçlamasına konu eylemin odaklandığı yer Ankara olmakla, coğrafi bölge açısından da yetkili yargı yeri Ankara'dır" dedi.

-"ÖZEL YETKİLİ AĞIR CEZA MAHKEMELERİ İVEDİLİKLE KALDIRILMALI"-

Başbuğ'un tutuklanma sürecinde yaşanan bu fili durumun, CMK madde 250/3 ile Anayasa madde 148/7'deki düzenlemelere ve kişi hak ve özgürlüklerini güvence altına almak amacıyla evrensel bir hukuk ilkesi/kuralı olarak koyulan ve Anayasanın 37. maddesinde kabul edilen "kanuni hakim güvencesine" aykırı olduğunu ifade eden Coşar şöyle devam etti:

"Diğer taraftan suçsuzluk karinesi başta olmak üzere ceza yargılamasının temel ve evrensel ilkelerine göre tutuklama, ceza değil; tedbir niteliğinde olan, sadece istisnai durumlarda başvurulması ve son çare (ULTİMA RATİO) olarak uygulanması gereken hukuki bir araçtır. Hal böyle iken Türkiye Cumhuriyet Devleti'ne ve Silahlı Kuvvetlerine sadakatle, özveriyle hizmet etmiş, Genel Kurmay Başkanlığı gibi saygın bir makama kadar yükselmiş ve bu makamdan emekli olmuş olan, hiçbir biçimde kaçması, saklanması, delilleri yok etmesi, gizlemesi veya değiştirmesi ihtimali bulunmayan Sayın Başbuğ'un hakkında tutuklama kararı verilmiş ve tutuklamaya alternatif başkaca bir önlemin uygulanmasının düşünülmemiş olması adil yargılanma hakkına açıkça aykırı olmasının yanı sıra kamu vicdanını da son derece rahatsız etmiştir. Sayın Başbuğ'un şahsında yaşanan bu durum açıkça ve bir kez daha göstermiştir ki; kişi hak ve özgürlüklerinin korunması ve güvence altına alınması yönünden günümüzdeki en büyük engel özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin varlığıdır. O nedenle asli görevi adalet dağıtmak olan yargılama faaliyetinin önündeki bu en büyük engelin, bu bağlamda olağan zamanların olağan mahkemesi niteliğinde olmayan bu mahkemelerin ivedilikle kaldırılması ve bu suretle yargılama faaliyetinin demokratikleşmesinin sağlanması gerekir." - Ankara

6/10 (12 kişi)
  • Reklam
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12