Satıcı: Nankör Bir Oyuncak Olan Sıcak Paraya Artık İhtiyacımız Yok

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Türkiye İhracatçılar Meclisi (Tim) Başkanı Oğuz Satıcı, Türkiye'nin Artık Mevcut Düzeylerdeki Sıcak Paraya İhtiyacı Olmadığını Belirterek, ""artık Sıcak Para İçin Yüksek Faizle Kar Cennetine Çevrilmiş Bir Vaha Olmamıza Gerek Yok. ve Artık, Bu Hükümetin Ekonomik İstikrarı Koruduğunu Kanıtlamak İçin Sıcak Para Gibi Tehlikeli ve Nankör Bir Oyuncağın Desteğine İhtiyacı Yok" Dedi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı, Türkiye'nin artık mevcut düzeylerdeki sıcak paraya ihtiyacı olmadığını belirterek, ""Artık sıcak para için yüksek faizle kar cennetine çevrilmiş bir vaha olmamıza gerek yok. Ve artık, bu hükümetin ekonomik istikrarı koruduğunu kanıtlamak için sıcak para gibi tehlikeli ve nankör bir oyuncağın desteğine ihtiyacı yok" dedi.

TİM'in 14. Olağan Genel Kurulu Ankara'da yapıldı. Genel Kurul'da konuşan TİM Başkanı Satıcı, Türkiye'nin artık mevcut seviyede bir sıcak paraya ihtiyacı olmadığını kaydetti. Sıcak paranın bir süre piyasaların istikrarı için dayanak olarak iş görmüş olabileceğini ifade eden Satıcı, artık "kamu maliyesinde disiplinini kanıtlamış seçim döneminde bile popülist taleplere pabuç bırakmamış" bir hükümet olduğunu iddia ederek, şöyle konuştu:

"Artık, bu durumu sürdürmek için, sıcak para için yüksek faizle kar cennetine çevrilmiş bir vaha olmamıza gerek yok. Ve artık, bu hükümetin ekonomik istikrarı koruduğunu kanıtlamak için sıcak para gibi tehlikeli ve nankör bir oyuncağın desteğine ihtiyacı yok. Artık, bir an önce ülkemizin tüm kamusal yatırım gücünü tahrip eden yüksek faiz yükünü aşağıya çekmemiz ve sıcak para ile aramıza mesafe koymamız lazım. Yüksek faiz yükünden tedrici bir biçimde kurtulurken, faiz için ödediğimiz bütün kaynağı, ülkemize gelmesi ihtimali olan ve geldiğinde daha fazla üretim, daha fazla istihdam yaratacak doğrudan yatırımlar için teşvik olarak masaya koymamız lazım."

Son beş yıldır ihracatçı şirketlerin çok iyi koştuğunu belirten Satıcı, "Düşük kura, buradaki herkesin bildiği yüksek enerji maliyetlerine rağmen verimliliklerini arttırarak, karlarından fedakarlık ederek, toplam satışlarını arttırarak pazarlarını korumayı ve arttırmayı becerdiler. Ama bu durum 'Nasıl olsa böyle sürüyor' diyerek sonsuza kadar sürdürülebilecek bir durum kesinlikle değildir.

Bunun tersini düşünenler ne denli iyi niyetli olurlarsa olsunlar ciddi bir biçimde yanılırlar" dedi. İhracatçının ülke ekonomisini olumsuz etkileyecek bir talepte bulunmadığını ifade eden Satıcı, şöyle konuştu:

ENFLASYONU KÖRÜKLEYECEK KUR İSTEMİYORUZ

"İhracatçı ne istiyor? Enflasyonu körükleyecek yüksek bir kur mu? Elbette ki, hayır. Türk ihracatçısı, Türk Milletinin temel çıkarlarına ve genel politikalarına her zaman duyarlı oldu. Bunun için fedakarlık yapmak gerektiğinde fedakarlık yaptı ve yapmaya devam edecek.

Peki, Türk ihracatçısı, 'Bildiğimiz iş budur diye uluslararası rekabet gücümüzü yitirdiğimiz sektörleri her ne pahasına olursa olsun koruma altına alalım mı?' diyor. Kesinlikle, hayır! Türk ihracatçısı öncelikle şunları istiyor: İhracatın özel şartlarını, dünya ekonomisindeki değişim ve titreşimlerini en iyi ihracatçımız bilmektedir. 40 binin üzerinde firma ve girişimci, yüz binlerce yönetici, milyonlarca emekçi uluslararası piyasalara bugün 100 milyar dolar ihracatla kendisini onurluca kabul ettirmiştir. Tüm kamuoyundan, ekonomi yöneticilerinden ve ekonomide kanaat önderliği yapan çok kıymetli arkadaşlardan rica ediyoruz; bizi dinleyin, bizi anlayın."

STRATEJİK SÖKTER MASALI ANLATMAYIN

Sendikaların, bir kısım siyasetçilerin özelleştirme karşıtı söylemler yerine, elde edilen kaynakların yeni yatırımların teşviki için kullanmayı teklif etmeleri gerektiğini söyleyen Satıcı, "Özelleştirme karşıtlığı yaparken kimse stratejik sektör masalı uydurmasın. Stratejik sektör yoktur. Stratejik olan insanımızdır, onun aklıdır" dedi.

Teşvik politikalarında KOBİ'lerin yanı sıra dünya çapında oyuncular yaratılması için çalışılmasını isteyen Satıcı, 49 ilde uygulanan teşvik yasasının revizyonla tüm Türkiye illerine uygulanması gerektiğini söyledi.

AB'nin Türkiye için önemine değinen TİM Başkanı, "Onlar bizi alırlar mı, almazlar mı; Sarkozy şunu demiş, Merkel bunu demiş, bunun bir önemi yoktur. Biz, bu meseleye iki yıl evvel konsantre olduğumuz gibi konsantre olmak zorundayız. Bu meseleye olan konsantrasyon ve motivasyonumuzun arttırılması yeni hükümetimizin iyi başladığı bir işi iyi bitirmesi açısından da çok önemlidir" diye konuştu.

GÜMRÜK BİRLİĞİ ANLAŞMASI REVİZE EDİLSİN

Gümrük Birliği Anlaşması'nın günün ve Türkiye'nin ihtiyaçları için derhal masaya yatırılması gerektiğini kaydeden Satıcı, şunları söyledi:

"Şu açıkça görülmektedir ki, Gümrük Birliği'nin oluşturulduğu dönemdeki koşullar, bugünkü koşullarla birebir örtüşmüyor. Biz bu anlaşmayı yaptığımızda Avrupa Birliği'nin 15 üyesi vardı, şimdi ise 27 üyesi var. Dünya konjonkürü siyasi ve iktisadi ilişkiler başka türlü idi, şimdi ise başka türlü. Bu anlaşmanın günün şartlarına göre yenilenmesi gerektiğini Avrupa Birliği içindeki iktisatçı ve siyasetçiler bile epeydir söylüyor. Artık bunu duyalım ve öncelikli bir mesele olarak ajandamıza alalım. Bu noktada Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak bizim talebimiz Gümrük Birliğin'den vazgeçilmesi değil, Gümrük Birliği kararı müzakere edilirken öngörülmeyen, ancak zaman içinde Türk özel sektörü açısından ciddi sıkıntılar yaratan sorunlara acil çözüm üretilmesidir. Hepimizin bildiği gibi, Gümrük Birliği işleyişinden kaynaklanan en önemli sorunumuz Avrupa Birliği'nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarıdır. Gümrük Birliği uyarınca Türkiye, sözkonusu ülkelerle aynı anlaşmaları yapmak durumundadır."

Avrupa Birliği'nin bu anlaşmaları kendi ihtiyaç ve önerileri

doğrultusunda yaparken içeriği konusunda Türkiye'yi önceden bilgilendirmeyip, görüşünü almamasının yanı sıra üye ülkelerin Türkiye ile aynı anlaşmaları yapma konusunda her zaman istekli davranmamalarının da sorun olduğunu anlatan Oğuz Satıcı, "Dolayısıyla vahim bir biçimde, Avrupa Birliği'nin bu ülkelere karşı üstlendiği yükümlülükleri üstlenirken, söz konusu ülkelerin Avrupa Birliği'ne sağladığı imtiyazlardan yararlanamıyoruz" dedi.

"TÜZMEN BAKANLIKTA KALSIN" MESAJI

Dış Ticaretten sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'in ihracatçılar için önemli bir şans olduğunu belirten Satıcı, Tüzmen'in yeni hükümette de bu görevde kalması gerektiği mesajı verdi. Satıcı, bu konuda şunları söyledi:

"Ancak, o tarihi halk deyimiyle Sezar'ın hakkını Sezar'a vermek lazım. Burada bulunan tüm ihracatçı arkadaşlarımız da teyid ederler ki, biz 5 yıldır gerçek anlamda nefer gibi çalışan, bizim için gecesini gündüzüne katan gerçek bir hizmetkarla birlikteyiz.

Sorunumuz olduğunda çözmek için çırpındı, uluslararası ticaret anlaşmalarıyla önümüzü açtı. Geliştirdiği Turquality programı ile katma değerli ürünlerin ve uluslararası markalaşma sürecinin lideri oldu. İhracatı, tek tek, firma bazında ve günlük olarak izleyerek moralimiz bozulduğunda, motivasyonumuz düştüğünde bizi arayarak, ziyaret ederek moral verdi. Biz sahanın çamuruna rağmen iyi oynayan tecrübeli takım oyuncularıyız ve teknik direktörümüzden çok ama çok memnunuz. Bunun temsil gücümüzün tamamının toplandığı bu güzel günde tüm kamuoyu tarafından bilinmesini istiyoruz."

SEÇİM MESAJLARI

Seçim sonuçlarını da değerlendiren Satıcı, Türkiye'nin seçim ile "Kutsal kavramlar üzerinden hamasete izin vermiyorum; gerilim, istikrarsızlık ve kavga istemiyorum, daha fazla refahı daha fazla demokrasi ile birlikte istiyorum, tercihlerim üzerinde kimsenin vesayetini istemiyorum, istikrarı onaylıyorum, AB'ye girmek istiyorum" mesajlarını verdiğini söyledi. Satıcı, Türkiye'nin, 22 Temmuz seçimleri ile verdiği diğer mesajları şöyle sıraladı:

"Türkiye'nin merkez sağının adresi artık bellidir. Bunun gerektirdiği sorumluluk içinde merkez gibi davran, her türlü siyasi adımını atarken bunu hesaba kat, kucakladığın geniş toplulukların özlem ve taleplerine cevap ver. Bu cümlelerin yanında, son seçim sonuçları dikkatlice okunduğunda, Türk halkı 'Ben daha kaliteli bir muhalefet istiyorum. Ey muhalefet senin yolunu beğenmiyorum çıtanı yükselt' diyor. 'Ey muhalefet partileri, geliştirici yapıcı ve ileriye götürücü bir muhalefet yap, kutuplaşma siyasetinden vazgeç, Türkiye'nin bu gününü ve geleceğini, yapacağın muhalefetin kalitesi ile rafine et, bunun için daha yaratıcı ve daha proje odaklı ol' diyor. Türkiye, soldaki boşluğu soldan doldurmaya ve Türkiye demokrasisine büyük katkı yapacak yeni bir oluşumun gerekli olduğuna da işaret ediyor."

AKP'yi Güneydoğu'da aldığı oylar için kutlayan Satıcı, Türkiye'nin, Doğu ve Güneydoğu'da ekonomik sosyal kültürel sorunun çözümü için tüm taraflara yeni bir fırsat sunduğunu ifade etti.

GENEL KURUL'DAN NOTLAR

Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın tatilde olduğu için katılmadığı Genel Kurul'da, Erdoğan'ın kutlama ve destek mesajı Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen tarafından aktarıldı. Genel Kurul'a Devlet Bakanı Ali Babacan, DSP Lideri Zeki Sezer, Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakçı, Maliye Bakanlığı Müsteşarı Hasan Basri Aktan, İMKB Başkanı Osman Birsen katıldı.

Genel Kurul'un yapıldığı salon ve salonun girişine, "Haydi Türkiye 500 Milyar Dolar Hedefine" sloganını temsilen düz bir yol düzeneğinde yer dekorasyonu yapılması dikkat çekti. TİM faaliyetlerine ilişkin yapılan gösterim, semazenlerin görüntüsü ve Mevlana'nın, "Artık yeni bir şeyler söylemek lazım" sözleri ile başladı.

TİM Başkanı Oğuz Satıcı, konuşmasında ülkenin psikolojik, kültürel sorunlarına da değinirken, manevi değerlere atıfla mesajlar verdi. Satıcı, "Allah hepimizi kibre meyilli egolarımızdan korusun" sözleri ile dikkat çekti.(ANKA)

Kaynak: ANKA