Rum Basınından Yeni İddia: "Füle, Barroso'ya Kıbrıs Baskısı Yapıyor"

Politis gazetesi, Avrupa Komisyonu Üyesi Stefan Füle'nin, Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manouel Barroso'ya, Kıbrıs sorununa şahsen müdahil olması yönünde baskı yapmaya çalıştığını ancak diğer AB çevrelerinin ve üye devletlerin böyle bir hareketi cesaretlendirmediklerini öne sürdü Rum Politis gazetesi, Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Avrupa Komisyonu Üyesi Stefan Füle'nin Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manouel Barroso'ya, Kıbrıs sorununa şahsen müdahil olması yönünde baskı yapmaya çalıştığını ancak diğer AB çevrelerinin ve üye devletlerin böyle bir hareketi cesaretlendirmediklerini öne sürdü.
Politis gazetesi, Avrupa Komisyonu Üyesi Stefan Füle'nin, Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manouel Barroso'ya, Kıbrıs sorununa şahsen müdahil olması yönünde baskı yapmaya çalıştığını ancak diğer AB çevrelerinin ve üye devletlerin böyle bir hareketi cesaretlendirmediklerini öne sürdü Rum Politis gazetesi, Genişleme ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Avrupa Komisyonu Üyesi Stefan Füle'nin Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manouel Barroso'ya, Kıbrıs sorununa şahsen müdahil olması yönünde baskı yapmaya çalıştığını ancak diğer AB çevrelerinin ve üye devletlerin böyle bir hareketi cesaretlendirmediklerini öne sürdü. Rum gazetesi, "Aralık'taki zirvede Başkan Hristofyas'ın istediği gibi Türkiye'yle ilgili bir konunun tartışmaya açılmaması için büyük gayret harcanıyor" diye yazdı.
Politis, "Brüksel'de Ümit... Stefan Füle Kıbrıs Sorununda Rol Almak İçin Bastırıyor" başlığıyla yansıttığı haberinde, Stefan Füle'nin Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manouel Barroso'ya, Kıbrıs sorununa şahsen müdahil olması yönünde baskı yapmaya çalıştığını ancak diğer AB çevrelerinin ve üye devletlerin böyle bir hareketi cesaretlendirmediklerini yazdı.
Haberde, Brüksel'deki diplomatik, toplumsal ve hatta NATO kurmaylıklarında Kıbrıs sorunu ile ilgili New York'ta gerçekleştirilen son üçlü görüşmenin ümit verici olduğu kanaatine dikkat çekilerek, "Bu nedenle Ocak 2012'deki üçlü görüşmede önemli ilerleme kaydedileceği ve Kıbrıs sorununa resmen Temmuz 2012'de başlayacak olan "Kıbrıs' dönem başkanlığının, müzakerelerin muhtemel yıkılmasının veya fiilen donmasının gölgesinde kalmaması için bir çözümün yoluna konulacağı beklentileri yükseliyor" denildi.
-"MÜZAKERELERİN DONMASI İHTİMALİ KORKU FİLMİ OLARAK ALGILANIYOR"-
Gazete, Brüksel'deki kurmaylıklarda müzakerelerin yıkılması ve hatta donması ihtimalinin korku filmi olarak algılandığını ve böyle bir durumda, bundan sonra atılacak adımları incelemekten kaçınıldığını belirterek şunları yazdı:
"Edindiğimiz bilgilere göre Komiser Füle, bir kısım üye ülkelerin desteğiyle, Kıbrıs sorununa şahsen müdahil olması için Başkan Barroso'ya baskı yapmaya çalışırken, diğer AB çevreleri ve başka üye ülkeler Barroso'ya, Kıbrıs sorununun Temmuz 2012'den önce çözüleceğinin hiçbir garantisi olmadığını sadece bu yönünde olumlu perspektiflere ilişkin izlenim ve değerlendirmeler olduğunu söylüyor."
-"AB KIBRIS DÖNEM BAŞKANLIĞINI DÖRT GÖZLE BEKLİYOR"-
Haberde, AB'nin Kıbrıs dönem başkanlığını dört gözle beklediği belirtilerek "Çünkü bu süre zarfında yıllardır devam eden AB ekonomik çerçevesi müzakerelerinde son ve belirleyici rötuşların atılması gerekiyor" ifadelerine yer verildi.
Kıbrıs Rum Kesimi'nin başkanlıkta ekonomiyi öne çıkarması gerektiği görüşü dile getirilen haberde "Güvenilir kaynaklar bunun Lefkoşa açısından Avrupa ailesi ve kültürünün kopmaz bir parçası olduğunu göstermekle kalmayıp, Avrupa için ölüm kalım meselesi olan bir konuyu yönetmeyi başaran ülke olarak gösterilmek ve bunu Kıbrıs sorunundaki gelişmeler karşısında kendi çıkarına kullanmak açısından tarihi bir fırsat olduğuna dikkat çekiyorlar" denildi.
Rum Kesimi gazetesi, "Brüksel'de bu sayılan nedenlerle ve Ocak 2012'deki yeni üçlü görüşme çerçevesinde Aralık'taki zirvede Başkan Hristofyas'ın istediği gibi Türkiye'yle ilgili bir konunun tartışmaya açılmaması için büyük gayret harcanıyor. Böyle bir şeyin Pandora'nın Kutusu'nu açacağı ve özellikle 2012'deki cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesindeki son fırsatını değerlendirecek olan Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy başta olmak üzere, Türkiye hakkında çok sert görüşler dile getirilmesine olanak tanıyacağı, bunun da Kıbrıs sorununda -olumlu değerlendirilen- çözüm perspektiflerini alaşağı edeceği düşünülüyor" yorumunu yaptı. - Ankara












