Sendikalar 1 Mayıs'ı Taksim'de Kutlamaya Kararlı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

1 Mayıs İşçi Bayramı Kutlamalarını Taksim Meydanı'nda Yapmalarına Hükümet Tarafından da İzin Verilmeyen Sendika Temsilcileri, 1 Mayıs'ı 500 Bin İşçiyle Taksim'de Kutlayacaklarını Yineledi.

1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamalarını Taksim Meydanı'nda yapmalarına hükümet tarafından da izin verilmeyen sendika temsilcileri, 1 Mayıs'ı 500 bin işçiyle Taksim'de kutlayacaklarını yineledi. Amaçlarının gerginlik olmadığını belirten sendika temsilcileri, "orantılı güç kullanılacak" sözleri nedeniyle İstanbul Valisi Muammer Güler hakkında suç duyurusunda bulunduklarını belirterek, "Gelişecek tüm olaylardan sayın Vali ve hükümet sorumludur" dedi.

DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, KESK Genel Sekreteri Abdurrahman Daşdemir ve Türk-İş Genel Sekreteri Mustafa Türkel, DİSK Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi. Sendikalar adına açıklama yapan DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, 1 Mayıs İşçi Bayramı'nı Taksim Meydanı'nda kutlamaya kararlı olduklarını söyledi. Yarın saat 10.00'da toplanacaklarını ifade eden Görgün, "1 Mayıs işçilerin, emekçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günüdür. 1 Mayıs emeğin bayramıdır. 100 yılı aşkın süredir dünyanın dört bir yanında coşku içinde kutlanmaktadır. Ülkemizde de cumhuriyet öncesinden bu yana emeğin bayramı olarak kutlanmaktadır. 1 Mayıs 2008 kutlamalarının sorunsuz, barış ve coşku içinde yüz binlerce emekçinin katılımıyla kutlanması için haftalardır çalışıyoruz. 1 Mayıs'ta bütün dünyada yüz milyonlarca emekçi alanlarda emeğin taleplerini haykırmakta, dayanışmalarını sergilemektedir. 1 Mayıs ülkemizde de onlarca yıldır bazen kapalı salonlarda, hatta nezarethanelerde ve hapishanelerde de olsa ama çoğunlukla 1 Mayıs alanlarında milyonlarca emekçinin katılımıyla kutlanmaktadır. Emekçiler ellerinde karanfiller, dillerinde özgürlük ve barış türküleri, yüreklerinde sevgileriyle dayanışma içinde alanları doldurmaktadır. 1 Mayıs'ı emeğin bayramı olarak ilan etmek, emekçiler açısından sadece malumun ilanıdır" diye konuştu.

Görgün, bunu yeni bir şeymiş gibi sunmanın gülünç olduğunu ifade ederek, "1 Mayıs etkinlikleri düzenlemek sendikal faaliyet olarak tanımlanmaktadır. Sendikal faaliyetler de izne tabi değildir. Bizler 1 Mayıs'ın emek bayramı olarak tatil günü olması talebini ısrarla savunmaya devam edeceğiz. Ülkemizin içinde bulunduğu koşulların bilincindeyiz. İşler iyi gitmiyor. Çalışanların hak kayıpları her geçen gün artıyor, kazanılmış haklarımız adım adım ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. İşsizlik almış başını gidiyor. Pahalılık, yoksulluk, geçim sıkıntısı bir karabasan gibi ülkemizin başına çökmüş durumda. Siyasal ve sosyal alanda da zıtlaşma her geçen gün toplumu daha da geriyor" şeklinde konuştu.

Siyasilerin çözüm bulmak yerine toplumsal gerginliği arttırdığını öne süren Görgün, 1 Mayıs'ı 500 bin işçiyle birlikte Taksim'de kutlayacaklarını yineledi. Görgün, yaşanan gerginliğin sorumlusunun hükümet olduğunu iddia ederek, "Dillerimizde türkülerimizle ülkemizin 81 ilinin halk oyunlarıyla omuz omuza 1 Mayıs'ta dayanışma duygularımızla Taksim'de olacağız. Amacımız asla gerginlik yaratmak değil. Tek amacımız barış ve coşku içinde 1 Mayıs'ı kutlamaktır. Bizler özü sözü bir emek örgütleriyiz. Ne yapacağımızı açıkça ilan ettik, buna göre davranacağız. İktidarı uyarıyoruz, 10 milyonlarca emekçinin talebini göz ardı etmeyin. Haklı ve demokratik bir hak olan 1 Mayıs kutlamalarına yasak getirmeyin. Yasakçılık kimseye fayda sağlamaz. Demokrasi herkes içindir ve herkese lazımdır. Sıkışınca demokrasi demek, başkalarının taleplerine gelince yasakçılık yapmak doğru bir tavır değildi. Kendine demokrat tutum, halkımızın onaylayacağı bir tavır da olamaz. Ülkemizin gerginliğe değil, barış ve huzura, yasakçılığa değil özgürlüklere, kargaşaya değil dayanışma ve demokrasiye ihtiyacı vardır" açıklamasında bulundu.

DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, açıklamasını şöyle tamamladı:

"Bizler barış içinde 1 Mayıs'ı kutlayacağız. Bayramımızı şölene çevireceğiz. Umarız ve dileriz ki bu davranışımız aynı şekilde karşılanacaktır. Hükümet sürekli olarak üç kortejin olmasının trafik açısından sıkıntılarını dile getirdiğinde, sorun buysa bunu tek korteje indirebiliriz dedik ama sorunun bu olmadığı anlaşıldı. Biz pozisyon değişikliği yapmadık. Üç koldan Taksim'e gideceğiz. Yasakçı hükümetin tutumunu Avrupa'da bütün sendikalara anlatacağız. Daha sonra hükümet bunun hesabını Avrupa'da versin.

Hakkımızı hukuki yollardan arayacağız. 1 Mayıs hakkımızı bırakın engellemeyi, bunun engellenmesine ilişkin demeçte bulunmak bile suçtur. Yetkililer bu suçu işlemesinler." Türk-İş Genel Sekreteri Mustafa Türkel de, 1 Mayıs'ta Taksim Meydanı'nda olacaklarını söyledi. Türkel, "Biz 1 Mayıs'ı tabuların yıkılması, demokrasinin önündeki engellerden biri olarak duran 1977'deki talihsiz olayın üzerimizden atılması açısından önemsiyoruz. Baştan beri yetkililere çağrı yaptık. Taksim'in emekçiler ve işçiler için önemi var. Bir kez de olsa Taksim'deki engelleri aşalım. Bu engel aynı zamanda ülke demokrasisi önündeki engeldir. Bunu aşmak zorundayız. Herkese açık olan Taksim Meydanı'nın yalnızca işçi ve emekçilere kapatılmasını içimize sindiremiyoruz. Önümüzde 24 saat var. Örgütlerimiz 16 saat sonra Taksim Meydanı'nda olmak için yola çıkacak. Orada ülkemizin önüne konulmak istenen engelli kaldırıp atmak için orada olacağız. 1 Mayıs'ı olabildiğince kardeşlik içinde kutlanmasını, emniyet güçlerinin de bu çerçevede hareket etmelerini istiyoruz. Emniyet güçleri de bizim kardeşimiz. Umuyoruz şiddete başvurulmaz" dedi.

KESK Genel Sekreteri Abdurrahman Daşdemir ise, "orantılı güç kullanılacak" sözleri nedeniyle İstanbul Valisi Muammer Güler hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı. Daşdemir, "Bizler provokatör değiliz. Provokasyonlara zemin hazırlayacak bir yaklaşıma sahip değiliz. Şiddeti içeren açıklamalarla Vali suoç işlemiştir. Şimdiye kadar hangi vali orantılı şiddetten bahsetmiştir. Suçtur bu. Kimsenin böyle konuşmaya hakkı yoktur. Biz, Sayın Vali'nin bu açıklamalarıyla ilgili suç duyurusunda bulunduk.

Artık 1 Mayıs ayıbının Türkiye'nin gündeminden çıkarılması gerekir. Artık kan damlamaması gerekir. Kesinlikle yarın bizden doğru hiçbir şey incinmeyecek. Karşı karşıya kaldığımız zorlama ne olursa olsun, bu ısrarımızdan ve barışçıl ısrardan vazgeçmeyeceğiz. Hepimizin yolu açık olsun. Alan fetişizmini biz yapmıyoruz. Biz, katledilen 36 arkadaşımızı anmak istiyoruz. Bu çok demokratik bir taleptir. Bu, bütün Türkiye'de bütün alanlarda 1 Mayıs kutlanacak. Sayın Vali'nin havayı geren yaklaşımından sonra gelişecek tüm olaylardan Sayın Vali ve hükümet sorumludur. Sayın Vali silah bile kullanılacağını ifade etmiştir. Devlete düşen görev, barışçıl ve demokratik bir etkinliği yapanların güvenliğini sağlamaksa, silah kullanacaklarla önceden ilgili önlem alabilir. Bu tehditle bir barışçıl demokratik hakkın kullanımının önüne geçilemez. Bu gayri hukuki bir yaklaşımdır. Geçen yıl emniyet güçlerinin kapalı alanlara gaz bombası attığını çok iyi biliyoruz. Gözü görmeyen bir emekçinin bacağının joplarla kırıldığını çok iyi biliyoruz. Bu tablonun yaşanmaması gerektiğine inanıyoruz" diye konuştu.

(RC-EY-EY-ÖZ-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı