(Saat 20.30'a Kadar Ambargoludur)
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Hükümet Olarak Daha İlk Günden Türkiye'yi Her İki Yılda, Üç Yılda Bir Krize Sürükleyen Bu İstikrarsızlık, Güvensizlik Zeminini Tedavi Etmenin Mücadelesine Başladıklarını Belirterek, "Bu Mücadelemizde Zaman Zaman Engellerle, Zorluklarla Karşılaştık. Bu İlerleme, Kalkınma, Gelişme Yolculuğundan Bizi Millet Olarak Hiç Bir Güç Alıkoyamayacaktır.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hükümet olarak daha ilk günden Türkiye'yi her iki yılda, üç yılda bir krize sürükleyen bu istikrarsızlık, güvensizlik zeminini tedavi etmenin mücadelesine başladıklarını belirterek, "Bu mücadelemizde zaman zaman engellerle, zorluklarla karşılaştık. Bu ilerleme, kalkınma, gelişme yolculuğundan bizi millet olarak hiç bir güç alıkoyamayacaktır. Bizi alıkoyacak tek bir şey varsa o da, birlik ve beraberliğimizin bozulmasıdır. O da, aynı gelecek hedefleri etrafında kenetlenemediğimiz zamandır. Bu tuzağın farkında olmak, birlik ve beraberliğimizi herşeyin üzerinde tutmak, ortak değerlerimizi hep birlikte yüceltmek durumundayız" dedi.
Ulusa Sesleniş konuşmasını Aydınlıkevler Anadolu İletişim Meslek Lisesi stüdyosundan yapan Başbakan Erdoğan, okulların geldiği seviyeyi göstermesi bakımından, karnelerini bu ay alarak yaz tatiline giren bütün çocuklar adına burada bulunmaktan büyük bir mutluluk ve heyecan duyduğunu söyledi. Türkiye'de artık bir şeylerin iyiden iyiye değişmekte olduğunun en güzel örneklerinden biri olduğu için bugün bu programı burada çekmeyi tercih ettiklerini belirten Erdoğan, "Hem bütün okullarımız gibi liselerimizin de son dönemde kazandığı ilerlemeyi göstermek, hem de mesleki eğitimin bir ülke için ne anlama geldiğini açıkça ortaya koymak için bu lisemiz gerçekten de son derece çarpıcı bir örnek" diye konuştu. "Eğitim sistemimiz sadece nicelik açısından değil, nitelik açısından da çıtasını her geçen gün yükseltmektedir" diyen Erdoğan, "Hükümet olarak biz alınan bu mesafeyi, yakalanan bu gelişme çizgisini son derece önemli görüyoruz" şeklinde konuştu.
OKULLAŞMA ORANINI ARTIRTIK Okul öncesi eğitimde 2002 yılında yüzde 11 olan okullaşma oranını yüzde 29'a kadar yükselttiklerine işaret eden Erdoğan, bu kadar kısa zamanda bu artışın gerçekten çarpıcı bir başarı ve kendilerine umut veren ileri bir adım olduğunu vurguladı. 2002 yılında ortaöğretimde okullaşma oranının yüzde 50,6 iken, 2007 yılı itibariyle bu oranı yüzde 58,6'ya yükselttiklerini, aynı şekilde yükseköğretimde de 2002 yılında yüzde 27 olan okullaşma oranını da 2007 yılı itibariyle yüzde 36'ya kadar çıkardıklarını bildiren Erdoğan, "Sekiz derslikli ve üzeri tüm okullarımıza ülkemizin neresinde olurlarsa olsunlar Bilişim Teknolojisi sınıfları kurduk. Alt yapısı müsait olan tüm eğitim kurumlarımıza ADSL bağlantısı yaparak, öğrencilerimizin yüzde 95'inin bu imkandan yararlanır hale gelmesini sağladık. Bu okullarımızın sayısı 30 bini buluyor" diye konuştu. Erdoğan, Mesleki Teknik ve Yaygın Eğitimde Modüler Sistem'e geçtiklerini, örgün ve yaygın eğitim dahil 599 adet dersin müfredatını analitik düşünce sistemini temel alarak ve çağın ihtiyaçlarını düşünerek yenilediklerini kaydetti. "Ezbere dayalı sistemin yerine öğrenen, düşünen, değerlendiren öğrenciler yetiştirme hedefine yöneldik" diyen Erdoğan, "Her zaman söylediğim gibi, öğrencilerimize 'oku, düşün, uygula ve neticelendir' prensibine dayalı bir eğitim müfredatı hazırlamanın gayreti içinde olduk. Bizim hedefimiz eğitim imkanlarını geleceğin ihtiyaçlarını da düşünerek en iyi seviyeye taşımak ve bu imkanları Türkiye'nin 81 vilayetine en adil, en yaygın, en yeterli biçimde dağıtmaktır" İSTİKRARI KORUMAK ZORUNDAYIZ Türkiye'nin eğitim başta olmak üzere her alanda geleceğin ihtiyaçlarını da dikkate alarak meselelerini çözmesi, gerekli yatırımları yapmasının bir mecburiyet olduğuna işaret eden Erdoğan, bunun için de ekonominin son 5.5 yıllık dönemde yakaladığı istikrar çizgisini asla kaybetmemesi, hedeflerini kovalamaya devam etmesi gerektiğini vurguladı. Bu dönemde Türkiye ekonomisinin, daha önce hiç görmediği kazanımlar elde ettiğini, çok sağlam ve sağlıklı bir zeminde ilerlemeye başladığını anlatan Erdoğan, "Defalarca ifade ettim; ülke olarak her alanda büyük atılımlarla geçen son beş buçuk yıllık dönem içinde en önemli kazancımız istikrarımız olmuştur. Dolayısıyla şartlar ne olursa olsun istikrarımızı, istikametimizi, gidişatımızı korumak zorundayız" ifadesini kullandı. Erdoğan, Türkiye'nin 1979'den başlayarak 2001 yılına kadar çeşitli ekonomik krizler geçirdiğini hatırlatarak, "Her krizde biraz daha yoksullaştık, biraz daha kaybettik. Dikkat ediniz, her iki yılda, üç yılda bir Türkiye krize sürüklenmiş. Bu krizler, milletimizin büyük çoğunluğunu fakirleştirmiş, gelir dağılımındaki uçurumu derinleştirmiş, gelecek umutlarını kırmıştır" dedi.
MÜCADELEMİZDEN BİZİ MİLLET OLARAK HİÇ BİR GÜÇ ALIKOYAMAYACAKTIR Hükümet olarak daha ilk günden Türkiye'yi her iki yılda, üç yılda bir krize sürükleyen bu istikrarsızlık, güvensizlik zeminini tedavi etmenin mücadelesine başladıklarını dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu mücadelemizde zaman zaman engellerle, zorluklarla karşılaştık. Bu ilerleme, kalkınma, gelişme yolculuğundan bizi millet olarak hiç bir güç alıkoyamayacaktır. Bizi alıkoyacak tek bir şey varsa o da, birlik ve beraberliğimizin bozulmasıdır. O da, aynı gelecek hedefleri etrafında kenetlenemediğimiz zamandır. Bu tuzağın farkında olmak, birlik ve beraberliğimizi herşeyin üzerinde tutmak, ortak değerlerimizi hep birlikte yüceltmek durumundayız. Buna devam ettiğimiz sürece, bu duygu birliğini koruduğumuz sürece, Türkiye'yi tutabilene aşk olsun, diyorum. İşte bu sayededir ki, Türkiye bugün dünyanın 17'inci, Avrupa'nın 6'ıncı büyük ekonomisi olmuştur. İşte bu sayededir ki, Türkiye bugün 121 milyar Doları aşan bir ihracat rakamına ulaşmıştır. 79 yılda 36 milyar Dolara ulaşmışken işte gördünüz. Beş buçuk yılda 121 milyar Dolara çıktı. İşte bu sayededir ki, Türkiye bugün 22 milyar Dolar küresel sermayeyi 1 yılda, evet, ülkesine çeken bir fırsatlar ülkesi olmuştur." (TAN-ÖK-Y)












