Haber Tarihi: 18 Kasım 2009 Çarşamba Saat 12:01

Sp Genel Başkanı Kurtulmuş: Dinlemeler Polis Devleti Havası Oluşturuyor


Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, Yasalara Uygun Dinlemelerin Yapılabileceğini, Ancak Bunun Yaygınlaştırılmaması Gerektiğini Belirterek, "Bu Kadar Yaygın Bir Şekilde ve Kimin Niçin Dinlendiğinin Belli Olmadığı Bir Şekilde Sürecin Sürdürülmesi Bir Polis Devleti Havası Oluşturur. Türkiye'de Bir Baskı Rejimi Varmış Havası Oluşturur" Dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, yasalara uygun dinlemelerin yapılabileceğini, ancak bunun yaygınlaştırılmaması gerektiğini belirterek, "Bu kadar Yaygın bir şekilde ve kimin niçin dinlendiğinin belli olmadığı bir şekilde sürecin sürdürülmesi bir polis devleti havası oluşturur. Türkiye'de bir baskı rejimi varmış havası oluşturur" diye konuştu.

Kurtulmuş, son gelişmelere ilişkin ANKA'ya değerlendirmelerde bulundu. TBMM'de yapılan "demokratik açılım' oturumunda yeni bir şey ortaya konmadığını ifade eden Kurtulmuş, "Başından itibaren maalesef benim en büyük endişem bu konuda iktidar ve muhalefet partilerinin meseleyi sadece siyasi polemik konusu haline getirmeleriydi" dedi. Bazı konularda üslubun yapılandan daha önemli olduğunu belirten Kurtulmuş, AKP'nin ve Meclis'teki muhalefet partilerinin üslupları itibariyle ciddi bir şekilde "sınıfta kaldığını" ifade etti. Kurtulmuş, iktidarın ve muhalefetin birbirlerini anlama, birbirlerini ikna etme gayreti olmadığını, sadece "Biz buradan nasıl 2-3 puan alırız, nasıl siyaseten öne geçeriz" telaşıyla hareket ettiklerini dile getirerek "Parlamentodaki oturum da açılımı görüşme oturumu değil görüşmeme oturumudur. Bütün partiler görüşmemek üzerine, fikir beyan etmemek üzerine parlamentoya geldiler. Dolayısıyla hiçbirisinin bir çözümü, bir projesi yoktur, Hükümet'in de bir projesi yoktur" diye konuştu. İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın açılımın içeriğine dair açıkladıklarının çok büyük bir proje olmadığını söyleyen Kurtulmuş, "Bunlar bir proje olarak görülebilecek şeyler değildir. "Yer isimlerini eski haline getirelim' gibi birkaç basit tekliftir. Saadet Partisi olarak biz başından itibaren "Barış ve kardeşlik için gönüllü birliktelik projesi' adı altında bir proje ortaya koyduk. Üzülüyorum hakikaten, o projede hem üslup bakımından hem yöntem bakımından uyarılarımızın hepsinde haklı olduğumuz ortaya çıktı" dedi. Önerdikleri "Barış ve kardeşlik projesi"nde Türkiye'nin yeni, sivil, demokratik bir anayasa yapmasını, Güneydoğu'ya yönelik ekonomik telafi programları ve sosyal telafi programları uygulanmasını, terörün durdurulmasını ve göçün geri döndürülmesini önerdiklerini anlatan Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Ne yazık ki Sayın Atalay'ın söylediklerinde de bazı teklifler var ama meseleyi bir bütün olarak bir proje olarak ele alan bir yaklaşım yok. Zaten CHP ve MHP başından itibaren "Biz istemeyiz' diye süreci tıkıyorlar. DTP de "Apo ile görüşmezseniz süreci çözemezsiniz' diyerek zaten başından beri ciddi bir çözüm istemediğini ortaya koyuyor. Dolayısıyla bu süreçte partiler, özellikle İktidar ve Anamuhalefet milletin 5 ayını heba etmişlerdir. Boşuna lüzumsuz tartışmalarla milleti kilitlemişlerdir. Ama bu öyle bir konu ki bu kadar konuşulduktan, bu kadar yüksek beklentiler oluşturulduktan sonra Allah muhafaza dağ fare doğurursa Türkiye daha büyük sıkıntılara gebe kalır."

-"POLİS DEVLETİ' UYARISI

Kurtulmuş, dinlemelerin geldiği noktanın son derece yanlış olduğunu belirterek "Herhangi bir mahkeme kapsamında mahkeme yasalara uygun bir şekilde dinleme kararı çıkartabilir. Ama bu kadar Yaygın bir şekilde ve kimin niçin dinlendiğinin belli olmadığı bir şekilde sürecin sürdürülmesi ortaya bir polis devleti havası oluşturur. Türkiye'de bir baskı rejimi varmış havası oluşturur. Yasal olarak dinleme yapılır ama bunların açık bir şekilde yapılması ve yaygınlaştırılmaması gerektiği kanaatindeyim" diye konuştu.

-"Yusufça'DA Sp'NİN ALDIĞI SONUÇ BÜYÜK BİR SONUÇTUR"

Kurtulmuş, Burdur'un Yusufça beldesinde yapılan seçimlerde partisinin yüzde 28 oy almasını da değerlendirdi. Kurtulmuş, Yusufça'nın daha önce mahalle yapılarak bağlandığı Gölhisar'da seçimi kazanmalarına rağmen Yusufça'nın ayrı bir belediye olması için gayret gösterdiklerini ifade ederek "Herhalde başka bir parti kazansaydı kazandığı yerde belediye seçimini tekrar yaptırmazdı" dedi. Yusufça seçiminde yüzde 28 oy almalarının ciddi bir başarı olduğunu kaydeden Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Hükümet çok ciddi şekilde yüklendi oraya. 7-8 bakan geldi, yüzmilyarlarca lira para harcandı, maddi imkanlar sonuna kadar kullanıldı. Ben aslında bu şartlar içersinde Saadet Partisi'ni Yusufça seçiminin galibi olarak görüyorum. O akşam belediye başkan adayı arkadaşımızı da aradım. "Galiptir bu yolda mağlup, hiç üzülmeyin' dedim. Çok eşitsiz şartlarda mücadele edildi. Olağanüstü bir seçim ekonomisi orada uygulandı, baskılar yapıldı. Buradan Saadet Partisi'nin aldığı sonuç büyük bir sonuçtur. Ben açıkçası bu şartlarda Saadet Partisi'ni oranın galibi olarak görüyorum."

Kurtulmuş, 29 Mart seçimlerinden bu yana her geçen gün yükselen bir parti olduklarını dile getirerek "Onu zaten hissediyorum. Partimize katılımlar, partimizin etrafında oluşan sempati halkalarının genişlemesi, bunu zaten görüyoruz. İnşallah önümüzdeki seçimlerde Saadet Partisi'nin çok büyük bir patlama yapacağını görüyorum" diye konuştu. (ANKA)

(HH/BÜN)

(Ankara Haber Ajansı) 18.11.2009 12:01 [1811899] 8/10 (11 kişi)
  • Reklam
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12