"İtibarımızı Sürekli Arttırıyoruz"

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin, Dünyadaki ve Bölgesindeki Ağırlığını ve İtibarını Sürekli Olarak Arttırdığını Belirtti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin, dünyadaki ve bölgesindeki ağırlığını ve itibarını sürekli olarak arttırdığını belirterek, ''Son olarak, geçtiğimiz günlerde, Silahlı Kuvvetlerimizin büyük bir başarıyla gerçekleştirdiği Efes ve Denizkurdu tatbikatlarını yerinde izleyerek Türkiye'nin ne kadar önemli bir güç olduğunu bir kere daha müşahede ettik'' dedi.
Başbakan Erdoğan, televizyonlarda yayımlanan ''Ulusa Sesleniş'' konuşmasında, enerji meselesinin, bugünden geleceğe uzanan tarihi seyir içinde, insanlığın en önemli gündem maddelerinden biri olacağının şimdiden belli olduğunu söyledi.
Türkiye'nin, bu gerçeğin farkında olduğuna ve coğrafi konumunun getirdiği avantajları en iyi şekilde kullanmak üzere stratejiler geliştirdiğine işaret eden Erdoğan, ''Bulunduğumuz bölge, ülkemize, Orta Doğu, Hazar Denizi ve Batı enerji pazarları arasında bir enerji koridoru ve terminali olma fırsatı sunuyor. Türkiye, başta Orta Doğu ve Hazar Havzası olmak üzere, dünyanın ispatlanmış gaz ve petrol rezervlerinin yüzde 72'sinin bulunduğu bir bölgede, çok önemli bir konumda yer alıyor. Bize düşen, bu stratejik konumun gerektirdiği bütün adımları zamanında atmak, bu fırsatı bir kazanca dönüştürmektir'' dedi.
Doğu-Batı enerji koridoru kapsamında, Avrupa ve dünya enerji piyasalarında enerji güvenliğine katkı sağlayacak iki önemli projede Türkiye'nin başrollerde olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin bugün konumu ve istikrarıyla bu kritik haritanın en önemli adresi haline geldiğini kaydetti.
Erdoğan, finansal krizle mücadelede sadece ekonomi yönetiminin değil, özel sektörün dirayetli duruşunun ve çabalarının da çok önemli katkıları olduğunu belirterek, ''Aynı şekilde vatandaşlarımızın güven ve istikrarı koruma yönündeki bilinçli ve soğukkanlı yaklaşımları da çok önemlidir'' dedi.
''Ekonomik göstergelerde hepimizi sevindiren iyileşmeler, canlanmalar yaşanıyor'' diyen Erdoğan, şunları kaydetti:
''Türkiye'nin 2002 yılı sonunda başlattığı değişimin devamı ve istikrarın korunması için toplum olarak yönümüzü, rotamızı, istikametimizi kaybetmememiz hayati derecede önemlidir. Şunu açık yüreklilikle herkesin kabul etmesi gerekir, Türkiye ekonomisi olumsuz etkileriyle bütün dünyayı sarsan bu ağır kriz sürecinde çok başarılı bir imtihan vermiştir. İnşallah millet olarak bu global badireyi de en az hasarla atlatacak, yaşadığımız bütün bu zorlukları da bir kararlılık vesilesi kılacağız.''
Türkiye'nin nüfusunun çoğunluğu genç, dinamik bir ülke olduğuna işaret eden Başbakan Erdoğan, ''Bu genç nüfusu en iyi şekilde yarınlara hazırlamak, onlara en yüksek standartlarda eğitim imkânları sunmak ve istihdamlarını sağlamak bu ülkeyi yönetenlerin daima en öncelikli görevi olacaktır. Bu çerçevede elimizdeki bütün imkanları seferber ederek bu genç dimağları desteklemenin, gelişimlerine katkıda bulunmanın, önlerini açmanın çabası içindeyiz'' dedi.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin çok yönlü olarak ve çıtası sürekli yükselen bir çizgide devam ettiğini ifade eden Erdoğan, ''İlişkilerimiz daima dostluk ve kardeşlik temelinde sürecektir, bunun aksi düşünülemez. Bu vesileyle iki ülke arasındaki dostluğu, kardeşliği zedelemek, asılsız iddialarla ilişkileri soğutmak gayretinde olanlara karşı aziz milletimizi ve bilhassa Azeri kardeşlerimizi uyarmak istiyorum. Türkiye'nin dünyada ve bölgesinde yükselen bir değer olması, uluslararası meselelerde sözünü dinletmesi, şüphesiz bazı çevreleri rahatsız edecektir. Türkiye'nin ileri hedeflerini kovalarken yoluna çıkarılan bu engelleri aşması, böylesi akıl dışı iddialara karşı aklıselimin yürürlükte tutulması ile mümkündür'' diye konuştu.












