Siyaset Bilimci ve Yazar Prof. Dr.
Hikmet Özdemir, Ermeni meselesinin çözümü için 1915 yılında yaşananların baz alınmaması gerektiğini söyleyerek, "Tarihe sıkışıp kalırsak, bu konuyu çözemeyiz. Barış, tarih için değil gelecek nesiller için yapılır" dedi.
Siyaset Bilimci ve Yazar Prof. Dr. Hikmet Özdemir, Ankara Üniversitesi'nde sözde Ermeni soykırımı iddiaları ve çözümü konusunda bir konferans verdi. Prof. Özdemir, Ermenilerin sanal bir bellek ve buna bağlı olarak 'sanal bir soykırım dini' yarattıklarını savunarak, Türklerden ve dünyadan bu dine biat etmelerini bazı kesimlerin de bu "sanal dine" biat ettiğini söyledi. Ermenilerin, 1915 yılındaki olayları 1965 yılı sonrasında tartışmaya başladığına işaret eden Prof. Dr. Özdemir, Lozan Anlaşmasını imzalayan devletlerin bugünkü parlamentolarının farklı şeylerin peşinde olması nedeniyle bu konunu gündemde tutulduğunu savundu. Prof. Dr. Özdemir, "Türk-Ermeni meselesine sadece toprak sorunu olarak bakmak yanlış olur" dedi.
-"ERMENİ MESELESİNİ 1. DÜNYA SAVAŞI'NDAN AYRI DÜŞÜNEMEYİZ"-
Prof. Dr. Özdemir, Ermenilerin 1915 olaylarına "soykırım" dediğini Türk tarafının ise bunun kabul etmediğine değinirken, "Ermeniler ileri sürdükleri bu 'soykırım' yalanını asla tartışmak istemiyor. Türk tarafı ise her türlü tartışmaya açık olduğunu söylüyor" dedi. Bu durumun söz konusu sorunu çözmede önemli bir engel yarattığını anlatan Prof. Dr. Özdemir, Türkiye'de Ermeni Diasporası ile görüşen "barış havarilerinin" de Türkiye'ye önemli zarar verdiğini savundu. Prof. Dr. Özdemir, "barış havarilerinin' yaratacağı zarardan Türkiye'yi korumak gerektiğini ifade etti. Ermenilerin göç etmesi durumunun tek başına irdelenmesinin yanlış olacağını belirten Prof. Dr. Özdemir, "Bu konuda üç evreye dikkat etmek gerekir. İlki Birinci Dünya Savaşı ve seferberlik ilanı, ikincisi; savaş koşulları, üçüncüsü ise Mondros Mütarekesi. Bu üç evrede yaşanan süreci doğru irdelemek durumun tüm boyutları ile görülmesini sağlayabilir. Sadece bir tarafını görmek yanlış olacaktır. Tarih bu anlamda iki taraf için de önemli bir cephanelik gibidir" dedi.
-"BARIŞ GELECEK NESİLLER İÇİN YAPILIR"-
Ermeni soykırımı iddiaları ve 1915 yılı ile ilgili her türlü belgeyi okumaya çalıştığını anlatan Prof. Dr. Özdemir, "Bu konuda yazılışmış, ortaya atılmış hemen her türlü belge, bulgu, kitap ne varsa araştırdım. Bu konuyla ilgili çözüm ne olabilir sorusunu son günlerde düşündüm. Önemli bir sonuca ulaştım. Bu ihtilafı 1915 olaylarına hapsedersek, hiçbir noktaya varamayız. Tarihe sıkışıp kalırsak, bu konuyu çözemeyiz. Barış, tarih için değil gelecek nesiller için yapılır. Bu ihtilafın çözümü için muhatabın doğru belirlenmesi gerekiyor. Bu konuda muhatap Ermenistan Cumhuriyeti mi, biz mi yoksa Ermeni Diasporası denen kıytırık kişiler mi? Diaspora muhatap alınamaz, sadece Ermenistan Cumhuriyeti olur" dedi.
-"ERMENİ MESELESİ'NE ATATÜRK GİBİ YAKLAŞILMALI"-
Bilimsel anlamda Türkiye'nin yeni yeni kendini topladığını kaydeden Prof. Dr. Özdemir, ermeni meselesiyle ilgili Ermenilerin 100 kitabına karşılık Türkiye'nin 10 kitap yazdığını söyledi. Söz konusu durumun çözüme kavuşabileceğini fakat bunun ancak 1991 yılında Sovyet Rusya'nın dağılması sonrasında yaşanan süreç ve 1935 yılında ismet İnönü'nün Ermenistan'ı ziyareti gibi tarihlerin baz alınarak yapılabileceğini söyledi. Prof. Dr. Özdemir, Ermeni meselesine Atatürk'ün baktığı gibi bakmak gerektiğini, bu sayede iki tarafın hakkına saygılı olunabileceğini söyledi. İsmet İnönü, Süleyman Demirel gibi isimlerin konuya Atatürk'ün izinden baktığını söyleyen Prof. Dr. Özdemir, konu muhataplarının halkları tarafından güvenilen ve kendine güvenen isimler olması gerektiğini anlattı.
Prof. Dr. Özdemir, Türkiye'nin Ermenistan'a sınırlarını açması durumunu ise hala düşünmesi gerektiğini söyleyerek, "Sınırların açılması çözüm getirecek diyemeyiz. O nedenle bu konunun daha onlarca saat konuşulması ve düşünülmesi gerekiyor" dedi. (ANKA)
(ONR/ZG)