'Siyaset İsteyen Cübbesini Çıkarsın'

'Siyaset İsteyen Cübbesini Çıkarsın'
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Erdoğan, Referandum İçin Mersin'de MHP ve BDP'ye Yüklendi.

Kalabalığa çiçek atan Erdoğan, konuşmasına ülkedeki ekonomik gelişmelerle ilgili rakamlar vererek başladı. Erdoğan, bir çok ülke ile vizeleri kaldırdıklarını, kendi yarasını saramayan Türkiye'nin Şili'ye, Haiti'ye Pakistan'a elini uzatan ülke olduğunu söyledi. Türkiye'nin gündemi belirlenen değil gündem belirleyen ülke haline geldiğini anlatan Erdoğan, Moğolistan'da Balkanlarda ata yadigarı camiler, köprüler ve kervansarayların restore edildiğini vurguladı. Türkiye'nin Bağdat'ın, Tiflis'in, Kabil'in hakkını savunduğunu, Gazze ve Kudüs için adalet diye bağırdığını ifade eden Erdoğan, Diyarbakır mitinginde sevgi ve coşkuyu gördüğünü kaydetti. CHP, MHP ve BDP'yi eleştiren Erdoğan, şunları söyledi:

"Bakın biz oraya gidiyoruz ama birileri gidemiyor. Diyorum ki, bana konuşma metni hazırlayacağına Diyarbakır'a gel Sayın Bahçeli. Diyarbakır'a gel, Mersin'e takılıp kalma. Bakın biz 81 vilayetin 81'inde varız. ya birinci partiyiz yada ikinci. Ama bakıyorsunuz CHP, 'Ben sahillerin, kumsalların partisiyim' diyor. Yani hayırlı uğurlu olsun ne diyelim. Diğerine bakıyorsunuz bir etnik unsurun partisi milliyetçi partiyim diyor. Diğerine bakıyorsunuz BDP. O da 'Ben Kürtlerin temsilcisiyim' diyor. Asla, çünkü kimse Kürtlerin iradesine ipotek koyamaz. Kürt kardeşlerim de kendi iradelerini onlara vermiş değiller. Sadece kendi kendilerine gelin güvey oluyorlar. Kürt kökenli Türk kardeşime sesleniyorum. Abaza'ya, Roman'a, Arnavut'a hepsine sesleniyorum. Türkiye Cumhuriyeti başlığı altında toplanıyoruz. Burada bir sıkıntımız var mı? 'Bayrağın yanına bir bayrak koyacağız' diyorlar. Nerden çıktı bu ya? Bizim bayrağın rengini görüyorsunuz değil mi? Bu bayrak al, bu bayrakta sadece bir etnik unsurun kanı yok. Bu ülkede yaşayan kardeşlerimizin kanı var. Rengini oradan aldı. Nasıl olurda bu bayrağımız yanına ikinci bayrağı konuşabilirsin. Bu ayrımcılıktır. Tüm etnik unsurlara saygımız var. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığında tek milletiz. Ardından tek bayrağımız var. Tek vatan ve tek millet. 780 bin kilometreyi asla ameliyat yaptırmayız. Bunun için el ele omuz omuza vereceğiz. Bu bütünlüğümüzü de kimseye tartışma konusu yaptırmayız" diye konuştu.

Türkiye'nin meselelerini çözmek için 8 yıl boyunca gayret sarf ettiklerini anlatan Erdoğan, "Bir çoğunu yola koyduk ama bazı meselelerde karşımıza engeller çıktı. Statüko çıktı, bazılarını rahatsız etti. Mevcut durumdan memnun olan tuzu kurular önümüze çıktı. İşleri düzgün olan, milletin kaynağını tüketenler önümüze çıktı. Biz hiç birine 'eyvallah' demedik, boynumuzu bükmedik. 'Türkiye değişmeli' dedik. 'Türkiye ağırlığında kurtulacak, prangalarını söküp atacak' dedik işte bunu yaptık" dedi.

'SİYASET İSTEYEN CÜBBESİNİ ÇIKARSIN'

Danıştay'ın gecikmeli kararları nedeniyle Türkiye'nin 2.6 milyar dolar zarara uğradığını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi;

"Danıştay'ın sebep olduğu bu zararın faturasını kim ödeyecek. 'Siyaset yapmak isteyen cübbesini çıkarsın' diyorum ama beyefendiler kızıyor. Ama siyaset yapmaktan da kaçınmıyorlar. Ne tür tezgahlar kurulduğunu biliyor musunuz? Halk oylamasında hayır çıksın diye 'İmralı ile ittifak kurulmalı' diyorlar. Tunceli'de köylülere hayır demeleri için teröristler baskı kuruyor. Hayır için kirli oyunlara başvuranları benim milletim affeder mi? Türkiye'nin üzerine çökmüş kara bulutları dağıtacaksınız. Türkiye'nin ufkunu aydınlanacak önünü açacaksınız. Milletin hayrına olan hiç bir konuda bir araya gelemeyenler hayır deme noktasında bir araya geldiler. Kim bunlar CHP, MHP, BDP, Türkiye Komünist Partisi, İşçi Partisi, YARSAV bir de bir kısım medya ve çeteler. Şimdi ne diyor Ana muhalefet partisinin lideri. 'Başörtüsünü ben çözerim' diyor inandınız mı? Çünkü kendi de inanmıyor. Çünkü bunlar akşam başka sabah başka konuşuyor. Dürüst ol da siyasetçi sansınlar. Benim milletim bu oyunları yutmuyor. "

BOYKOT KARARINA TEPKİ

BDP'nin boykot kararını da eleştiren Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu ne demek biliyor musunuz? Vatandaşa 'demokratik hakkını kullanma' demek. Böyle şey olur mu? Hem 'siyasi partiyim' diyeceksin, sonra da 'sandığa gitme' diyeceksin. Her sandığa adam dikeceklermiş, neymiş tespit yapacaklarmış. Kim geldi kim gelmedi. Biri rahatsız olup o gün gelmezse ona göre not verecekler. Onlara da gereken cevabı sandığa giderek vereceğiz. CHP, MHP, BDP'ye gönül vermiş kardeşlerime sesleniyorum. 2011'de ne biliyorsan onu yap, ama bu oylama ile Türkiye'nin geleceğini çocuklarımızı geleceğini oylayacağız. İki seçenek var ya darbe anayasası yada milletin anayasası."

CHP'nin İstanbul ve Diyarbakır'da astırdığı iddia edilen bilboardları da eleştiren Erdoğan, şöyle dedi:

"Bilboardlarda ne tür afişler astılar biliyor musunuz. 'Rahibe kıyafetine evet' diye afişler astılar. Benim örtülü giyinen vatandaşımı rahibeye benzetecek kadar saptırdılar. Şimdi yine kıvırmaya başladılar. 'Bize ait değil. Hükümet bunu bulsun çıkarsın' diyor. Bu benim görevim değil senin görevin. Bunlarla ilgili bir çok şey ortaya çıkıyor. Çok enteresan Sayın Baykal'ın gidişi de böyle oldu. Bakınız ortaya kaset çıktı. Kaset çıktığından itibaren Sayın Kılıçdaroğlu, 'Ben aday değilim' diyordu, hatta beraber kol kola poz verdiler. Oradan ayrıldı 'Aday değilim' dedi. 24 saat geçti 'adaylığımı açıklıyorum' dedi. Biz mecliste çok çalıştık, onlar farklı konuştu. Adnan Menderes'i, Hasan Polatkan'ı, Fatin Rüştü Zorlu'yu idama götüren zihniyeti gözünüzün önüne getirin. Birilerinin tezgahını tezgahlarını bozduğu için idama götürdüler. İdamın gerekçelerini bile açıklayamadılar. Ne dedi kararı veren hakim. 'Bizi buraya getiren irade böyle emrettiği için bu kararı böyle açıklıyorum" dedi. Sabah namazında kafasına dipçik vurulan gençleri düşünerek. Mamak, Metris, Diyarbakır cezaevinde insanlık dışı işkenceden geçirenleri düşünerek mühre basın."

MERSİN / DHA

Kaynak: Demirören Haber Ajansı