TBMM, Adalet ve Dışişleri bakanlıklarının 2026 yılı bütçeleri Meclis Genel Kurulu'nda
DEM Parti milletvekilleri, TBMM Genel Kurulunda 2026 yılı bütçesi üzerinde yaptıkları konuşmalarda adalet, eşitlik ve demokratik yasaların önemine vurgu yaptılar. Yargı paketlerini eleştiren milletvekilleri, halkın sesinin bütçeye yansımadığını savundular.
Dem Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan, "Herkes için gerçekten de eşitlikçi bir ilkeye dayalı, aslında başta İnfaz Yasası'nı, özgür yurttaş yasasını, demokrasiyi, diyaloğu güçlendiren barış ve demokratik yasalarını, hak ve özgürlükleri genişleten özgürlük yasalarını gecikmeden yapmak zorundasınız. Biz hazırız, halk hazır." dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Meclis, Adalet ve Dışişleri bakanlıklarının 2026 yılı bütçeleri üzerinde DEM Parti milletvekilleri söz aldı.
DEM Parti Mardin Milletvekili Salihe Aydeniz, bütçenin artık Meclis'te müzakere edilen bir belge olmaktan çıkıp yürütmenin tek başına kurguladığı bir metin haline geldiğini iddia etti.
Halkın bütçesine halkın sesinin yansımadığını savunan Aydeniz, bütçenin kimlikleri, inançları, kültürleri ve dilleri yok saydığını, yoksulluğu ve ayrımcılığı yeniden ürettiğini ileri sürdü.
Meclis'in asli görevinin yasa yapmak olduğunu anımsatan Aydeniz, gelinen aşamada TBMM'nin denetlenen bir konuma düşürüldüğünü, Meclis'in itibarı, aydınlığı, tarafsızlığının da kaybolduğunu iddia etti.
Aydeniz, Kürtçenin Meclis tutanaklarına kaydedilmemesini de eleştirdi.
DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık, Terörsüz Türkiye hedefiyle yürütülen sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kürtçeye "hayatın her alanında saygınlık" isteyen Sakık, "Bu dilin Türkçenin yanında hayat bulmasını ve hızlı adımların atılmasını istiyoruz." dedi.
Daha önce yürütülen süreçlere değinen ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a seslenen Sakık, "Kürt sorunuyla ilgili o kadar önemli tespitleriniz varken neden geri adım attınız, neden o günün çok çok gerisindesiniz hem söylem olarak hem pratik olarak? Eğer Kürt sorunu bir hakkaniyet sorunuysa biz gerçekten, MİT ile yaptığımız görüşmelerde siyaset dünyasının çok çok ilerisinde olan bir ekiple yüzleştik." ifadelerini kullandı.
DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, bugün tartışılan meselenin, devletin damar sisteminin halen kan pompalayıp pompalamadığı olduğunu ifade etti.
Damar sistemini hukuk ve adaletin oluşturduğunu belirten Beştaş, "Ne yazık ki epey süredir kan pompalanmıyor ve yurttaşların hukuka olan güveni günbegün zayıflıyor, zayıflamaya devam ediyor." diye konuştu.
"Adaletsizliklerle dolu birikimden kurtulup hukuka dönme zamanı" olduğunu savunan Beştaş, "Hukukun bireysel ve evrensel normlarla kolektif haklarla yeniden toplum lehine yapılandırıldığı bir çözüm çok mümkün, onun kıyısındayız." değerlendirmesinde bulundu.
Sayıştayı devletin vicdanı, Anayasa Mahkemesini ise devletin hukukta kalmasını sağlayan omurgası olarak nitelendiren Beştaş, "Denetimin dışında kalan devlet, devlet olmaktan çıkar." dedi.
DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan, Türkiye'de her dört kişiden üçünün adalet olmadığını söylediğini iddia etti.
Yargı paketlerine yönelik eleştirilerde bulunan Ayan, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine en çok başvuru yapan ülkeler arasında olduğunu iddia etti.
Adaletin "yurt dışı turizme" dönüştürüldüğünü ileri süren Ayan, "Herkes için gerçekten de eşitlikçi bir ilkeye dayalı, aslında başta İnfaz Yasası'nı, özgür yurttaş yasasını, demokrasiyi, diyaloğu güçlendiren barış ve demokratik yasalarını, hak ve özgürlükleri genişleten özgürlük yasalarını gecikmeden yapmak zorundasınız. Biz hazırız, halk hazır." diye konuştu.
DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan Ceza İnfaz Yasası ve uygulamalarına ilişkin eleştirilerde bulundu. Getirilen her yeni yargı paketinin "yeni eşitsizlikler, adaletsizlikler ürettiğini" savunan Uysal, bütçede yeni hapishanelere ayrılan kaynaklarla adaletsizliğin yeniden üretildiğini iddia etti.









