Polis Akademisi Mezuniyet Töreni (1)

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Olumlu Gidişata Rağmen Güvenlik Güçlerinin Vicdan ve İnsaf Ölçüsünü Aşan Derecede, Hakarete Varacak Seviyede Eleştirilere Maruz Kalmasını Doğru Bulmadığını Belirterek, "Güvenlik Güçlerimizi Yıpratmaya Çalışanlar, Gerek Polisimizi Gerek Askerimizi, En Başta Karşılarında Milletimizi Bulacaklardır" Dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, olumlu gidişata rağmen güvenlik güçlerinin vicdan ve insaf ölçüsünü aşan derecede, hakarete varacak seviyede eleştirilere maruz kalmasını doğru bulmadığını belirterek, "Güvenlik güçlerimizi yıpratmaya çalışanlar, gerek polisimizi gerek askerimizi, en başta karşılarında milletimizi bulacaklardır" dedi.

Polis Akademisi'nin 63. dönem mezunları, Akademi'nin Gölbaşı kampüsünde düzenlenen törenle diplomalarını aldı. Törene katılarak bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, genç komiserlere seslenerek, "Sizler ülkenin köklü ve şerefli kurumlarından biri olan Polis Teşkilatı'nın birer üyesi oluyorsunuz. Bugünden itibaren millet adına çok büyük sorumluluklar yükleneceksiniz. Her bir ferdin huzuru ve güvenliğini siz sağlayacaksınız" dedi. Demokrasinin, millet egemenliğinin ve cumhuriyetin temel niteliklerinin birer muhafızı olan genç komiserlerin bugün mezun olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Sizler bu milletin, bu ülkenin gözbebeği olan bir kurumun, polis teşkilatının evlatlarısınız. Bu millet tarih boyunca size inandı ve güvendi. İşte bu yüzden işiniz ne kadar ağır olursa olsun görevinizi hakkıyla yerine getireceğinizi, emaneti hakkıyla koruyacağınızı biliyorum ve buna kalpten inanıyorum" diye konuştu.

"GÜVENLİ BİR ÜLKE OLABİLMEK İÇİN CANLA BAŞLA ÇALIŞIYORUZ" Türkiye'nin zor bir coğrafyada yer aldığına ve dengelerin çok sık değiştiğine işaret eden Erdoğan, bölgedeki istikrarın da çok ince bir çizgide bulunduğunu belirtti. Bölgenin bu özelliğinden dolayı Türkiye'nin bazı riskler altında bulunduğunu ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu riskleri fırsatlara dönüştürmek tamamen bizim elimizde. Üç kıta arasında çalkantılı bir bölgede bulunan Türkiye, güven ve istikrar ülkesi olarak dünyaya anlamlı bir mesaj veriyor. Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olarak farklı ve seçkin bir konuma sahibiz. Türkiye son 5.5 yılda demokratik standartlar, insan hak ve özgürlüklerinde, iç ve dış politikada özellikle de ekonomi alanında tarihi başarılar elde etti. Bugün dünyanın 17., Avrupa'nın ise 6. büyük ekonomisiyiz. 5.5 yıldır her fırsatta ifade ediyorum. Türkiye'nin elde ettiği başarıların altında istikrar ve güven yatıyor. Türkiye'nin gelecek hedeflere ulaşması için de istikrar ve güvene ihtiyaç var. İstikrarsız bir coğrafyada istikrarlı ve güvenli bir ülke olabilmek için canla başla mücadele ediyoruz." "DEMOKRASİ İLE GÜVENLİK BİRBİRİNE FEDA EDİLEMEZ" Başbakan Erdoğan, demokraside ve insan haklarında mesafe kat ettikçe ekonomide de mesafe kat edildiğini ifade ederek, "Geride bıraktığımız yıllar somut olarak gösterdi ki, demokrasiyi herşeyin üzerinde tutacağız. Emniyeti, hukuku ve adaleti her şeyin üzerinde tutacağız. Bunların hiçbirini diğerinin alternatifi olarak görmeyecek, hepsini atbaşı olarak sürdüreceğiz" dedi. Bunların olması halinde Türkiye'nin arzu edilen noktaya ulaşabileceğini anlatan Erdoğan, laik ve sosyal hukuk devleti olan cumhuriyetin her özelliğini aynı hassasiyetle sahiplenerek ve hiçbirinden geri adım atmayarak geleceğe yürüyeceklerini dile getirdi. Geçmişte demokrasi ile güvenliğin birbirine feda edilebileceği gibi yanlış bir algı bulunduğuna dikkat çeken Erdoğan, bu anlayışın Türkiye'ye hiçbir fayda sağlamayacağına şahit olunduğunu belirterek, "Oysa 5.5 yılda yaşananlar göstermiştir ki demokrasi güçlendikte ekonomi güçleniyor, ekonomi güçlendikçe huzur ve refah artıyor, suç oranları ve göç azalıyor. Terörün istismar ettiği sebepler azalıyor" şeklinde konuştu.

GÜVENLİK GÜÇLERİNE SAHİP ÇIKTI Türkiye'nin, demokrasini, laikliği, temel hak ve özgürlükleri, çağdaş hukuk devleti anlayışını birarada yaşatabilme kapasitesine sahip olduğuna işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Sizler huzurumuzun, emniyetimizin, güvenliğimizin koruyucusu, teminatı olduğunuz kadar bütün güvenlik güçlerimiz de, askerlerimiz de jandarmalarımız da demokrasinin laikliğin, insan haklarının, millet hakimiyetinin de muhafızlarısınız. Tüm güvenlik birimlerimiz, insan haklarından taviz vermeden, hukuk ve adaletten taviz vermeden, demokrasiden taviz vermeden emniyeti sağlamaya çalışıyorlar. Zaman zaman kimi çevreler tarafından kıyasıya bir eleştiriye de şahit olduğunuzu biliyorum. Böyle büyük bir teşkilat içinde zaman zaman hatalar, olumsuzluklar yaşanması doğaldır. Bunları en aza indirmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz, göstereceğiz. Ancak güvenlik birimlerimizin son dönemde gerçekleştirdiği onca başarılı çalışmaya rağmen olumsuzlukların, hataların sürekli gündemde tutulmaya çalışılmasını da maalesef yadırgıyoruz. Bugün Türkiye'de işkence iddiaları, faili meçhul cinayetler artık gündemden düşmüştür. Bu olumlu gidişata rağmen güvenlik güçlerimizin vicdan ve insaf ölçüsünü aşan derecede, adeta hakarete varacak seviyede eleştirilere maruz kalmasını doğru bulmuyoruz. Güvenlik güçlerimizi yıpratmaya çalışanlar, gerek polisimizi gerek askerimizi, en başta karşılarında milletimizi bulacaklardır. Çünkü esas olan millettir, milletin takdiridir." (TAN-DA-OK-Y)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı