Profesör Eyidoğan "Son 12 Yılda 6, 5'ten Büyük Deprem Olmuyorsa Bu Bir Şanstır"

Marmara depreminin merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük İlçesi Kavaklı sahilinde depremin 12'nci yılı anma etkinliklerine katılan Ulusal Deprem Konseyi eski başkanı ve CHP İstanbul Milletvekili Prof.
Marmara depreminin merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük İlçesi Kavaklı sahilinde depremin 12'nci yılı anma etkinliklerine katılan Ulusal Deprem Konseyi eski başkanı ve CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr Haluk Eyidoğan, "Son 12 yılda Türkiye'de 6. 5'dan büyük deprem olmadı. Türkiye için bu önemli bir boşluk anı. Bu bir şans. Ama malesef merkezi yöneticilerin bunu iyi değerlendiremediğini ve riskleri azaltma açısından iyi not alamadığını görüyoruz" dedi.
Gölcük Kavaklı sahilinde yapılan anma etkinliklerinde DHA muhabirinin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Haluk Eyidoğan aradan geçen 12 yıla rağmen sorunların hala çözüme kavuşmadığını söyledi. Marmara depreminde geçmişin muhasebesinin yapıldığını söyleyen Haluk Eyidoğan, " Bugün hala eksikliklerimiz olduğunu görüyoruz. Mesala Gölcük ilçesi ve diğer ilçelerde 1999'dan kalma onarılmamış orta hasar raporu almış yüzlerce bina olduğunu, yıkılmamış ağır hasar raporu almış ve bunaların da bir kısmının kullanıldığını biliyoruz. Bunların bugüne taşınmaması gerekiyordu. Bugüne kadar hükümetler yerel yöneticiler bir kısmının hala içersinde insanlar oturduğunu ve bunlardan kurtulması gerektiğini söylüyoruz ama 12. yılda da hala bunlarla karşı karşıyayız" dedi.
TÜRKİYE İÇİN BÜYÜK ŞANS
Mecliste deprem risklerinin azaltılması için çalışmalar yapacaklarını söyleyen Eyidoğan, "Son 12 yılda Türkiye'de 6. 5'den büyük deprem olmadı. Türkiye için bu önemli bir boşluk anı. Bu bir şans. Ama malesef merkezi yöneticilerin bunu iyi değerlendiremediğini ve riskleri azaltma açısından iyi not alamadığını görüyoruz. Bu dönem TBBM'ye bu sorunların çözümü ile ilgili neler yapılabileceği konusunda bazı katkılar koyma durumunda olabiliriz. CHP milletvekili ve depremle ilgili çeşitli konularda uzmanlaşmıs insan olarak lağvedilen ulusal deprem konseyinin eski başkanı olarak ben ve partim Millet Meclisinde Türkiye'nin deprem risklerinin azaltıması için neler yapılması gerektiği ve ne tür yapılanma gerektiği konusunda çalışacağız. Umarım çabalarımız bu ülkede deprem risklerinin azaltılması için sonuç verir" diye konuştu.
ÇIKARDIĞIMIZ DERSLERİN ÖDEVLERİNİ YAPMIYORUZ
Türkiye'de depremlerin bitmeyeceğini söyleyen Eyidoğan, "Bu olan depremler orta hatta küçük ve hasar yapmayacak depremler. Ama malesef Simav örneğinde olduğu gibi 5. 7 büyüklüğünde bir deprem dahi bu ülkede binaların yüzde 15'ini kullanılmaz hale getirebiliyor. Bu Türkiye'de deprem risklerini azaltmasıyla ilgili ciddi sorunlarımız olduğunu ortaya koyuyor. Buradan da önemli dersler çıkartıyoruz. Bizim sorunumuz çıkardığımız derslerin ödevlerini yapmıyoruz. Bunun için uyarılarda bulunuyoruz. Ülke olarak kim iktidardaysa bu ev ödevlerini yapmak durumunda. Bizde muhalefet olarak yol gösterme ve çözüm önerileri sunmak durumundayız. CHP olarak da biz bu kapasiteye sahipiz" dedi.
ÇOK KATLI BİNALAR CİDDİ SORUN YARATIYOR
Hasarlı ve yıkılmayan binalarla ilgili sorunlara çözüm getirilemediğini söyleyen Eyidoğan sözlerine şöyle devam etti:
"Mevcut yasalar ve yönetmelikler, sürmekte olan davalar hasar tepsitlerindeki tartışmalı durum, malesef bu orta hasarlı ya da yıkılmayan hasarlı yapıların onarılması ya da yeniden yapılanması konusunda çözüm getirilemiyor. Bu konuda hükümetin duyarlı olması lazım. Hala Kocaeli'nde Adapazarı'nda, Düzce'de bu sorunlar sürüyorsa ve bunu da iktidar çözemiyorsa ciddi bir sorun ile karşı karşıyayız demektir. Parasızlıktan mı bu iş yapılamıyor, yoksa mevcut hukuk sistemi, yasalar bu işin yapılmasını kolaylaştırmıyor mu? O zaman değişmesi gereken birşeyler var. Belki yasalar değiştirilecek, yeni kurumsallaşmalar ortaya çıkartacak, belki de yeni bir finans yöntemi ortaya çıkartılacak ve bu mağduriyetler ortadan kaldırılacak. Bu ülkede TOKİ bir yılda 400 bin konut yapabildi. Bir yandan 400 bin konut yapan TOKİ var. Burda binlerce de konutun hala orta hasar ve ağır hasar sorunlarının çözülemediğini görüyoruz ve bu bir de tezattır. " - Kocaeli / Gebze












