Sultangazi'deki Cinayet

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Sultangazi'de boş bir arazide cesedi parçalanmış halde bulunan 9 yaşındaki Fırat Sezer'in babası Necmi Sezer, olayı televizyondan öğrendiğini belirtti.

Sultangazi'de boş bir arazide cesedi parçalanmış halde bulunan 9 yaşındaki Fırat Sezer'in babası Necmi Sezer, olayı televizyondan öğrendiğini belirterek, "Sabah evden çıktığımda kanepede uyuyordu" dedi.

Adli Tıp Kurumu önünde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Sezer, gazetecilerin sorusu üzerine çocuğa şiddet uygulandığını görmediğini anlatarak,

"Darp izi yoktu. Komşular şiddete uğradığını söylediler. Ben üstünü çıkarıp iz aradım ama iz yoktu. Bir insanın fırını olunca aç kalır mı? Bizim fırınımız vardı. orada çalışıyordu" şeklinde konuştu.

Sezer, oğlunun kimliğinin neden çıkarılmadığı sorusuna da velayeti olmadığı için tanıtım kartı bulunduğunu kaydetti.

Fırat Sezer'i her sabah kardeşinin yanına işe gönderdiğini ifade eden Sezer, o sabah işe geç kaldığı için kardeşinin kendisini arayarak oğlunun geç kaldığını söylediğini ifade etti.

Kardeşinin çevreye baktıktan sonra görmediğini söylemesi üzerine polise müracaat ettiklerini dile getiren Sezer, "Memurlarla karakol karakol gezdik. Ben de olayı televizyondan öğrendim. Sabah işe giderken kanepede uyuduğunu gördüm" dedi.

-SEVİGEN'İN AÇIKLAMASI-

Necmi Sezer ile birlikte Adli Tıp Kurumu önüne gelen TBMM Kayıp Çocuklar Araştırma Komisyonu üyesi ve CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen de böyle vahşi bir olayı kabul etmenin mümkün olmadığını ifade ederek, Kayseri'deki olay nedeniyle Türkiye'nin acısı bitmeden burada böyle büyük bir vahşetin yaşandığını söyledi.

Bunun insanlık dışı ve tahammül edilemeyecek bir olay olduğunu anlatan Sevigen, "Kendi muhitimde olduğu için arkadaşlar bana babaannesinin Fırat'a küçüklüğünden beri baktığını söylediler. Kendisi buraya gelemediği için ben de insanlık adına aileye bir otobüs buldum. Bursa'ya gidecekler" dedi.

Sevigen, gazetecilerin çocuğunun kimliğinin olmadığı için okula kaydının yaptırılmadığını söylemeleri üzerine şunları kaydetti:

"Devletin tavrını biliyorsunuz. Başbakan bas bas bağırıyor ya 'Kimse aç yatağa girmeyecek' diye. Bırakın aç yatmayı insanların can güvenliği bile yok. Bu çocuğun tanıtım kimliği var, annesinden vekalet alınmadı diye her tarafa başvuruyorlar çocuğu okula yazdıramıyorlar. Eğer çocuk okulda olsaydı bu vahşet, bu katliam olmazdı. Kimseye bir şey olmuyor, olan ölene oluyor, çocuğa oluyor. 9 yaşındaki bir çocuk şimdi aramızda yok. Kayseri'deki 3 tane çocuğumuz aramızda yok. Büyük bir vahşet. Türkiye'de neden bu kadar kin ve nefret var anlamak mümkün değil."

Sevigen, idam tartışmalarına ilişkin görüşünün sorulması üzerine de "Bu olay bir vahşet. İdam da ayrı bir vahşet. Bana göre bunların cezasız kalmaması lazım. Gerekli cezanın verilmesi lazım ama bunun karşılığı idam değildir diye düşünüyorum. Müebbet hapis veya daha ağır bir ceza olabilir ama idam da bir vahşettir çözüm değildir" yanıtını verdi.

- İSTANBUL

Kaynak: AA