Eminönü Belediyesi tarafından yayınlanan Payitaht-ı Zemin:
Eminönü kitabı Sepetçiler Kasrı'nda düzenlenen törenle tanıtıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın da katıldığı toplantıda
Eminönü Belediye Başkanı
Nevzat Er, "
Eminönü'nde yaptığımız kültürel çalışmaları bu muhteşem kitapla taçlandırdık" dedi.
İstanbul'un kültür, sanat ve iş dünyasından çok kalabalık bir topluluğun katıldığı toplantıda Tarihi Yarımada'nın tek ilçe olma kararı konuşuldu. Kitabın yazarları arasında yer alan Prof. Dr. İlber Ortaylı, "Suriçi'nin tek ilçe olması gerek hizmetlerin verimliliği açısından gerekse koordinasyonu noktasında doğru bir karardır. Eminönü Belediyesi'nin imkanları ve bütçesi Dünya'nın en önemli tarihi kentinde yeterli olmuyordu" yorumunda bulundu.
Fatih ile Eminönü'nün birleştirilme kararına Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da sahip çıkarken, 2010 Avrupa Kültür Başkenti çalışmalarının bu şekilde daha koordineli yürütülebileceğini vurguladı. Prof. Dr. İlber Ortaylı, Prof. Dr. Vahdettin Engin ve Yrd. Doç. Dr. Erhan Afyoncu tarafından hazırlanan kitabın Eminönü'ne ve İstanbul'a karşı borcumuzu ödemek noktasında büyük bir anlamı olduğunu söyleyen Bakan Günay, "Dünyanın önemli kültür başkentlerinden Eminönü'nde yapılan çalışmaları takdir etmemek mümkün değil. Eminönü Belediye Başkanı'nı bu noktada dördüncü yılına böyle anlamlı bir hediye sığdırdığı için kutluyorum. Böyle bir iki ciltlik eseri akademik çalışmayı yapmak, belediye başkanlarının yaptığı en güzel eserlerden birisidir. Hep birlikte önümüzdeki süreçte İstanbul'a karşı Eminönü'ne karşı bu Payitaht-ı Zemin'e karşı bu imparatorluklar merkezine karşı görevlerimizi layıkıyla yerine getirelim." şeklinde konuştu.
İki ciltlik bu kitapla kültürel çalışmalarını taçlandırdıklarını ifade eden Eminönü Belediye Başkanı Nevzat Er ise, "Eminönü'nde geride kalan dört yıl içerisinde çok önemli sayılabilecek işlere imza attık. Bugüne kadar hiçbir otoritenin sonuçlandıramadığı meydanların işgaline son verdik. Bugün Eminönü'nde tarihi meydanları huzur içerisinde gezebiliyorsak bu, yönetim olarak bizlerin kararlılığı sayesinde olmuştur. İmalathanelerin bölge dışına çıkartılması ve yenileme alanları çalışmamızla da Eminönü'nün fiziki değişikliğini tamamlayacağız" dedi.
Yazarlar adına konuşan Prof. Dr. İlber Ortaylı ise, "Bu kitap alışılmış bir turistik rehber değil. Yaklaşımımız şudur, görünen hadiselerin arasında görülmeyenleri ortaya koymak ve onların da ardında tarihi bir şehri anlatmak. Bu kolay bir çalışma değildir ama şunu söyleyeyim. Elimizden geldiğince diğer kaynakları da kullanarak kaleme aldığımız bu eserde, Bizans İstanbul'unun Osmanlı etkisinin şu ana kadarki en önemli rehberlerinden birini hazırladık. Maalesef dönem içerisinde buralarda bir takım eserler tahrip edilmiştir Bu kitabı incelediğimiz zaman göreceksiniz ki, üç bin yıllık İstanbul burada buram buram kokmaktadır" açıklamasında bulundu.
Konuşmaların ardından kitabın yazarlarına Bakan Ertuğrul Günay ve Eminönü Belediye Başkanı Nevzat Er tarafından plaket verildi.
Eminönü Belediyesi tarafından yayınlanan Payitaht-ı Zemin: Eminönü kitabı, İstanbul'un tarihi merkezi Eminönü ilçesini kuruluşundan günümüze tüm yönleriyle ortaya koyuyor. Ülkemizin en önemli tarihçilerinden Prof. Dr. İlber Ortaylı, Prof. Dr. Vahdettin Engin ve Yrd. Doç. Dr. Erhan Afyoncu tarafından hazırlanan kitapta; Eminönü ilçesinin tarihi, kültürel, siyasi, iktisadi ve mimari geçmişi aktarılıyor. Payitaht-ı Zemin: Eminönü kitabının bir diğer farklı yanı da, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yazdığı sunuş yazısı. İstanbul sevgisi herkes tarafından bilinen Başbakan Erdoğan, "İstanbul'un içindeki İstanbul: Eminönü" başlıklı yazısında, İstanbul'a ve Tarihi Yarımada'ya olan sevgisini de dile getiriyor. İstanbul'un kendisinin gözünde dünyanın gönül merkezi olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, "Bu aziz şehre şahsen yürekten bağlıyım. Zira İstanbul'u, Türkiye'nin özeti olarak görüyorum. İstanbul'un içindeki İstanbul da, büyük ölçüde Eminönü'dür. Dünyanın sıfır noktası olan Eminönü; tarihin, medeniyetin, kültürün, irfanın, ilmin, mimarinin, estetiğin merkezidir. Burada, Ayasofya ile Sultanahmet, Süleymaniye ile Darülfünun, Kapalıçarşı ile Mısırçarşısı kol koladır. Tarihin akışına yön veren Topkapı Sarayı buradadır. Buradaki eşsiz tarihi eserler, dünya kültür mirasının en seçkin örneklerini temsil etmektedir. Dolayısıyla, bu mirasa öncelikle sahip çıkmak, bu tarihi dokuya uygun hizmetler üretmek son derece önemlidir. Kimin ne kadar katkısı olacaksa, bunu yürekten, İstanbul'un hamuruna katması gerekir" ifadeleriyle sunuş yazısını tamamladı.
(İST-EY-EY-BA-Y)