KKTC Cumhurbaşkanı
Mehmet Ali Talat, "(Kıbrıs'ta azınlık olmayacağız) demenin, böyle bir ihtimal varmış gibi düşünmenin son derece yanlış olduğunu" söyleyerek, "Kıbrıs Türkü asla hiçbir zaman azınlık olmamıştır, hiçbir zaman da azınlık olmayacaktır" dedi.
Talat, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 34. yılı kutlamaları dolayısıyla düzenlenen törendeki konuşmasında, "20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı, Kıbrıs Türk halkı için özgürlüğün ve barışın simgesidir. Bugün bu kızgın güneş altında gururlu, güvenli ve onurlu bir bayram kutlayabiliyorsak, bunu 20 Temmuz Barış harekatına borçluyuz" diyen Talat, Kıbrıs Türk halkının 20 Temmuz 1974'e kadar yaşadıklarını bilmeden veya anımsamadan bu bayramın anlam ve önemini kavramanın olanaksız olduğunu kaydetti.
Kıbrıs Türk halkı olarak 20 Temmuz'la kazanılanları koruyarak dünya ile bütünleşmek istediklerini dile getiren Talat, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dünyanın saygın halkları arasında yerimizi almak, onlarla çeşitli düzeylerdeki iletişimimizi ve ilişkilerimizi geliştirerek korumak istiyoruz. Bu nedenledir ki, adamızı paylaşmak zorunda olduğumuz Kıbrıs Rum halkıyla birlikte onurlu ve saygın bir çözüme imza atmak istiyor, bunun için çalışıyoruz.
Kıbrıs Türk halkı elbette egemen bir halktır, Kıbrıs Türk halkı egemen olduğunu birçok vesileyle kanıtlamıştır. Kıbrıs Türk halkının egemenliğini tartışma konusu yapmak, onu güya tartışılır gibi göstermek, ne yazık ki hiçbir zaman Kıbrıs Türkünün geleceğine yardımcı olmaz. 'Kıbrıs'ta azınlık olmayacağız' demek, böyle bir ihtimal varmış gibi düşünmek son derece yanlıştır. Kıbrıs Türkü asla hiçbir zaman azınlık olmamıştır, hiçbir zaman azınlık olmayacaktır. Kıbrıs Türkü her zaman eşit olmuştur, eşitliğini kanıtlamıştır. Bütün dünya bu eşitliğinin önünde saygı duyarken, Kıbrıs Türkünün azınlık olacağını veya olmayacağını tartışmamız ne yazık ki son derece yazıktır ve içler acısıdır."
Talat, adada çözüm istediklerini, çünkü Kıbrıs sorunu çözümlenmeden bugünkü durumun herkese "ateşkes durumu" yarattığını ve geleceğe ipotek koyduğunu bildirdi.
Bunları söylerken sadece Kıbrıslı Türklerin değil, Kıbrıs Rumların da çıkarını düşündüklerini ifade eden Talat, "Kıbrıs bir ada olarak her iki halkın barış ve mutluluk adası olmalıdır. Bu irade, Kıbrıslı Türklerin vazgeçilmez iradesidir. Halkımızın bu yol göstericiliğinde oluşturduğumuz politikalarımızın odağında, insanca ve hakça bir paylaşımla Kıbrıs'ın bütünündeki haklarımızı korumak da vardır" diye konuştu.
Bu iyi niyetli girişimlere rağmen, Kıbrıs sorununa henüz bir çözüm bulunamamış olmasından Kıbrıs Türklerini sorumlu tutmaya çalışanlar olduğunu ifade eden Talat, çözümsüzlüğün bedelinin Kıbrıs Türk halkına ödetilmek istendiğini kaydetti.
Bugüne kadar yaşananların herhangi bir güvenlik zafiyetine izin verilmemesi gerektiğini öğrettiğini kaydeden Talat, Rum liderliğinin Türk askerinin adadan çekilmesinin sorunun çözümüne yardımcı olacağını ifade etmesini iyi niyetle bağdaştırmadıklarını ifade etti. Talat, "Kıbrıs sorununu bilmeyen bir kısım dünya liderinin aynı yöndeki yaklaşımını ise bilgisizliklerine yoruyoruz. Açıklıkla bir kez daha vurguluyoruz, Türk ordusunun adadaki varlığı, Kıbrıs sorununun nedeni değil, sonucudur. Bu yüzden, neden ortadan kalkmadan, sonucun ortadan kaldırılması söz konusu dahi olamaz" dedi.