Şanlıurfa: Şanlıurfa'da Müzik Kültürü

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İnsanlık tarihiyle yaşıt olan müziğin, ırkı, dini, dili, inancı, toprağı ve bayrağı ayrı insanları aynı ezgide birleştirerek, bir araya getirecek bir güce sahip olduğu bildirildi.

İnsanlık tarihiyle yaşıt olan müziğin, ırkı, dini, dili, inancı, toprağı ve bayrağı ayrı insanları aynı ezgide birleştirerek, bir araya getirecek bir güce sahip olduğu bildirildi.

Günümüze gelinceye kadar çeşitli seyirler ve gelişmeler kaydeden müzik, toplumla etkileşip bütünleşen sanatların başında yer alıyor. Harran Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu (MYO) öğretim görevlisi S. Sabri Kürkçüoğlu, Kazancı Bedih ve Şanlıurfa'da müzik kültürüyle ilgili bilgilerini İHA muhabirine aktardı.

Harran Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu (MYO) öğretim görevlisi S. Sabri Kürkçüoğlu, Şanlıurfa'da gazel okuyucularının makam ve edebiyat bilgisine sahip olmaları gerektiğini bildirdi. Divan edebiyatının gazel türü şiirlerinin, müzik meclislerinde çeşitli makamlarda, ustalık gerektiren bir biçimde okunması gerektiğini ifade eden Kürkçüoğulu, kentte gazel ve hoyrat okumayı hakkıyla icra edemeyenlere sanatçı gözüyle bakılmadığını söyledi. Kürkçüoğulu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

"Yıllar geçtikçe Kazancı Bedih sıra gecelerindeki kişiliği, güzel sesi ve icrasından dolayı, çıraklıktan kalfalığa, kalfalıktan, ustalığa giden bir yolda 'Pir' ve 'Bedih Usta' lakabıyla da anılmaya başlar. Sıra geceleri bir konservatuardır. Hepimiz o okuldan mezun olduk ne güzel. Yüzlerce türkü, gazel, maya ve hoyrattan dağarcığımız oluştu. Kazancı Bedih, Fuzuli, Nabi, Nezihe, Nesimi, Fehim, Abdi, Lütfi gibi şairlere ait gazelleri okuyarak yeni kuşağın ilgisini Divan Edebiyatı'na çekmiştir. Seslendirdiği eserleriyle bizlere geleneksel müzikten esintiler sunan Pir'in mızrabında ve sesinde duygusal ve dokunaklı bir ifadeyle kendine has tavır hakimdir. Şanlıurfa müzik hayatında, yörenin özelliklerini yansıtan, 'Kazancı Bedih Tavrı' olarak anılan tarz oluşmuştur. Onun tavrını yaşatan oğlu, değerli arkadaşım Naci Yoluk da babası gibi ud çalmakta ve gazel tarzını başarıyla sürdürmektedir. 1990'dan sonra, kendisinden bir kuşak sonraki sanatçılardan bağlama üstadı Mehmet Nacak, Abdullah Uyanık, Kazım Çiriş, Abdülkadir Karakuş, Mehmet Öncel, Naci Yoluk, Tahir Gümüş, İmam Karakurt, Kadir Eğlence, Yasin Aslan ile oluşturdukları 'takım', Şanlıurfa gecelerinin ve nezih meclislerin sevilen, sayılan, vazgeçilmez topluluğu olur. Şehirde herkes tanırdı Kazancı Bedih Usta'yı. Türkiye çapında tanınmasıysa televizyonlarda mizansen sıra gecelerinde gazel okumasıyla oldu. Mahalli ve ulusal televizyonlarda birçok programa katıldı. Yüzlerce mahalli banttan sonra İstanbul'daki yapımcılar tarafından profesyonelce hazırlanan 15 kadar kaset ve CD'si yurt içi ve yurt dışında beğeni kazandı. Şanlıurfa'nın tanıtımına büyük katkıları oldu. 2003 yılında yapılan 'Kazancı Bedih ve Oğlu' isimli kaset ve VCD, müzik geleneğinin babadan oğula devamının güzel bir örneği olmuştur".

Kazancı Bedih için "Çünkü O halkın gönlünde Pirdi" diyen Kürkçüoğlu, "Pir, bir önceki kuşağın son temsilciliğini gururla ifa etmiştir. Bugün genç kuşaktan gazel okuyanlar, Kazancı Bedih'ten feyzalıp etkilenmişlerdir. Yeni kuşaktan ise Mehmet Özbek, Mercan Özkan, Halil Sezgin, Halil Altıngöz, Musa Kaldı, Bakır Karadağlı, Mehmet Güzelgöz ve Bekir Çiçek gazel tarzını başarıyla yaşatmaktadır" diye konuştu.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı