Haber Tarihi: 11 Kasım 2011 Cuma Saat 20:52
Doğan Haber Ajansı  [3118673]

Profösör Ahmet Ercan: "Van'da Daha Çok Cenaze Namazı Kılarız"

Bursa'da konuşan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi Jeofizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr.Ahmet Ercan, "Van Gölü'nün kuzeyinde deprem bekliyordum.

Haber: Profösör Ahmet Ercan: 'Van'da Daha Çok Cenaze Namazı Kılarız'

Bursa'da konuşan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi Jeofizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ercan, "Van Gölü'nün kuzeyinde deprem bekliyordum. Güneyde oldu. Bu kuzeyde olmayacak anlamına gelmiyor. Van'da bu büyüklükte depremler olacaktır. Orada daha çok cenaze namazı kılarız" dedi.

TMMOB'a bağlı Makine Mühendisleri Odası Bursa Şubesi ile Jeofizik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi tarafından merkez Nilüfer İlçesi'nde Uğur Mumcu Salonunda düzenlenen 'Sıra Nerede?' adı altında gerçekleştirilen deprem paneline konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Ahmet Ercan Van depremi ve Bursa'yı bekleyen deprem riski ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Konuşmasının başında panelin yapıldığı salonda katılımın az olmasına değinen Ercan, "İnsanların galiba artık en büyük sorunu depremler değil. Belki de cumhuriyetimiz demeye başladılar, bu yüzden gelmiyorlar" diye konuştu.

"DEPREMLERDE ASLANLAR GİBİ: EN GÜÇSÜÇÜN VE EN YAŞLISINI HEDEF ALIRLAR"

Depremleri aslanlara benzeten Ercan, "Aslanlar ceylanların peşinden koşarlar. National Geographic'te izlediğimiz belgesellerde aslanlar ceylanların peşinde koşarlar, ama ceylanların en güçsüzü ve en yaşlısını yakalarlar. Deprem de böyledir. En yaşlı ve en güçsüz binayı hedef alır. Doğada kural böyle. Yani güçsüz bir binada oturup da 'inşallah deprem olmaz demek'le olmuyor"dedi.

Van'daki iki depremde de binaların yer yapı durumlarına bakıldığında onuncu raunttan çıkmış bir boksörün durumundaki gibi yapıların yorulduğuna dikkat çeken Ahmet Ercan, "Van'da yerden gelen sorunlar yüzde 20, yapısal eksiklik yüzde 65, uygulama eksikliği ise yüzde 15'tir. Yani bizim daha büyük sıkıntımız yapısal eksiklikler. Bu iş bizim başımıza gelmezmiş gibi gözüküyor, ancak günün birinde biz de bu enkazın altında olabiliriz. Yani bu iş dini inancına siyasi görüşüne bakmıyor, sadece yapıların kötülüğüne bakıyor. Van depreminde Türkiye Cumhuriyeti özellikle kurtarıcılık hizmetinde büyük bir utku kazandı. Göçük altına giren kişilerden dünya ortalamasına bakıldığında yüzde 17'si kurtarılır. Yüzde 16'sı kendisi çıkar. Ama bizim kurtarma ekiplerimiz Van Ercişte yüzde 20 kurtarma oranı sağladı. Bu bir dünya birinciliği oldu. Son Van depreminde ise bu oranı yüzde 76'ya çıkardık. Kutlanacak bir olay. Çalışmalarda her şey mükemmeldi. Hiçbir eksiklik yoktu" diye konuştu.

"ÇADIRLAR NEREYE YETMEDİ? KUZEY IRAK'A MI?"

Van'a gerekli yardım malzemelerin fazlasıyla gittiğine değinen Ercan, "Getirilen malzemeleri çalanlar orada. Bazı bildik gruplar, üç harfli gruplar, çadırları çalanlar bunlar. Beş bin çadır ihtiyacı varken 42 bin çadır verdiler ve 'hala yetmiyor çadır' diyorlar. Bu çadırlar nereye yetmiyor? Kuzey Irak'a mı? gitti diye sorgulamak geliyor insanın içinden" dedi.

Van'da kırığın yerinin henüz bilinmediğini ifade eden Ercan şöyle devam etti: "Van Gölü'nün içerisinde araştırma yaptırmak istiyoruz, ama henüz öyle bir talep gelmedi. Ben bunu deprem olduğu günden beri söylüyorum. Kırık Van Gölü'nün içinde. Ben Van Gölü'nün kuzeyinde deprem bekliyordum. Güneyde oldu. Bu kuzeyde olmayacak anlamına gelmiyor. Van'da bu büyüklükte depremler olacaktır. Orada daha çok cenaze namazı kılarız."

"İMRALI'NIN KONUĞU DEPREMDEN KORKTUĞU KADAR HİÇBİR ŞEYDEN KORKMUYORMuş"

Bursa'daki fay hatlarıyla ilgili bilgi veren Ercan, Bursa'dan geçen iki ana kırık bulunduğunu bunlardan birinin Kuzey Anadolu kırığı diğeri Eskişehir-Trakya kırığı olduğunu söyledi. Kuzey Anadolu kırığının yüzde 78 gerginliği İstanbul'a yöneldiğini vurgulayan Ercan, "Gemlik kırığı var ve Bursa kırığı var. Bursa kırığı 6.7 dolaylarındadır. Gemlik ise 6.4.- 6.7'yi küçük bulabilirsiniz. Bunun nedeni bu kırıkların boyları küçüktür. Parçalı olduğu için çok büyük bir deprem yetisi yoktur. Bursa'da asla 7.5 depreme tanık olamazsınız. Bursa'da deprem beklenirse birisi Yenişehir'de olur. Birisi de Kestel'de olur. Diğerleri de Bursa Ovası'nda Osmangazi'nin hemen önünde, İstanbul Yolu üzerinde Bursa Tekstil ve Ticaret Merkezi'nde (BUTTİM) olabilir. Başka bir olasılıklı yer ise Güzelyalı-Mudanya dolaylarında olur. Bunlardan en olası deprem hangisinde olur? derseniz benim için 'Kestel olur' diye bekliyorum. Bursa 200 kilometre uzaklıkta bütün depremlerin etki alanı içerisinde bulunuyor. 1417, 1674 ve 1855 yıllarında 6.7 büyüklüğünde deprem olmuştur. Olası bir deprem yıkım gücü ise 8 ile 10 arasında olacak. Bu Kestel ve Mudanya arasındaki bütün bölgeyi kapsaması bekleniyor. Gemlik koyu içerisinde 6.4 deprem üretebilir. İmralı Adası'nda da bu deprem etkili olabilir. İmralı'nın konuğu depremden korktuğu kadar hiçbir şeyden korkmuyormuş. Benim en korktuğum yer Gemlik Koyu içidir. Güzelyalı, Işıklı, Altıntaş çizgisinin Bursa yolunu kestiği yerde depremin şiddeti yoğun bir şekilde hissedilir. Bu noktalar depreme çok duyarlı. Kentsel tasarım yaparken bu yerler ya yapılaşmaya açılmamalı yeşil alan olarak bırakılmalı, ama biz bir karışının dahi boş kalmasına içimiz el vermiyor. Madem yer vardır orada yapı yapılmalıdır duygusuyla kentlerimizi büyük bir gömüt biçimine dönüştürdük. Bakalım bu gömütlerin içerisine ne zaman gireceğiz" dedi.

Ercan, Bursa'nın aslında çok güvenli bir yeri olduğunu, hem Romalılar hem de Osmanlıların yerleşimlerini Bursa'nın yamaçlarına yaptıklarını vurgulayarak, "Ovayı tarımsal amaçlarla kullanmışlardır. Ama şimdi ova yerleşim yeri olmuştur. Bursa ovaya yerleşmenin bedelini ödeyecektir. Yapılan hiçbir kötü yerleşim cezasız kalmaz. Maalesef canıyla ödeyecektir. Bunu anlatamadık biz" dedi.

"BELEDİYE BAŞKANI HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNUYORUM"

Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne jeofizik bilgilerin kullanılmasını bir türlü öğretemediklerini iddia eden Ercan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bursa Türkiye'nin ayıbıdır aslında. Büyükşehir olup da deprem bilgilerini kullanmayan en kötü şehir ve en kötü yönetimdir. Dolayısıyla Bursa'nın Büyükşehir belediyesi hakkında suç duyurusunda bulunuyorum. Savcıların dava açması gerekiyor. Neden? Çünkü cinayete teşebbüsten. Savcılığa suç duyurusunda bulunuyorum. Dava açılsın lütfen. Bu konuda biz on yıldır sürekli olarak kendilerine söylüyoruz. Belediye başkanları değişiyor ancak zihniyet değişmiyor. Dolayısıyla bir kentte bir yapı yıkılıyorsa sorumlu olan belediye başkanının ta kendisidir"

Ercan toplantıya belediye başkanlarının katılmamasını da eleştirerek, "Bakın mesela burada hiç belediye reisi yok değil mi. Var mıydı ? Gelirlerse de onlar genelde açılışı yaparlar. Biz onları dinleriz. Tam bilim adamlarını dinleyecekleri zaman giderler. Çünkü çok önemli işleri vardır. Ama her yerde böyle. Adı Mustafa, Ahmet olması gerekmiyor " dedi.

IA,FK (FK/RT) - Bursa / Merkez

6/10 (11 kişi)
  • Reklam
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12