Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 2026 yılı bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda milletvekilleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 2026 yılı bütçesine yönelik görüş, öneri ve eleştirilerini dile getirdi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda milletvekilleri, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 2026 yılı bütçesine yönelik görüş, öneri ve eleştirilerini dile getirdi.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, Bakanlığın hem bütçe hem de milli gelir payı üzerindeki kaynaklarının azaldığını iddia etti.

Ailelere yapılan yardım oranının OECD ortalamasına göre düşük olduğunu söyleyen Usta, "Uluslararası mukayeselere baktığımız zaman daha fazla destek vermemiz lazım." dedi.

Doğurganlık oranının düşmesine de değinen Usta, "Bu hakikaten siyaset üstü bir konu. Türkiye'nin bunun üzerine eğilmesi lazım." ifadesini kullandı.

Usta, doğurganlık oranının düşmesiyle ilgili araştırma komisyonu kurulması gerektiğini belirterek, çocukların kötü alışkanlık edinmesinin önüne geçilmesi çağrısı yaptı.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya, Bakanlığın bütçesindeki her eksikliğin, ülkedeki kadınlar, yoksullar, çocuklar, engelliler ve yaşlılar olmak üzere tüm risk grubunu ilgilendirdiğini belirtti.

Bakanlık bütçesinin genel bütçe içindeki payının giderek azaldığını savunan Kaya, "Artan yoksulluk ve sosyal risklere rağmen bu düşüş gözlemleniyor. Yani yoksulluk gittikçe derinleşiyor, evet, sosyal riskler büyüyor ama ne yazık ki sosyal hizmete dair finansman küçülüyor." diye konuştu.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, terörle mücadelede yaralanıp gazi sayılmayanların haklarının teslim edilmesi gerektiğini savundu.

Yardım yapılan hane sayısının arttığını ancak yoksul sayısının azalmadığını ileri süren Taş, "Her geçen gün artan sayıda vatandaşımız maalesef yardımlarla hayatını idame ettirmeye çalışır hale geliyor ülkemizde." değerlendirmesinde bulundu.

Taş, kadınların istihdam desteği yerine gıda kolisi, gençlerin meslek edindirme yerine nakit yardımı beklediğini kaydederek, "Bu tablo, Türkiye'nin sosyal devlet değil de yardım devleti haline geldiğini de bir yandan gözlerimizin önüne seriyor." ifadesini kullandı.

CHP Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, Türkiye'de 17 milyondan fazla insanın yoksulluk nedeniyle yardımlarla geçinmek zorunda kaldığını öne sürdü.

Açlık sınırı, asgari ücret ve emekli maaşı üzerinden değerlendirmelerde bulunan Ocaklı, "Bu durumda aile kurumunun varlığını sürdürebilmesini imkansız hale getirdiniz. 'Nüfus artışı hızı 1,7'ye düşmüş ve bu çok tehlikeliymiş.' Tamam da bunun sorumlusunu hayatını cehenneme çevirdiğiniz halkta aramayacaksınız, bunun sorumlusu sizlersiniz." şeklinde konuştu.

"Kadına şiddetin tamamen ortadan kaldırılması şart"

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, ailenin toplumun temel direği ve bireyle toplum arasındaki bağlantıyı sağlayan unsur olduğunu dile getirerek, "Aile kurumu mutlaka korunmalıdır. Aileyi destekleyici ve güçlendirici politikalar oluştururken özellikle yoksulluk, sağlık, eğitim, kadın erkek eşitliği, genç işsizliği gibi konular önceliklendirilmelidir." diye konuştu.

Ülkede kadın haklarına yönelik önemli gelişmeler olduğunun altını çizen Aksu, şunları kaydetti:

"Gelişmiş ülke olabilmek ve medeniyetimizin gereğini yerine getirmek için kadına şiddetin tamamen ortadan kaldırılmasının şart olduğunu düşünüyoruz. Burada esas olan toplumu şiddete yönelten sebeplerin ortadan kaldırılmasıdır. Özellikle önleyici tedbirlere ağırlık verilmelidir. Baskılara ve şiddete maruz kalan ve suça karıştırılan çocukları korumak için önleyici tedbirler alınmalıdır."

Aksu, engellilerin başkalarına muhtaç olmadan hayatlarını idame ettirebilmeleri için tüm şartların oluşturulması gerektiğini vurguladı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, şehitlere, gazilere ve ailelerine sahip çıkılmasının devlet ve milletin vazifesi olduğunu kaydetti.

Kalaycı, "Şehitlerimizin anne ve babalarının aylıklarının artırılması, şehit çocuklarının hepsine iş imkanı verilmesi, gazilerimize ek istihdam hakkı verilmesi ve terörle mücadelede yaralanmalarına rağmen mevzuata göre malulü sayılmamaları nedeniyle aylık bağlanamamış kahramanlarımıza onurla taşıyacakları gazilik unvanı ve hakları verilmesi görüşündeyiz." dedi.

Kalaycı, yüksek enflasyon ve geçim şartları dikkate alındığında, asgari ücret ve emekli aylıklarının artırılması gerektiğini dile getirdi.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Togg'un siyasi bir mesele yapılmamasını, yerli ve milli bir araç olduğunu söyledi.

Doğurganlık oranının düşüklüğüne değinen Ağbaba, şu ifadeleri kullandı:

"Bizim bir beka meselemiz varsa bu doğum oranlarımızın düşük olması. Bunu hep birlikte konuşmalıyız. Sanki her şey normalmiş gibi... Hayır efendim, mesele tercih değil, koşulların zorlanmasıdır. Aileler çocuk yapmak istemiyor değil, korkuyorlar çünkü gelecek güvencesiz, geçim kaygısı... Gençlerin hayalleri geçmişte kaldı. Bu ülkede çocuk sahibi olmak bırakın aileyi, akrabaya bile yük oluyor."

"Üniversite de yapıyoruz kreş de yapıyoruz"

AK Parti Ankara Milletvekili Orhan Yegin, partisinin kurulduğu günden bu yana yaptığı sosyal yardımların büyüklüğüne işaret etti.

Muhalefetin bunu takdir etmek yerine eleştirmesine tepki gösteren Yegin, "Sizin nezdinizde sosyal yardımlar bir hak değil, lütuf olarak veriliyor. 'Sosyal yardım değil siyasi yardım, yoksulluğu çözmek yerine istismar etmek istiyor, sosyal yardımlar keyfi veriliyor.' O kadar yanlış ve yanlı yorumlar ki bunlar, Gerçekten say say bitmez." diye konuştu.

Yegin, toplumdan gelen farklı talepleri karşılamaya yönelik yapılan çalışmalara "akıl dışı" mantığıyla bakmanın, toplumdaki bu taleplere "kulak tıkamak ve kopuk olmak" anlamına geldiğini dile getirerek, "Birisi diyor ki 'çocuğu emanet edeceğimiz kreş desteği verin', veriliyor. Bir başkası çıkıyor, 'üniversite yapacağınıza kreş yapın' diyor. ya kardeşim üniversite de yapıyoruz kreş de yapıyoruz. Biz hepsini önemsiyor, birini diğerine tercih etmiyoruz." ifadelerini kullandı.

Kadın cinayetlerinden "iktidarın sorumlu tutulması" düşüncesini yanlış bulduğunu söyleyen Yegin, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Arkadaşlar, sizin aileyle derdiniz ne? Sizler bireyin özgürlüğünün aileden bağımsız olmakla mümkün olduğunu hatta özgürlüğün oradan başlayacağını düşünüyorsunuz. Bu çok yanlış bir düşünce. Siz LGBT'yi bayraklaştırarak, yalnız yaşamayı maharet gibi anlatarak, annenin, ablanın, babanın, kardeşin, babaannenin, o beraber olmanın bağını kesmeye dönük tutumunuzdan vazgeçin."

EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca Demir, Bakanlığın açtığı sığınma evlerinin az olduğunu söyledi.

Bakanlığın "Komşu Anne" projesini eleştiren Demir, "Devlet dediğin, çocuğu komşuya değil, kamu kreşine emanet eder ama bu bütçede bir tane ücretsiz kreş planı yok. Kamu kreşleri 1 yılda 643'ten 192'ye düştü." dedi.

TİP İstanbul Milletvekili Saliha Sera Kadıgil, yaşlı nüfus oranına göre huzurevlerinin azlığına dikkati çekti.

AK Parti'nin "aile modeli"ni eleştiren Kadıgil, "Aileyle derdi olan biz değiliz, kurmaya çalıştığınız sistemde. Bu sistemin aileyle, kadınlarla ilgili bir derdi var. Bu iktidar için makbul kadın, evinin içinde oturan, yaşlıya, engelliye, çocuğa bakan kadındır. Bu iktidar için makbul kadın, erkeğine tabi kadındır." ifadelerini kullandı.

"Bugün öğrenim elemanlarının yüzde 60'ı kadın"

AK Parti Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, yoksullukla mücadele ve sosyal yardımların yüzde 61'inin, engelliler için ayrılan bütçenin de yüzde 52'sinin kadınlara gittiğini belirtti.

İstanbul Sözleşmesi'nin kaldırılmasına yönelik eleştirilere yanıt veren Keşir, "İstanbul Sözleşmesi'nden çıktıktan sonra kadına yönelik şiddetle mücadelede kararlılığımızda hiç geri adım atmadık." ifadesini kullandı.

Keşir, parlamentodaki milletvekillerinin yüzde 20'sinin kadın olduğuna değinerek, "Bugün öğrenim elemanlarının yüzde 60'ı kadın, araştırma görevlilerinin yüzde 51'i kadın, bugün hakimlerin yüzde 46'sı kadın, bugün sağlık sektöründe çalışanların yüzde 56'sı kadın, bugün kadın doçent oranı yüzde 40. Evine kapattığımız kadınlar mı bunlar?" diye konuştu.

Konuşmaların ardından soru-cevap bölümüne geçildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, milletvekillerin sorularını yanıtlayacak.

Kaynak: AA / Huzeyfe Tarık Yaman