Püsküllüoğlu'nun Vefatı Dilbilimi Çevrelerinde Derin Üzüntü Yarattı
Şair ve dilbilimci Ali Püsküllüoğlu'nun vefatı, dilbilimi çevrelerinde derin üzüntü yarattı.
Türk Dil Kurumu, (TDK) Püsküllüoğlu'nun vefatı nedeniyle yayınladığı mesajda, sözlükçülük alanındaki çalışmalarıyla tanınan şair Püsküllüoğlu'nu yitirmiş olmanın derin üzüntüsü içinde olduklarını belirtti.
Şair ve dilbilimci Ali Püsküllüoğlu'nun vefatı, dilbilimi çevrelerinde derin üzüntü yarattı.
Türk Dil Kurumu, (TDK) Püsküllüoğlu'nun vefatı nedeniyle yayınladığı mesajda, sözlükçülük alanındaki çalışmalarıyla tanınan şair Püsküllüoğlu'nu yitirmiş olmanın derin üzüntüsü içinde olduklarını belirtti. TDK mesajında şu ifadelere yer verildi:
"1960-1983 yılları arasında Yayın ve Kolu Uzmanı olarak kurumumuzda görev yapmış ve 1981 yılında da " Nasrettin Hoca" isimli kitabı ile Türk Dil Kurumu Çocuk Yazını Ödülü'nü kazanmış olan Püsküllüoğlu'na Tanrı'dan rahmet, yakınlarına, dostlarına ve okuyucularına başsağlığı diliyoruz."
-TEK BAŞINA KOCAMAN BİR TAKIM GİBİ ÇALIŞTI
Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel ise çok değerli bir dilciyi yitirdiklerini dile getirerek, Püsküllüoğlu'nun aynı zamanda çok değerli bir ozan olduğunu söyledi.
Özel, ANKA'ya yaptığı açıklamada, Püsküllüoğlu'nun yaşamı boyunca Türkçe için çalıştığını kaydederek, "Ali Bey, dil devrimine ve bir bütün olan Türk devrimine çok yürekten inanmış, bunu yaşama biçimi edinmiş, bütün yaşamına yansıtmış bir insandı. Tek başına koskocaman bir takım gibi çalıştı. Yalnızca Türkçe sözlüğü bile onun ne kadar tek başına, ne kadar büyük bir yapıt olduğunu ortaya koyduğunu gösterir" diye konuştu.
Püsküllüoğlu ile Türk Dil Kurumu'nda 1983 yılına kadar birlikte çalıştıklarını belirten Özel şunları dedi:
"Biz hem Türk Dil Kurumunda 1983 öncesi birlikte çalıştık. Benim gerçekten öz ağabeyim gibi olan, sırt sırta olduğum bir insandı. Dil Derneğini birlikte kurduk. Derneği kurarken yaşadığımız olumsuzlukları birlikte göğüsledik, derneği yaşatmak için birlikte çaba harcıyorduk.
Çok üzgünüz, fiziksel olarak eksildik ama kesinlikle düşünsel olarak eksilmedik, çünkü o yapıtlarıyla, Türkçeye verdiği emekle dil tarihine, kültür tarihine adını çoktan yazdı. Biz de onu bu düşünceleriyle, ürünleriyle yaşatacağız." (ANKA)
(GO/ZG)






