"Suçlu Bulunan Bir İnsanın İsminin Bir Kışlaya Verilmesinin Doğru Değil''
AK Parti Malatya Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat, "Suçlu Bulunan Bir İnsanın İsminin Bir Kışlaya Verilmesinin Doğru Olduğunu Hiçbir Zaman Düşünmedim" Dedi.
AK Parti Malatya Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat, "Suçlu bulunan bir insanın isminin bir kışlaya verilmesinin doğru olduğunu hiçbir zaman düşünmedim" dedi.
Fırat, AK Parti Malatya İl Başkanlığının düzenlediği "Türkiye Buluşmaları" isimli gençlere yönelik olarak düzenlenen program öncesinde gazetecilerin Orgeneral Mustafa Muğlalı'nın adının Van'da bir kışlaya verilmesine ilişkin sorularını yanıtladı.
Kışlanın isminin değiştirileceğini belirten Fırat, "Değiştirilmesi doğru olan bir şey. Doğruluğu nereden belli. Sayın Muğlalı yargılandı. Türk adaleti onu mahkum etti. Suçlu buldu. Suçlu bulunan bir insanın ismimin bir kışlaya verilmesinin doğru olduğunu hiçbir zaman düşünmedim. Hatta geç kalmış olan bir karar. Hayırlı, uğurlu olsun" dedi.
Daha sonra programda da bir konuşma yapan Fırat, siyasetin okulda öğrenileceği kanısında olmadığını belirtti.
"Okuyarak siyaset bilimi profesörü olabilirsiniz ama bir siyasetçi olamazsınız" diyen Fırat, siyasetin sokakta öğrenileceğini, köyde öğrenileceğini anlattı.
"Halka inebiliyorsanız, insanlarla konuşabiliyorsanız, o dağarcığınıza bir şeyler girebiliyorsa kendinizi yenilersiniz, yoksa devre dışı kalırsınız" ifadesini kullanan Fırat, AK Parti'nin 8 yılda çok güzel şeyler yaptığını kaydetti.
Fırat, şöyle konuştu:
"Devrim niteliğinde şeyler yapmışız. Yüzde 40'lardaki faizi bugün yüzde 5'lere, yüzde 4'lere indirmişiz. İhracatı şuradan almışız şuraya getirmişiz. Bir sürü göstergeler var, rakamlar var. Ulaşımda şu kadar bölünmüş yol yapmışız. Şu kadar toplu konut, sağlıkta büyük reformlar yapmışız. Tamam da Türkiye'nin hudutlarını değiştirmedik. Yeni sömürgeler elde etmedik. Türkiye dışında yeni ekonomik kaynaklar yaratmadık. Aslına bakarsanız ekonomide devrimsel nitelikte değişiklikler de yapmadık biz. Peki bu değişime ne sebep oldu? Nereyi değiştirerek AK Parti olarak böyle bir değişimi yakalayabildik. Ekonomik, istatistiki değerler var. Ancak toplum sadece rakamlardan ibaret değildir. Toplumu meydana getiren insanlardır. İnsanlarsa rakamlarla ifade edilemez. Çünkü insan sosyal bir varlıktır. Bu rakamların dışında başka bir şeyi değiştirdik ki rakamları değiştirebilme gücüne kavuşabildik."
-"AK PARTİ'NİN PROGRAMI DEMOKRASİ İLE BAŞLAR"-
AK Parti'nin programının ekonomi ile başlamadığına değinen Fırat, "AK Parti'nin programı demokrasi ile özgürlüklerle başlar. İlk vaadimiz bunlardır. Biz ondan sonraki ekonomik gelişmeleri bunun üzerinde bina edeceğimizi o gün ifade etmiştik. İktidar olduktan sonra da özellikle ilk 2-2,5 yılda Türkiye'deki siyasal yapıyı daha demokratikleştirmek ve insanlarımızı daha da özgürleştirebilmek için büyük bir gayretin içinde olduk" dedi.
-"ÜLKEYİ KENDİSİNİN BANİSİ SANAN BÜROKRASİ VATANDAŞI YOK FARZ ETTİ"-
AK Parti'nin anayasa ve yasalarda yaptığı bazı değişiklikler sonucu ülkede birlik ve beraberlik havasının esmeye başladığını, insanların kendisine güvenmeye başladığını kaydeden Fırat, şunları aktardı:
"Bu ülkeyi kendisinin banisi sanan, bu ülkeyi kurduğu iddiasında olan bürokrasi Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu tarihten itibaren bireyi vatandaşı yok farz etmiştir. Bir çok kavramın içini boşaltarak kendine özgü bir şekli ile doldurmuş ve bizlere de bunu inandırmıştır. Halkımızın bir çoğu bunun içinde aydınlar da dahil olmak üzere cumhuriyetle demokrasiyi eşit olarak addederiz. Birbirinin alternatifi olarak görürüz. Tamamen yanlıştır. Aslında TBMM'de yazan
'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' sözü cumhuriyeti tarif eder. Egemenliğin kaynağını sorar. Cevabı millettir. Ama cumhuriyet olması demokrasi olması anlamına gelmez. Onun için anayasada ayrı ayrı ifade edilir. Birisi rejimi belirler. Sonra herhalde anayasanın 6. maddesi idi. Bu egemenlik hakkının kimler tarafından kullanılacağını belirler. İşte demokrasi kimin kullanacağına verilen cevapla mümkündür."
AK Parti Malatya İl Başkanı Bülent Tüfenkçi ise AK Parti'nin milletten aldığı emanete asla halel getirmediğini belirtti.
Tüfenkçi, "Milletin emanetine kast edenlere, çetelere, mafyalara, tehditlere boyun eğmedik. Eyvallah demedik. Emanetini devraldığımız Türkiye'yi azimle, kararlılıkla bu günlere getirdik" dedi.
- MALATYA










