Reyhanlı'daki Saldırılar, TBMM Genel Kurulu Gündeminde

İçişleri Bakanı Muammer Güler, "Bugüne kadar Hatay ili dahil olmak üzere birçok ses getirici terör eylemi, yapılan istihbarı çalışmalar neticesinde daha gerçekleştirilmeye fırsat verilmeden engellenmiş ve bu saldırıya benzer bir çok teşebbüs"...
İçişleri Bakanı Muammer Güler, "Bugüne kadar Hatay ili dahil olmak üzere birçok ses getirici terör eylemi, yapılan istihbarı çalışmalar neticesinde daha gerçekleştirilmeye fırsat verilmeden engellenmiş ve bu saldırıya benzer bir çok teşebbüs akamete uğratılmıştır. Bunu başaran da güvenlik güçleridir" dedi.
Güler, Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde meydana gelen bombalı saldırılarla ilgili olarak TBMM Genel Kurulu'na bilgi verdi.
Bugüne kadar Hatay ili de dahil olmak üzere birçok ses getirici terör eyleminin, yapılan istihbarı çalışmalar neticesinde, daha gerçekleştirilmeye fırsat verilmeden engellendiğini ve Reyhanlı'daki saldırıya benzer bir çok teşebbüsün akamete uğratıldığını ifade eden Güler, "Bunu başaran da güvenlik güçleridir. Bunların birçoğundan ilgili makamlar dışında haberdar olunmaması, tabiidir ve işin doğası da bunu gerektirmektedir" diye konuştu.
Suriye'deki meselenin sadece AK Parti'nin ve hükümetin değil, Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve milletinin meselesi olarak anlamak gerektiğini kaydeden Güler, "Reyhanlı'da alçakça katledilen masum insanlar, Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşlarıdır, aziz milletimizin mensuplarıdır. Bugün 76 milyon bir bütün olarak bu büyük acıyı paylaşmak, saldırılara birlikte göğüs germek, tüm dünyaya birlik içinde olduğumuzu göstermek ve ortak tepki vermek zorundayız" dedi.
Bu tür saldırıların amacının, en başta milletin fertleri arasına fitne sokmak, nifak oluşturmak olduğuna işaret eden Güler, buna asla izin verilmeyeceğini vurguladı. Güler, şöyle devam etti:
"Terörün de Türkiye düşmanlarının da Türkiye'nin birlik ve beraberliğine zarar vermesine Büyük Millet Meclisi olarak tümüyle hepimiz birlikte müsaade etmeyeceğiz. Hassasiyetlerin kaşınmasına, farklılıkların husumete çevrilmesine de asla göz yummayacağız. Buradan Reyhanlı'lı ve Hataylı kardeşlerimize de bütün vatandaşlarımıza şunları ifade etmek istiyorum: Lütfen tahriklere kapılmasınlar, aramıza nifak sokmaya, bizi birbirimize düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olsunlar. Böyle zamanlarda kışkırtıcı, ayrımcı ve ayrıştırıcı tavırlara da fırsat verilmemelidir."
Güler, Suriye'de 21. yüzyılın en vahim insanlık trajedisinin yaşandığını, rejimin ayrım gözetmeyen şiddet politikası neticesinde üçüncü yılına giren çatışmalarda can kaybının 100 binin üzerine çıktığına işaret ederek, ülke içinde 4 milyondan fazla insanın yerlerinden edildiğini, nüfusun 3'te birinin yardıma muhtaç olduğunu söyledi.
Bakan Güler, 5 milyon Suriyeli'nin yoksulluk sınırının altında, her 10 Suriyeli'den birinin açlık sınırında yaşadığını anlattı.
Komşu ülkelere sığınan Suriyeliler'in sayısının 1.4 milyonu aştığına dikkati çeken Güler, "911 kilometre uzunluğunda bir sınıra sahip olduğumuz Suriye'deki bu insanlık dışı mezalime komşuluk hukuku ve kardeşlik bağlarımızın bir gereği olarak seyirci kalmamız tabiatıyla düşünülemez" diye konuştu.
Türkiye'nin, Suriye konusunda başından itibaren en kutsal hak olan yaşam hakkını öne çıkaran, insan ve vicdan odaklı bir dış politikayı izlediğini ifade eden Güler, bu siyaset kapsamında ulusal çıkarların asla gözardı edilmediğini, aksine komşu Suriye'deki şiddet sarmalının Suriye halkının arzusu istikametinde dindirilmesinin Türkiye'nin güvenlik ve ekonomik çıkarlarının gereği olduğu şiarıyla hareket edildiğini söyledi.
-Vatandaşlara sağduyu çağrısı-
Güler, gerek rejimin fütursuzca şiddet ve terör siyasetini bölgeye yayma çabasının, gerekse Türkiye'nin sınır kapılarının karşısında yerleşik bir otoritenin mevcut bulunmamasının, ulusal güvenliğe yönelik güvenlik risklerini artırdığını kaydetti. Güler, şunları söyledi:
"Bu çerçevede mevzuatımız ve yüce Meclis'in hükümetimize verdiği yetki ışığında gereken tüm tedbirlerin alınacağından hiç kimse tereddüt etmemelidir. Yaşanan büyük insanlık dramı karşısında ülkemiz sessiz kalamaz ve bunun sonuçlarına katlanamaz. Yurdunu, toprağını, evini barkını terk eden çaresizlik içinde kapımızı çalan Suriyeli komşularımıza elbette sırtımızı dönemeyiz. Aziz milletimiz tarihi boyunca masum insanlara yapılan zulümler karşısında duyarsız kalmamıştır. Hiç bir zaman 'bize ne' dememiştir. Türkiye en başından itibaren yanı başındaki bu insanlık dışı hadiselere sessiz kalmış olsaydı bile bu tür saldırı ve tahriklerin muhatabı olmaya devam edecekti. Bunu herkesin iyi bilmesi gerekir.
Esasen bu saldırılar, Suriye politikamıza yönelik değil, her geçen gün bölgesinde ve dünyada güçlenen ve büyüyen Türkiye'ye yöneliktir. Bu saldırılar başta Hatay olmak üzere barış ve huzuru içinde yaşayan vatandaşlarımızın birlik ve beraberliğine, kardeşliğimize ve istikrarımıza yönelik saldırılardır. Bu tür saldırı ve tahrikler hiç kimsenin yanına kar kalmayacaktır. Reyhanlı'da şehit edilen kardeşlerimizin katilleri behemahal hak ettikleri cezaya çarptırılacaklardır. Ülkemizin birlik ve beraberliğine huzur ve istikrarına karşı kastedenler er ya da geç bunun bedelini ödeyeceklerdir. Biz büyük bir devlet olarak soğukkanlılıkla hareket edecek, bize kurulan tuzağa düşmeyecek, bizi çekmek istedikleri bataklığa girmeyeceğiz. Vatandaşlarımızdan bu süreçte sağduyulu, aklı selimle davranmalarını, tahriklere asla kapılmamalarını, terörün tuzağına düşmemelerini ve hainlerin oyunlarına gelmemelerini özelikle rica ediyoruz, bekliyoruz."
Güler, bu tür olaylar nedeniyle Türkiye'de misafir edilen insanlara yönelik bir hareket olması ve soğukkanlılığın yitirilmesi halinde, saldırganların hedeflerine ulaşmış olacağını belirterek, "Biz milletçe bu saldırganlara istediklerini vermeyeceğiz. Biz terörist saldırıların arkasına saklanıp tam da saldırganların arzu ettiği gibi sorumsuzca davrananlara asla itibar etmeyeceğiz. Milletçe bu acıyı da aşacak, bu yarayı da saracak, büyük adımlarla ilerlemeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
(Bitti) - TBMM















