Şanlıurfa'da kırsal alanlarda ve köylerde yaşayan aileler yazlık olan kıl çadırlarını kurmaya başladı.
Türk kültürünün temelinde olan göçerlik ve yaylacılık yaz aylarının gelmesiyle hummalı bir çalışma içerisine giriliyor. Orta Asya yıllarına dayanan göçerlik, Anadolu'ya gelince bir kısmı yerleşik duruma geçmiş, bir kısmı ise göçerliği hala sürdürüyor. Yerleşik duruma geçmiş köylüler yılların vermiş olduğu geleneklerini unutmayarak, gerek dağlarda ve gerekse de köylerinde yaz aylarının gelmesiyle kıl çadırlarını kurmaya başladı.
Temel geçim kaynağı hayvancılık olan köylüler, yoğun kış olmadığı sürece mallarında kış ağıllarında bakıyor, kuzular, oğlaklar burada doğup büyüyor. Hıdrellezden sonra sıcaklar artmaya başlayınca daha yükseklerde bulunan yaylalara göçen köylüler, Eylül-Ekim sonlarına doğru havalar soğumaya başlayınca köylerine geri dönüyorlar.
Yörük göçerlerin çoğunun yerleşik düzene geçmesine rağmen hala göçerliği sürdürenler olduğunu belirten köylüler, "Genelde yaz aylarının başlamasıyla köylerde hummalı bir çalışma başlar. Kimileri Karacadağ'a göç eder, kimileri de köylerin birkaç kilometre uzağındaki otlak alanlara. Çünkü hayvanlarını meralara salarlar. Kıl çadır artık bir gelenek haline gelmiş. Göç etmeyenler bile köylerinde çadır kurar ve çadırlarda yaşarlar. Böyle olmazsa dağlar, taşlar, yaylalar kıl çadıra, deveye, kıl keçiye ve tulumlardaki yayık ayranına hasret kalacak" dediler.
(FÖ-OÇ-Y) 25.05.2008 14:44 TSİ