Sağlık Bakanı Tam Gün Kanun Tasarısını Savundu: Hekimlerin Büyük Bölümü,vatandaşların Yüzde 90'dan Fazlası Destekliyor
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Tam Gün Kanun Tasarısını Savundu. Akdağ, Hekimlerin Büyük Bölümünün Vatandaşların İse Yüzde 90'dan Fazlasının Düzenlemeyi Desteklediğini Söyledi.
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, tam gün kanun tasarısını savundu. Akdağ, hekimlerin büyük bölümünün vatandaşların ise yüzde 90'dan fazlasının düzenlemeyi desteklediğini söyledi. Bakan Akdağ, "Parası olanın muayenehaneden yararlanabildiği bir sistemi hekim seçme özgürlüğü diye lanse etmek ironidir" dedi.
Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, Meclis Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'nda görüşülürken, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, tasarı hakkında komisyon üyelerine sunum yaptı. Çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisinin de katıldığı komisyonda Bakan Akdağ, Sağlıkta Dönüşüm Reformu'ndan, OECD'nin 2008 yılı raporunda "devasa bir reform' olarak bahsedildiğini söyledi. Sağlık sisteminin dönüşümünde vatandaş memnuniyeti, vatandaşın finansal riskten korunması ve sağlık göstergelerinin önemli olduğuna işaret eden Bakan Akdağ, dönüşüm çalışmalarının 6 yıldır uygulandığını kaydetti. 2003 yılında yüzde 39 olan vatandaş memnuniyetinin 2008 yılında yüzde 64'e ulaştığını, bu araştırmalarda "sağlık hizmetlerinden niçin memnun değilsiniz?" sorusuna vatandaşların büyük bölümünün "muayenelerde para ödediğim için' yanıtını verdiğini kaydeden Akdağ, sistem arızası nedeniyle hekimlerin yüzde 90'ının muayenehane ile çalıştığını söyledi.
Son 6 yıldır verilen teşvikler sonucunda Sağlık Bakanlığı hastanelerinde görev yapan uzman hekimlerin yüzde 80'nin artık kısmi zamanlı çalışmadıklarını ifade eden Akdağ, verilen bu teşviklerin, yüzde 20'lik hekim grubunun tercihlerini değiştirmediğini kaydetti.
Üniversitelerde yanlış sistem uygulanmasının vahim bir durumun ortaya çıkmasına yol açtığını anlatan Akdağ, öğretim görevlilerinin kazanç yollarının ya muayenehane ya da özel muayenelere yönlendirildiğini söyledi. Bu sistemi 'taşma sendromu' olarak adlandırdığını belirten Akdağ, üniversite hastanelerinde vatandaşların, çoğu zaman 'özel işlem' adı altında para ödemek zorunda kaldıklarını da ifade etti.
Akdağ, "Bir öğretim üyesi olarak öğle üzeri muayenehaneme gitmek zorunda kalıyorsam veya öğleden sonra öğrencim, asistanım bir taraftayken hastayı özel muayene etmek, özel ameliyat zorunda bırakılıyorsam bu kabul edilebilir değildir. Bu, eğitimi ileri derecede bozmaktadır. Bir öğretim üyesinin mesaisi muayenehanesinde veya bir özel hasta ile ilgilenerek geçiyorsa burada bir eğitimden, bir araştırmadan söz edilemez."diye konuştu.
"ÇARPIK DURUM ORTADAN KALKACAK"
Üniversitelerde de tam zamanlı çalışma sistemine geçildiğinde ek ödemelerin bu şekilde dağıtılacağını belirten Akdağ, profesörler ve doçentlerin sabahtan akşama kadar hasta muayene ederek para kazanabilecekleri ve eğitimin aksayacağı iddialarının gerçek dışı olduğunu söyledi. Bugün öğretim üyelerinin kazanabilmek için sadece hasta bakmak durumunda kaldıklarını söyleyen Akdağ, bu çarpık durumun tasarı ile ortadan kaldırılacağını vurguladı.
"HEKİMLER VE VATANDAŞLAR DESTEKLİYOR"
Düzenlemeyi hekimlerin büyük bölümünün vatandaşların ise yüzde 90'dan fazlasının desteklediğini ifade eden Akdağ, hekimlerin, maaş-ek ödeme oranlarının birbirine yakın olmasını talep ettiklerini dile getirdi. Akdağ, Sağlık Bakanlığı hastanelerinde bir uzman hekimin 2008 yılında ortalama bin 625 TL maaş alırken, 4 bin 400 TL civarında ek ödeme aldığını söyledi. Hekimlerin, maaş kısmının da en azından ek ödemelerin yarısına yakın bir noktaya çıkmasını istediklerini söyleyen Akdağ, bunun, hekimlerin emekli maaşlarına da olumlu yansıyacağını dile getirdi. Akdağ, Ekonomi Koordinasyon Kurulu üyesi bakanlarla konuyu görüştüğünü ve komisyon çalışmaları sırasında bu konuda bir gelişme yaşanacağını bildirdi.
"İRONİK BİR YAKLAŞIM"
Tasarıya yönelik "hekim seçme hakkının engelleneceği' yönündeki eleştirilere de yanıt veren Bakan Akdağ, bunun "ironik" bir yaklaşım olduğunu ifade ederek "Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak sosyal güvencemle, yoksulsam devletim şefkatli yaklaşımıyla bu sağlık hizmetini alabiliyorsam hekim seçme hakkım var demektir. Yalnızca parası olanların hekimini seçebileceği bir sisteme 'bu sistemde hekim seçme hakkı vardır' demek çok ilginç bir paradokstur. Türkiye'de hekim seçme hakkı varlıklı insanlar için bu yasayla ortadan kaldırılmıyor. Özel hastaneler, özel muayenehaneler bu yasada kalıyor. Ama biz şu ilişkiyi ortadan kaldırıyoruz. Sosyal güvencesi olan bir vatandaşın sağlık hizmeti alırken ayrıca bir muayenehane veya özel muayene ilişkisini ortadan kaldırıyoruz. Hiçbir çağdaş ülkede böyle bir uygulama yoktur" diye konuştu.
"ÜNİVERSİTELERİN FİNANSMAN İHTİYACI KARŞILANACAK"
Bakan Akdağ, üniversitelere 2008 yılında sosyal güvenlikten aktarılan paranın 3.5 milyar TL olduğunu bildirdi. Vatandaşlardan özel işlem adıyla alınan miktarın yalnızca 400 milyon TL olduğuna dikkat çeken Akdağ şöyle konuştu:
"Bu 400 milyon TL için bir sistemi verimsiz hale getirmişiz, fakir fukara vatandaşımızı gereksiz yere sıkıntıya sokmuşuz. Yasanın uygulaması 2010 yılına kalacaktır. Dolayısıyla üniversitelere aktarılması gereken miktarlarla ilgili olarak çalışıyoruz. Üniversitelerin finansman ihtiyacı bu yasayla birlikte sağlanacaktır. Devlet ve üniversite hastanelerinde hasta kuyrukları daha da azalacaktır. Halkımızın aldığı sağlık hizmeti daha nitelikli hale
gelecek, hekimlerimiz bu kanunla daha rahat ve ideal bir hizmet ortamı bulacak, vatandaşlarımız da sağlık haklarına daha kolay ulaşacaklardır." (ANKA)
EG/NK











