Sp Lideri Kutan, İhlas Ankara Medya Grup Başkanlığı'nı Ziyaret Etti

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Saadet Partisi (Sp) Genel Başkanı Recai Kutan, Terörün Arkasındaki Nedenlerin İyice İncelenmesi ve Araştırılması Gerektiğini Belirterek, "O Bölge, Devletin Gözünde Uzun Yıllar Sürgün Yeri Oldu. Devlet-millet Kaynaşması Sağlanamadı" Dedi. Sp Genel Başkan Yardımcısı Ömer Vehbi Hatipoğlu İse, Sorunun Temelinde Ekonomik Nedenlerin Yattığını Belirterek, "Doğu ve Güneydoğu'da Olağanüstü Ekonomik Hal ...

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Recai Kutan, terörün arkasındaki nedenlerin iyice incelenmesi ve araştırılması gerektiğini belirterek, "O bölge, devletin gözünde uzun yıllar sürgün yeri oldu. Devlet-millet kaynaşması sağlanamadı" dedi. SP Genel Başkan Yardımcısı Ömer Vehbi Hatipoğlu ise, sorunun temelinde ekonomik nedenlerin yattığını belirterek, "Doğu ve Güneydoğu'da olağanüstü ekonomik hal ilan edilmeli. Bölge afet bölgesi ilan edilmeli" ifadesini kullandı. Hatipoğlu, teröristlerin

dağa çıkışlarının önlenememesi halinde terörle mücadelede başarılı olunamayacağına da vurgu yaptı.

SP Genel Başkanı Recai Kutan, Genel Başkan Yardımcısı Ömer Vehbi Hatipoğlu ile birlikte İhlas Ankara Medya Grup Başkanlığı'nı ziyaret etti. TGRT Haber Ankara Temsilcisi Murat Odabaş, İhlas Haber Ajansı (İHA) Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, Türkiye Gazetesi Ankara Haber Müdürü Akif Bülbül ile görüşen Kutan, ziyaret sırasında terörle mücadeleye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gerek Türkiye'de gerek Türkiye dışındaki milletlerarası kuruluşlarda terör ve benzeri olaylar incelenirken bu olayların

gerisinde olup bitenlerin hep bir kenara itildiğini belirten Kutan, "Önceden ne olduğu, kimlerin bu işin içine girdiği iyice incelenmesi gerekir" dedi. 1970 yılına kadar hiçbir terör olayının yaşanmadığını, bu tarihten sonra terörün başladığını anlatan Kutan, terörün arkasındaki nedenlerin incelenmesi gerektiğini kaydetti. Kutan, şunları söyledi:

"Bu bölgeler topografik şartlar itibariyle yeteri kadar hizmet alamamış. Yol problemi var, yerleşme problemi var. Bu bölgeler devletin gözünde uzun yıllar sürgün yeri olmuş. Gençlik yıllarımızda başarısız bir devlet memurunu, amiri çağırır ve 'Aklını başına al yoksa soluğu Güneydoğu'da alırsın' derdi. Orada halk, devlet deyince sürgün ve gayri memnun insanların devleti olarak görüyordu. Devlet-millet kaynaşması o dönemde gerçekleşmedi. Terörün esas sebeplerini araştırmadan, ondan sonraki uygulamaları

iyice incelemeden terör meselesini iyice anlamak mümkün değil."

SP Genel Başkan Yardımcısı Hatipoğlu ise, Başbakan Erdoğan'ın dağdaki teröristlere yönelik yaptığı 'eve dönüş' çağrısının ardından gündeme gelen yeni Pişmanlık Yasası çalışmalarına ilişkin görüşlerini aktardı. Pişmanlık Yasası adı altındaki düzenlemelerin daha önceki iktidarlar döneminde de gündeme geldiğini ifade eden Hatipoğlu, bu önlemin bir anlamda 'örtülü af' olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Dağdaki teröristi dağdan indirerek, ailelerinin yanına dönmelerini sağlamadan önce dağa çıkışı

engellemek gerektiğini belirten Hatipoğlu, "Dağa çıkışı engelleyemezseniz teröre çözüm bulmak mümkün değil" diye konuştu. Hükümetin Pişmanlık Yasası çıkarması halinde bundan yararlanacak terörist sayısının ancak 300-500 olacağını dile getiren Hatipoğlu, "Buna karşın her gün yüzlerce teröristin dağa çıktığı bir ortam var. Dağa çıkışı önlemek için ekonomik ve sosyal tedbir almak şart" dedi.

Türkiye'nin önündeki en büyük şansın Köşk ile hükümetin aynı gelenekten gelmesi ve hükümetin TSK ile işbirliği halinde çalışmaları yürütmesi olduğunu ifade eden Hatipoğlu, hükümetin terörle mücadele konusunda hiçbir mazeretinin kalmadığını bildirdi. Hükümetin sorunu çözmek için öncelikle ekonomik tedbirleri gündemine alması gerektiğinin altını çizen Hatipoğlu, "Bölge, afet bölgesi ilan edilmeli. Olağanüstü ekonomik hal ilan edilmeli. İnsan hakları ihlalleri minimize edilmeli" önerisinde bulundu.

Hatipoğlu, Türkiye'de etnik anlamda bir Kürt sorunu olmadığını ancak psikolojik ve moral anlamında Kürt sorununun olduğuna işaret ederek, Kürtler'in kendilerine ayrımcılık yapıldığı anlayışına sahip olduğunu, hükümetlerin bunu ortadan kaldırması gerektiğini söyledi.

Türkiye'de terörle mücadele yöntemlerini bilen birlikler kurulmasını da öneren Hatipoğlu,TSK'nın ordularla mücadele için kurulduğunu, terörle mücadelenin ayrı bir olay olduğunu, bu nedenle anti-terör timleri kurulması gerektiğini ifade etti. Güneydoğu sorununun çözmenin tek yolunun ekonomik olduğunu dile getiren Hatipoğlu, bölgedeki işsizlere iş, aş verildiği takdirde dağa çıkışların önleneceğini dile getirdi.

(DA-MAY-NÇ-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı