Rejim Krizi Çıkarmayın, Hukuk ve Demokrasiyle Kutuplaşmayı Aşalım

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Tüsiad, Adım Adım Rejim Krizine Yol Açabilecek Bir Ayrışma ve Kutuplaşma İçine Girilmesinden Duyduğu Endişeyi Ortaya Koydu. "Kutuplaşmayı Ancak Demokrasi ve Hukuka Sarılarak Aşarız" Diyen Tüsiad, Yönetim Kurulu Artan Gerilimi Düşürecek Bir Uzlaşma Zemini Yaratmanın Başta İktidar Olmak Üzere, Tüm Siyasilerin Görevi Olduğunu Vurguladı.

TÜSİAD, adım adım rejim krizine yol açabilecek bir ayrışma ve kutuplaşma içine girilmesinden duyduğu endişeyi ortaya koydu. "Kutuplaşmayı ancak demokrasi ve hukuka sarılarak aşarız" diyen TÜSİAD, Yönetim Kurulu artan gerilimi düşürecek bir uzlaşma zemini yaratmanın başta iktidar olmak üzere, tüm siyasilerin görevi olduğunu vurguladı.

TÜRK Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), son günlerdeki güncel gelişmeler üzerine bir açıklama yaparak, başta iktidar partisi olmak üzere tüm siyasileri ve liderleri sağduyuya davet etti. Bugüne kadar yaptığı açıklamalarda gündemdeki sorunlara yönelik "nokta atışı" yapan TÜSİAD; bu kez daha genel bir değerlendirme yaptı. Başkan Arzuhan Doğan Yalçındağ’ın konuşmalarıyla ekonomik ve siyasi konularda endişelerini gündeme getiren TÜSİAD, dün ’yönetim kurulu’ imzasıyla yaptığı açıklamada ise "rejim krizi" uyarısında bulundu.

AYRIŞMA VE KUTUPLAŞMA: Açıklamada, "Son günlerdeki güncel gelişmeleri kaygıyla değerlendirmekte, ülkemizin adım adım rejim krizine yol açabilecek bir ayrışma ve kutuplaşma içine girmesinden endişe duymaktayız" denildi. "Başta iktidar partisi olmak üzere tüm siyasi partilerin, kurumların ve toplumun tüm kesimlerinin itidal ve sağduyu içinde hareket etmesi gerektiğine inanıyoruz" diyen TÜSİAD, mevcut durum ancak diyalog ve gerilimi düşürerek tam demokrasiyle, hukuka koşulsuz saygıyla aşabileceğini, toplumsal huzura bu şekilde yeniden ulaşabileceği dile getirdi. "Yaşadığımız bu sürece, TÜSİAD olarak seyirci kalmamız mümkün değil" denilen açıklamada, mevcut duruma ilişkin şu analiz yapıldı:

TOPLUMSAL TRAVMAYA DÖNÜŞÜYOR: "Mevcut kutuplaşma adım adım tırmanarak toplumsal travmaya dönüşmek üzere. Kutuplaşmanın taraflarının, attıkları her adımla, aldıkları her inisiyatifle ve gösterdikleri her tepkiyle durum daha da endişe verici hale geliyor. Siyasi faaliyet, durumun gerektirdiği asgari sorumluluk anlayışından uzaklaşan bir yaklaşım ve söylemle sürdürülüyor. Siyaset alanına siyaset dışından yapılan müdahaleler, Türkiye’nin evrensel demokratik kurallarla yönetilen bir ülke görünümüne kavuşmasına engel olurken, daha ileri demokratik standartları yerleştirme fırsatları da heba ediliyor."

ÇOĞUNLUKÇU ANLAYIŞTAN VAZGEÇİN: "İktidarın, ülkenin refah ve huzuruna odaklı bir gündemi benimsemesi, demokrasiyi dar siyasi bakışla yani çoğunlukçu bir anlayışla yorumlamaktan vazgeçmesi, bunun yerine çağdaş çoğulcu demokrasinin ışığında, hukukun üstünlüğü ve kuvvetler ayrımı ilkelerine bağlı kalarak hareket etmesinin, Türkiye’mizin geleceğinin şekillendirilmesi açısından elzem olduğu kanısındayız. Muhalefetin de bu temel ilkelere ve anlayışa bağlı kalarak, ülkenin önüne mevcut sorunlarını çözecek siyasi alternatifler koyarak siyaset yapmasının; ekonomik, siyasal ve toplumsal olarak dünya ile bütünleşmiş bir Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu politikaları gündemine alarak içe kapalı bir Türkiye anlayışından çıkmasının demokrasimizin geleceği açısından belirleyici olduğuna inanıyoruz."

Büyük başkanlardan ’sessiz kalmayın, uyarın’ tavsiyesi

EKONOMİNİN ülke gündeminin birinci maddesi olmasını isterken, seçimlerden bu yana ülkede sürekli gerilim yaratan konuların tartışılmasından yakınan TÜSİAD, bundan sonraki tepkilerine yön vermek için 18 Mart Salı günü Başkanlar Konseyi’ni topladı. Bugüne kadar "AKP hükümeti ülkeyi iyi idare ediyor, AB konusunda çalışıyor" görüşünü destekleyen üyelerden, "Bu ülke nereye götürülmek isteniyor, bu hükümet ne yapmak istiyor" seslerinin yükselmesi üzerine "nasıl bir yol izleyelim" sorusuna yanıt arayan TÜSİAD yönetimine, gösterdiği tepkiler konusunda eski başkanlardan destek geldi. Gündemin "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıs’nın kapatılması istemiyle AKP’ye dava açması" olduğu gün toplanan Başkanlar Konseyi, yönetime "Felaket tellallığı yapmayın ama sessiz de kalmayın. Dozunu iyi ayarlayarak uyarılarınızı yapmaya devam edin" tavsiyesinde bulundu.

TÜSİAD, 3 MADDELİK ÇIKIŞ YOLU ÖNERDİ

1-Gerilimi düşürmek siyasilerin görevi

ÇIKIŞ yolu maddelerinde ilk sıraya "Toplumsal dayanışmayı sağlamak ve gerilimi düşürmek" konusunu koyan TÜSİAD, şu değerlendirmeyi yaptı: "Türkiye’de her geçen gün biraz daha artan gerilimi düşürmek, bunu sağlayacak bir uzlaşma zemini yaratmak başta iktidar partisi olmak üzere tüm siyasi partilerin ve tüm toplum kesimlerinin temel görevidir. Sorumlu mevkidekilerin üsluplarına özen göstermesi, tüm toplumun kaybedeceği bir kırılma noktasına gelmeden gerilimi yatıştırması, çağdaş demokratik sorumluluğun bir gereğidir."

2-Çoğunlukçu değil çoğulcu anlayış

TÜSİAD, çıkış yolu maddelerinden ikincisini "Herkes için tam demokrasiyi savunmak" olarak tanımlarken, bu maddeyi şöyle açtı: "Çağdaş demokrasilerde siyasetin sorunlarına parti kapatarak çözüm bulunamaz. Herkes için tam demokrasiyi savunmadan, çoğunlukçu değil çoğulcu bir anlayışı benimsemeden, demokrasinin altyapısının yazılı kurallar kadar teamüllerden de oluştuğunu kabul etmeden demokrat olunamaz. Türkiye’de köklü bir demokrasinin yerleşmesi, her yönüyle çoğulcu demokratik normlara uygun, katılımı ön plana çıkaran bir Anayasa değişikliği ile siyasi partiler, seçim sistemi ve dokunulmazlıklarla ilgili yasal çerçevenin yenilenmesinden geçer."

3-Alelacele düzenleme sorunları çözmez

ÇIKIŞ yolu gösteren maddelerin sonuncunu ise "Hukuka koşulsuz saygı göstermek" olarak gösteren TÜSİAD, şöyle dedi: "Yenisi yerine konana kadar mevcut hukuk çerçevesinde hareket etmek demokratik toplumların temel kurallarından biridir. Her ne sebeple olursa olsun aksi yönde hareket etmek kaos yaratır. Siyasi partilerimizin, laikliğin hem toplumsal ilişkileri hem de birey haklarını düzenleyen hukukun temeli olduğunun bilinciyle, daha ileri bir demokratik standardı yaratmak için çalışması esastır. Ama, demokrasimizin temel eksikleri ortada dururken, güncel sorunları aşmaya yönelik, alelacele gündeme getirilen Anayasal ve yasal düzenlemeler, sorunları daha derinleştirmekten başka bir işe yaramayacağı gibi, özlediğimiz siyasal etik anlayışından da uzaktır."

Kardeşlik ve dayanışma  duygularını pekiştirin

TÜSİAD mevcut kutuplaşmayı aşmak için, siyasetin sorunlarının siyaset içinde çözülmesi gerektiğini vurgulayarak, şu çağrıyı yaptı: "Başta iktidar partisi olmak üzere siyasi partileri ve liderlerini sağduyuya davet ediyor, kanaat önderlerini, tüm işveren kuruluşlarını, işçi sendikalarını ve sivil toplum örgütlerini de demokratik zemini güçlendirmek, toplumda zedelenmeye yüz tutan kardeşlik ve dayanışma duygularını pekiştirmek amacıyla çaba göstermeye çağırıyoruz."

Kaynak: Demirören Haber Ajansı