Pamuk Tarlasından 1301 Çocuk Çekildi
Milli Eğitim Bakanlığı ve Uluslararası Çalışma Örgütü İşbirliğiyle Yürütülen Proje Sayesinde, Tarım İşçisi Çocukların Kiminin Kınalı, Kiminin Çalışmaktan Nasırlaşmış Elleri Kalem Tuttu.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) işbirliğiyle Adana'da “Pamuk kadar beyaz gelecek için” sloganıyla yürütülen proje sayesinde, tarım işçisi çocukların kiminin kınalı, kiminin çalışmaktan nasırlaşmış elleri kalem tuttu.
ILO Çocuk İşçiliğinin Sona Erdirilmesi Uluslararası Programı (IPEC) Projeleri Koordinatörü Nejat Kocabay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada ve Türkiye'de tarımda çalışan diğer çocukların okula kazandırılmasına model olan Adana'daki projede, sona yaklaşıldığını belirtti.
Fiili çalışmaları 15 Mayıs 2005'de başlayan projenin, 1 Ocak 2007'de süresinin dolduğunu, ancak eğitim öğretim sezonu olması nedeniyle 1 Haziran 2007 tarihine kadar uzatıldığını ifade eden Kocabay, proje kapsamında, bugüne kadar pamuk tarlasında çalışan 3338 çocuğa ulaşıldığını söyledi. Kocabay, bunlardan 571'i kız, 730'u erkek toplam 1301'inin eğitime kazandırıldığını bildirdi.
Kocabay, bazı çocukların çadırlarına en yakın ilköğretim okuluna yerleştirildiğini, ailesi ikna edilebilenlerin ise pansiyonlu ya da yatılı bölge okullarına alındıklarını ifade ederek, “Şu anda, 37 çocuk Hilvan YİBO, 7 çocuk Siverek YİBO, 51 çocuk Karataş Tevfik Ayser Canbolat PİO, 18 çocuk Kozan YİBO, 13 çocuk da Mustafabeyli YİBO'da eğitimini sürdürüyor” dedi.
Çocukları okula kazandırmanın ailelerinin tutumu nedeniyle kolay olmadığını vurgulayan Kocabay, “Biri Milli Eğitim Müdürlüğü, 3'ü ILO tarafından görevlendirilen sosyal çalışmacı arkadaşlarımız, çadır çadır gezip aileleri ikna etmek için bazen saatlerce konuşmak zorunda kaldı, ancak elde edilen sonuç bu emeklerin boşa çıkmadığını gösteriyor” dedi.
“BABAM GELDİ BENİ GÖTÜRECEK” İHBARI
Karataş'ın Yemişli Köyündeki Sosyal Destek Merkezi'nde çalışmalarını yürüten proje ekibinden Kazım İlkan Kertmen ise çocukları okula kazandırmakla kalmayıp, okula devamlılığın takibini de yaptıklarını, bu konuda çocukların kendilerine büyük destek verdiğini söyledi.
Kertmen, özellikle yatılı okullarda kalan çocukların, aileleri gelip kendilerini tarlalara götürecek diye adeta kabus yaşadıklarını ifade ederek, şöyle dedi:
“Bizim cep telefonlarımız 24 saat süreyle açık. Herhangi bir olumsuzluk ya da ihtiyaçları için bizi arıyorlar. Çocuklar, babaları okula gelip kendilerini götürmek istediğinde de 'Babam geldi beni götürecek' diyerek telefonla bize ihbarda bulunuyorlar. Biz derhal devreye giriyoruz. Baba, 'sadece 20 gün çalıştırıp geri getireceğim' diyor, ancak biz ikna çabalarıyla onları geri çeviriyoruz.”
Kazım İlkan Kertmen, çocukların aileleriyle özlem gidermeleri için de yatılı okullara kayıt oldukları günden beri belirli aralıklarla temin ettikleri araçlarla ailelerini okul ziyaretine götürmeyi sürdürdüklerini kaydetti.











